30 Ağustos 2010 Pazartesi

KAYBEDECEĞİM HİÇ BİR ŞEY OLMAZ !

Ben yaşadıklarımın hiçbirini unutmam.
Ama evet !Yeri gelir susarım.
Canımı çok yakan şeyler olur ama yinede susarım,tükenirim.
Buna izin de veririm aslında.
Salaklığımdan mı ? Hayır!
Ben kimseye GİT de demem,diyemem.
O kişi vazgeçilmez olduğundan mı? Hayır.
Ona o kadar şeye rağmen,o kadar değer veririm ki,
Hergün yaptıklarına utansın diye.
Ama bir gün öyle bir giderim ki;Kaybedeceğim hiç bir şey olmaz!
SUNAY AKIN

27 Ağustos 2010 Cuma

YOL !

^^Ne kalana git ne gidene kal ; kalacak olan yerini gidecek olan yolunu belirlemiştir zaten ^^

26 Ağustos 2010 Perşembe

ÖMRÜMCE HEP ADIM ADIM ...


Ömrümce hep adım adım
Heryerde seni aradım
Ben kalbimden başka yerde
İnan seni bulamadım

Kenarlarda köşelerde
Kadehlerde şişelerde
Ben kalbimden başka yerde
İnan seni bulamadım

24 Ağustos 2010 Salı

KAPIN HER ÇALINDIKÇA...



kapın her çalındıkça,
o mudur diyeceksin.
beni kaybettin artık,
sen çok bekleyeceksin.

23 Ağustos 2010 Pazartesi

ANLAMIYORUM !

HINCAL ULUÇ UN BİR YAZISI...

ANLAMIYORUM

Ortaköy'de oturuyoruz bir arkadaşımla... "Anlayamıyorum, Hıncal" dedi..
"Anlayamıyorum, beni gerçekten sevip sevmediğini.." Yüzüne baktım..
anlattı... "Bir aradayken öyle iyiyiz ki.. Öyle yakın,Öyle candan, öyle
sevgi dolu ki bana karsı... Sokulusu, dokunuşu, bakisi...Hani vücut dili diye
bir şey varsa, bu kız her hali ile beni sevdiğini haykırıyor adeta. Zaten,
diliyle de söylüyor, sık sık çok sevdiğini..."
"Sorun ne öyleyse" der gibi baktım, bir daha gözlerinin ta içine..
"Sorun var mi, onu da bilmiyorum ya... içimden bir ses, bu iste bir
eksiklik olduğunu söylüyor bana hep... Geçen gün birden ne fark ettim bilirmisin?"
Sustu bir an... düşünürken, birden farkına vardım ki, buluşmak için bütün
teşebbüsler benden geliyor. Ben arayıp bir yere davet etmesem, günlerce
birbirimizi görmüyoruz.Beni görmek, benimle buluşmak için ondan hiç çaba
yok. "Söylemekte tereddüt ettiği şey isin en can alici noktasıydı oysa...
"Seviyor mu, sevmiyor mu?" diye papatya falı bakmayı bir yana
bırakırsanız, sorunun çözümünü en gerçekçi verecek formüldü bu. Sevginin bir tek amacı
vardır. Birlikte olmak...Birlikte gidilen yerlerin, birlikte yapılan
şeylerin hepsi araçtır.. Gerçek sevginin en sağlıklı, en doğru ölçeğidir
bu... Bir arada olma isteği...Nerede, nasıl olduğu, hiç önemli olmaksızın.

Dostuma, yıllar önce aniden biten bir ilişkimi anlattım.Sinemaya gidelim
demiştim, üniversite yıllarında büyük aşkıma...
o da beni seviyordu ya...Yani ikimizde öyle sanıyorduk... filmi sordu...
Söyledim...Beğenmedi... Benimle buluşmaktan vazgeçti, filmi beğenmediği
için...O zaman anladım ki, sevdiği şey ben değilim... Benim ona
sunduklarım...Benimle buluşmasını istiyorsam, onun hoşuna gidecek bir şey
bulmak zorundaydım, her defasında. Ben amaç değil, araçtım.Amaç, benim
sunduklarımdı. Hayır, bunun adi sevgi değildi...

Benim için zor bir karardı, ama verdim ve bitirdim. "Her şey çok iyi
gidiyordu, ne yaptım da onu kirdim, suçum ne bir bilsem," demiş ortak
dostlarımıza. Anlatmadım bile. Anlatsam da anlayamazdı, biliyordum.Kaç yıl
geçti aradan. İddia ederim, hala anlamış değildir niye bittiğini.Aslinda,
"Bitti" yanlış bir deyiş... Hiç başlamamış ki meğer... Öyle sanmışız..
Gerçek sevginin tek ölçeğidir bu, bir arada olma isteği...
Seven, gerçekten, yürekten seven, bir arada
olabilmek için mucizeler yaratır. Bütün öncelikleri sevgilisine tanır...

Sizi gerçekten seviyor mu? Ya da siz onu gerçekten seviyor musunuz? Kendi
duygularınızdan emin değilseniz ya da onun duygularından şüphedeyseniz...
Dikkatle bakin... Dikkatle izleyin... Dikkatle gözleyin... Onunla
buluşmak, onunla bir arada olmak için neler yaptığınıza, yapabildiğinize bakin...
Onun sizinle bir arada olmak için gösterdiği çabaları değerlendirin...

Hıncal Uluç

21 Ağustos 2010 Cumartesi

DENİZBANK'IN YAPTIĞINA BAKIN!!!!!

Bugün bir bloğda bir olay okudum ...hem çok üzüldüm hemde herkesin bu konuda bir kez daha dikkatli olması için bloğumda linkini vermeye karar verdim...Bakın bir bilgisayar alınırken taksit yapılması nasıl sonuçlanmış ...Yazı İÇİN

19 Ağustos 2010 Perşembe

BİR KEZ DAHA OLUR MU ? !


Hani insan , şartlar ne olursa olsun , elindeki kağıtlarda sonuçlar ne yazarsa yazsın inanmak ister ya ^^ Her şey yolunda gidecek...canın acımayacak...bu sefer diğerlerinden daha da zor olsa işim bugün mutlu çıkmak istiyorum o doktor odasından...hayatta ne geçmiyor ki elçin ...acı aşk sevgi...bu hayatta hiç bir şey baki değil...o yüzden sen yüreğini ferah tut elçin ^^ ...işte bu sözler dudaklarımda ruhum boşlukta hiç bir şeyin farkında olmamak ister gibi...kalbim aynı yukardaki resim gibi yarısı bulutlu yarısı güneşli olması için mücadele içinde bugüne hazır ! bir kez daha olur mu güzel haberlerle geri dönmek ...

18 Ağustos 2010 Çarşamba

AYRILIĞI SEÇTİN Mİ ?


"Ayrılığı seçtin mi her şeyi götüreceksin yanında. Geriye hiç bir şey kalmayacak. Söylenmemiş sözler kalmamalı bıraktığın yerde.. Ki ben en çok onları duydum...
Gittin mi adamakıllı gideceksin. Hiç bir özlem kalmamalı dönüşleri emziren... Demem o ki, döneceksin gibi gitmeyeceksin. Büyük git gideceksen, uçsuz bucaksız,... dursuz duraksız git... Telefonun numaraları sesime düşmemeli, yolların yoluma değmemeli... Hiç bir anıya, hiç bir dizeye, hiç bir şarkıya yenilmemeli ayrılık. Şiirler okununca unutulmalı, hasret dokununca uyutulmalı... Gece inmişken ayak parmaklarına kadar yahut gün doğarken, yatağının diğer yastığındaki boşluk tecavüz ederken gözlerine, ne bileyim tek başına yiyeceğin sofrana iki kişilik servis açtığında susacaksın, duracaksın... Gitmenin hakkını vereceksin... Ayrılık gurur duymalı seninle. Gidersen, sözün ayaklarına geçiyorsa, ayakların yakınımdan geçmeyecek... Ayrılığı seçtin mi büyük olacak ayrılık!
Ayrılığı seçtin mi?.."

KAHRAMAN TAZEOĞLU - ARAZ

16 Ağustos 2010 Pazartesi

SİZE YABANCI GELDİ Mİ BU HASTANE !

Sabah bir haber okudum ve geçen sene tam bu zamanlarda yaşamaya başladıklarım aklıma geldi...Bilen biliyor onkoloji servisinde yatan çocuklar için sizlerle birlikte neler yaptığımızı ...ama bu haber ile o hastanenin halini görmüş biri olarak canım çok acıdı ve gene bu sıcaklarda o yavruların o odalarda nasıl yaşadıklarını düşününce boğazım düğümlendi ...bu nasıl bir vicdan ...insanlar gece yatağa yattıkları zaman kendi kendilerine kaldıklarında hiç mi vicdanları sızlamıyor ! insanlığını sorgulamıyor mu !

12 Ağustos 2010 Perşembe

10 Ağustos 2010 Salı

İKİ MİNİK YAKIŞIKLI İLE GEÇEN 2 GÜN :)

Yeğenim geçen hafta 2 tane kuzucuğu ile İstanbul a geldi.Yiğit ve Yağız dünya tatlısı , güleryüzlü , sakin çocuklar... Özellikle küçük olan Yağız sessiz sedasız evi karıştırma konusunda uzman :)
Babaları o sıcakta onlarıda götürmedi diye hüzünlü ve ağlamaklı gözlerle balkondan babalarının gidişini izlerken :)


O sıcakta artık bayıldı yavrum.Uykusunda emzik dikkatle tutuldu bir yere kaçmasın diye :)


Uykudan sonra abisi ile evlerinin olduğu sitenin içinde oyun parkına gittik.Ve Yağız merdiven delisi olarak ne yapacağını şaşırdı :) tabi anneside onu merdiven indirip çıkarmaktan şaşırdı :)

Bu ördeklerde nerde kaldı yahu der gibi bakıyor tombikim :)




7 Ağustos 2010 Cumartesi

OLMUYORSA ZORLAMAYACAKSIN !

Olsun istersin…
Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin.
Aşktır ; değer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin, olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin…
Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş (?) ne de çözüm için bi’şeyler yapma gayretinde.
İştir ; sabahlarsın, “olsun” diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin…
Dosttur ; hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler, kendine ayırmadığın onca şeyi “O’na” ayırmaya çalışırsın…
Sonra olayın içinden kendini çıkartır şöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın… Bakarsın ki her şey başladığın gibi!
Olmuyorsa, olmuyordur!

Gönlün rahat mı?
Elinden geleni yaptın mı?
Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın…
CAN YÜCEL

5 Ağustos 2010 Perşembe

30 Temmuz 2010 Cuma

YEĞENİMİZ !

***İtiraf.com alıntıdır.Böyle bir dönemden geçerken çok duygulandım okurken .Özellikle ^^yeğenimiz^^kelimesi içimi ciz ettirdi
^^Manavgat Trafik'teki polis memurlarına edeceğim teşekkür, oğlumu hastaneye yetiştirirken 200 km ile girdiğim radar yüzünden ceza kesmek bir yana, hastaneye kadar eskortluk ettikleri için değil, aradan 3 gün geçtikten sonra veritabanından buldukları telefonumu arayarak "Nasıl oldu yeğenimiz?" diye sormalarındandır. ^^

29 Temmuz 2010 Perşembe

KADINLAR VE TOPLAR :)

Kadınlar toplara benzer; 20 yaşında futbol topudur 22 kişi peşinden koşar. 30 yaşında basketbol topudur 10 kişi peşinden koşar. 40 yaşında golf topudur 1 kişi peşinden koşar. 50 yaşında pinpon topudur 2 kişi birbirine atar. 60 yaşında voleybol topudur kimse tutmak istemez. 70 yaşında yakantoptur herkes kaçar..
***İnternetten alıntıdır :)

SEN SÖYLE EVİ OLUR MU AŞKLARIN ...


Seren Akıska - Gidecek Evi Olur Mu Aşkların

26 Temmuz 2010 Pazartesi

KARŞIMIZA ERKEN ÇIKMIŞ İNSANLAR...


KARSIMIZA ERKEN CIKMIS İNSANLARI YOLUN DIŞINA SÜRERKEN ; BİR GÜN GERİ DÖNÜP,ONU DELİLER GİBİ ARIYACAĞINIZI HİÇ HESABA KATIYORMUSUNUZ? HAYAT HER ZAMAN CÖMERT DAVRANMAZ BİZE. TERSİNE ÇOĞU KEZ ZALİMDİR. HER ZAMAN AYNI FIRSATLARI SUNMAZ.... TOYLUK ZAMANLARI ÖDETİR,HOYRATÇA KULLANDIĞIMIZ ARKADASLIKLARIN,ESKİTMEDEN YIPRATTIĞIMIZ DOSTLUKLARIN,SAVURGANCA HARCADIĞIMIZ ARKADASLIKLARIN HAZİN HATIRASIYLA YAPAYANLIZ KALIRIZ BİR GÜN... BİR AKŞAM ÜSTÜ YANIMIZDA KİMSECİKLER OLMAZ;


YA DA OLMASI GEREKENLER YANIMIZDAKİLER DEĞİLDİR...

MURATHAN MUNGAN

22 Temmuz 2010 Perşembe

KNORR MERCİMEK KÖFTE HARCI



Geçen gün alışveriş yaparken Knorr'un yeni ürünü gözüme takıldı ve yeni bir şey çıktığı zaman hemen alıp deneme heyecanım başgösterince almak farz oldu :) Knorr Mercimek Köftesi Harcı
Ani gelen misafirler için büyük kolaylık..Ama zaten 30 dk bekleme süresi olduğu için normal yapılış şekli ilede yapılabilir bana göre mercimek köftesi ...her iki türlüde aynı zamanda hazır oluyor çünkü..
Yapılışı paketin arkasında yazıldığı gibi..ben nar ekşisi ile yaptım ve ayrıca 1 çay kaşığı pul biber ekledim...Ve eğer biraz daha sert mercimek köftesi seviyorsanız 1 su bardağından 2 parmak eksik su eklenmesinde fayda var...Çok yumuşak köfte sevenler için paketteki tarif uygulanabilir...Yakında Knorr'un fırında tavuk çeşnilerini denemek var ...afiyet olsun :)

17 Temmuz 2010 Cumartesi

AYŞE ARMAN VE NEHİR BEBEK ...


Ayşe Arman' nın yazısını okuyunca inanılmaz mutlu oldum gözlerim doldu ...Takip edenlerin yakından bildiği Nehir bebek için kendisinin yürüttüğü ^^ Yarım Kalan Hayatlar^^ projesi kapsamında yapmış olduğu bir röportajın parası kuzucuğun hesabına yatacak ...


Ama yazıyı okuyunca hem çok sevindim hem çok üzüldüm ve geçen sene bana yaşatılanları düşününce çok sinirlendim...tansiyonu gece gece çıkardım üstün çaba gerektirmeden bu insanlar yüzünden ...birde dr bana elçin bu ara sinirlenmemen gerek sakin geçirmelisin bu dönemi yoksa geri dönüşü zor olacak şeyler yaşayacaksın diyor ...hadi gelde delirme okuyunca...insanların nelerle uğraştığını görünce bu kişilerin içlerinde kalp yerine ne taşıdıklarını çok merak ediyorum...


Ayşe Arman'nın yazısı için

Geçen sene aynı duyguları bana yaşatan hadsiz için yazdığım yazı

16 Temmuz 2010 Cuma

HAVUZ PROBLEMİ :)

İtiraf.com dan alıntıdır .
Bu itiraf matematikten hiç hoşlanmamış biri olarak çok hoşuma gitti :)
^^Matematik dersi çalıştığımız yeğenim eline kitabı alıp aynen şöyle dedi: "Sevgili matematik, artık büyü ve kendi problemlerini kendin çöz" Bir yerden okumuştur değil mi bu velet bu sözü? Zira ben hayran kaldım.^^
ve diğer itiraf...ağlarsa anam ağlar gerisi yalan sözünün bir kez daha ispatıdır

^^Haczettiğim gemiye herhangi bir koruyucu ekipman olmadan ip merdivenle çıktığımı öğrenen annem, bir daha gemi haczetmemi yasakladı. Herkesin aldığım vekalet ücretini, hukuki prosedürü ve geminin özelliklerini sorduğu bu davada bir kez daha anladım ki, ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar gerçekten.^^

15 Temmuz 2010 Perşembe

DÜĞÜN KURABİYELERİ



Daha önce nişan kurabiyelerini hazırladığım sevgili bloğcu arkadaşım Özlem için hazırladığım düğün kurabiyeleri...Hafta sonu yapılacak olan düğününde dağıtılmak üzere şehir dışına gitti.Özlemcim hayırlı olsun :) Sevdiğinle birlikte sağlıklı huzurlu bir ömür diliyorum

10 Temmuz 2010 Cumartesi


Sevmediğin birine asla 'seni seviyorum' deme..
İçinde olmayan
duygulardan varmış gibi söz etme.. Kimsenin hayatına kalbini
kırmak
için girme.. Sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme,
çünkü birine verebileceğin
en büyük acı,
aşık olmadığın birini kendine aşık
etmektir...

****ALINTIDIR

8 Temmuz 2010 Perşembe

YORUMLAR İÇİN !!!!!!

Bir çok kişiden mail geliyor yorumlarla ilgili olarak.Malesef hepimizin ortak sorunu oldu bu...Şimdilik ben tesadüfen şu şekilde çözdüm.Daha önceden yorum geldiği zaman mail adresime bildirim istediğim için mailden yorumları yayınlayabiliyorum artık...Ama kumanda panelinde kaç tane yorum geldiğini gösteren kısım hala yok ..Kayboldu kendiliğinden...Yorumları yayınlamak için
KUMANDA PANELİ } AYARLAR } YORUM } YORUM BİLDİRİM E-POSTASI
Bu yolu izleyin yorum bildirim epostası kısmına email adresinizi yazacaksınız.Sonra yazılarınıza yorum geldiği zaman email adresinden maili açıp aşağıda yayınla kısmını tıklayacaksınız...
Ama ana sayfada yayınlanan yorum hemen çıkmıyor...Resmen canı ne zaman isterse o zaman görünüyor :)
Umarım yardımcı olabilmişimdir

7 Temmuz 2010 Çarşamba

YAYINLANAMAYAN YORUMLAR İÇİN !!!

Dün bıraktığınız yorumlar ve mailler için çok teşekkür ederim.Bir çok kişide aynı sorun varmış meğerse...Yorumlarınızı kumanda panelindeki yorum kısmından yayınlayamadım.Daha önceden gelen yorumlar ayrıca mail adresimede gelsin diye ayarlama yaptığım için ordan yaparım belki diye ummuştum...Ama akşam saatlerine kadar bu olamadı...Ancak akşam tesadüfen gene denerken mailden yayınlamayı bir anda oldu ve yayınladım.Bu seferde ana sayfada 0 yorum diye görünüyor.Aslında tüm yorumlarınızı yayınladım.Eğer 0 yorum yazan yeri tıklarsanız yorumların hepsini görebiliyorsunuz ...Sabah bir baktım o da düzelmiş kendi kendine
Bu seferde gece kumanda panelindeki yorum kısmı kayboldu yok...yok bu blogspot a nazar değdi her şey ne güzel rahat derken...Yoksa insanı delirtmek için elinden geleni yapmasının mantıklı bir açıklaması olabilir mi ???

6 Temmuz 2010 Salı

YORUMLARI YAYINLAYAMIYORUM :(

Arkadaşlar yorumları yayınlayamıyorum .Hata veriyor .Ne yapmam gerekiyor bilemiyorum.Bloğlar açılmıyor bazen...Çözüm bilen var mı ?

5 Temmuz 2010 Pazartesi

HAVALAR AÇTI BU NE Kİ ŞİMDİ !!!!


Benim vücut dengem ters işliyor bir kez daha iyi anladım.Herkes havalar kötü gittiği zaman bunalıma girer ben havalar güzelken bunalıma girdim...İçimde bilmediğim bir yılmışlık,bıkkınlık,ruh yorgunluğu var.Evden dışarı adımımı atmak istemiyorum ...Hafta sonu balkonda kahve ve pasta keyfi bile moralimi yerine getiremedi.Birde bunu yazarken tv da Şebnem Ferah'ın Sil Baştan çalmaya başladı tam oldu ...
Eyy yumurtaya can veren allahımm yaratıyorsun bari yakip et kullarını ya

28 Haziran 2010 Pazartesi

KİMİ SEVSEM , ONUN HEP UZAKTA BİR SEVDİĞİ VARDI !


Kimi sevsem, onun hep uzakta bir sevdiği vardı, unutamadığı ilk aşkı ya da onu terk edip giden sevgilisi... Kimi derinden sevsem, o bir başkasını derinden hatırlardı. Öylesine çok sevdim ki onları, başkalarına duydukları sevgiyi anlatmalarını, sessizce, içim acıyla kanayarak dinledim. Beni yitirmekten hiç korkmadılar; ......çünkü onlara göre fazla iyiydim; bu yüzden ilk anda vazgeçilebilirdi benden. Kimi Sevsem onun Uzakta Bir Sevdiği Vardı Beni terk edenlerden tek isteğim olurdu. "Ne olur, bir daha beni aramayın Çünkü ben kolay unutamıyorum. Çünkü ben size duyduğum o akıl dışı aşk yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum. Çocukluğumun o güzel bahçesini." Böyle derdim onlara ama yine de ararlardı beni... Soluksuz ve umutsuz kaldıkları bir gece mutlaka akıllarına ben gelirdim...
O, yedek sevgili..

CEZMİ ERSÖZ/ DERİNLİĞİNE KİMSE SEVGİLİ OLAMADI

24 Haziran 2010 Perşembe

KADININ ZEKASI :)

Bir kadınla bir adam ayrı ,ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp:
- Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir şey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatimizin sonuna kadar huzur içinde birlikte yasamamız için bir işarettir,’ der.
Müthiş heyecanlanan adam:
- Evet, galiba haklisin,’ diye cevap verir şaşkınlıkla. Kadın :
- Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız,’ diye devam eder ve şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam sorar:
- Sen içmeyecek misin? Kadın cevap verir:
- Hayır, ben polisi bekleyeceğim!..

23 Haziran 2010 Çarşamba

BORA'NIN DORALI KURABİYELERİ



Dünyalar yakışıklısı 2 yaşına basan Bora için hazırladığım doralı kurabiyeler Amerikaya gitti...Kuzucuğuma sağlıklı huzurlu ve ailesi ile birlikte uzun yıllar diliyorum

21 Haziran 2010 Pazartesi

YAN GELİP YATANLAR !

HÜRRİYET'DE OKUDUĞUM HABER İÇİMİ PARÇALADI AĞLAYARAK OKUDUM.BURAYA YAZMAYA GÜCÜM OLMADI...MİNİK BİR KUZUNUN ŞEHİT BABASI İÇİN YAZDIĞI NOT...HABER İÇİN
2 GÜNDÜR DÜŞÜNÜYORUM...GAZZE İÇİN ORTALIĞI BİRBİRİNE KATANLAR DEMEDİKLERİNİ BIRAKMAYANLAR TAKSİM' DE TOPLANANLAR BU 11 ŞEHİT İÇİN NEDEN SUSUYORLAR ! 3 MAYMUN OLAYI MI ! ASLINDA İÇİMDEN BURAYA YAZMAK İSTEDİKLERİM ÇOK DAHA FARKLI ...AMA !

19 Haziran 2010 Cumartesi

HANGİSİ !


SUÇ; arkasına bakmadan gidende mi? Yoksa arkasına bakmadan gitmesine
izin verende mi?

HAYAT; geriye bakıp unutamayanın mı? Yoksa ileriye
bakıp geçmişi yok sayanın mı?

ZAMAN; giderken arkanda bıraktığın yıllar
mı? Yoksa şimdiki zamanla ecelin arasındaki kısacık an mı?

Peki AŞK ? Onu
gerçekten hakedene mi ? Yoksa yerden yere vurana mı ait ?

***ALINTIDIR

17 Haziran 2010 Perşembe

BENİM EYÜP SULTAN GEZİM ANCAK BU KADAR OLURDU :)

Epeydir Pierre Loti Tepesine ve Eyüp Sultan Camiye gitmek çok istiyordum.Geçen gün aklıma esti ve bir arkadaşımı aradım hemen o gün birlikte gitmeye karar verdik.Ve gitmek açısından seçtiğim gün konusunda kendimi tebrik edesim geldi akşam saat 5 de derece 45 i gösterdiği zaman :) o gün buharlaşmaktan korktum.yediğim dondurma bile tat vermedi sıcaktan.hatta bir ara millete aldırmadan bu havuza bile kendimi atasım geldi:) İbadet yapılan bir yerde bu yazıyı okumak çok düşündürücü bence...millet ibadetini mi yapacak yoksa sağını solunu mu kontrol edecek !!

Eyüp Sultan'nın içindeki bu ağaçlara hayran kaldım

Tepeye çıkarken teleferikle hem manzaranın güzelliği huzuru hem mezarlığın üstünden geçerken insanın içine işleyen tuaf bir şekilde huzur ve hüzün ...o kısacık mesafede tüm duyguları aynı anda yaşıyorsunuz
Şimdi asıl meseleye gelirsek :) sabah buraya gitmeye karar verdikten sonra ne giyeceğimi bilemedim .hem çok sıcak hem nem hemde fazla açık olmaması gerektiğini düşündüğüm için sanki ben bunun tersini demişim gibi elimi neye atsam ya fazla açık ya kolsuz ya ön dekolte var.bu arada saatde ilerliyor bir an önce çıkmam gerek fazla sıcağa kalmamak için .en sonunda elimi bir attımmm...ta tammmm... en kapalı bu tişört çıktı şeker pembesi renginde önünde şirinler olan bir tişört :) içimden dedim ki elçin senin eyüp sultana gitmen ancak bu kadar olabilirdi zaten :) baktım saat ilerliyor şirinlerimide alıp düştüm yollara :) sonra arkadaşımla buluştuk.aniden karar verdiğimiz ve o da dışarda olduğu ve eve gidip üstünü değiştiremeyeceği için onun kıyafetide pek uygun değildi orası için.ve birbirimizi gördüğümüzde meydanın ortasında gülme krizine girdik...hele benim şirinler :) ama önemli olanın insanın yüreğinin temiz olması ve niyeti değil mi :)
Nerde olursa olsun Uludağ Gazoz u gördüğüm an nedense çok duygulanırım.hep çocukluğum aklıma gelir .hani insanın çocukluğuna dair kokular vardır ya..işte benim için tipitip sakızın kokusu ve bu gazozun kokusu bambaşka...millet arada içip kafasını dağıtmak ister ya..bende kafamı dağıtmak için bunu içiyorum :) yok yok var bende bir sorun ama nerde bilemedim :)

Ama insan bu manzarada gazoz içip nasıl efkar dağıtmaz :)

Tepede otururken bu evi gördüm ve bayıldım..eski evlerin kokusunu çok severim...tam kapının önündeki tepeden sarkan ışıklar ...pencereden görünen avize ...oturduğumuz sandalyeler..masa örtüleri ...manzara..ve gazozum...kendimi bana eski türk filmlerinden bir sahne izliyormuşum gibi hissettirdi
Ve sıcaklığın 45 derece olduğu o gün buharlaşmaya az kalmış bir vaziyette şirinlerimide alıp döndüm evime :)

16 Haziran 2010 Çarşamba

İTİRAF :)

İtiraf.com dan

****Bilgisayarda açmış dünya haritasını, uzun uzun seyrediyor. "N'apıyorsun oğlum öyle bir saattir?" diyorum. Yüzüme bakıp derin derin bir iç çekiyor ve "Şu(!) yaşıma geldim anne, Türkiye'nin dışında bir yer görmedim. Offf offfffff!" diyor. Haklısın annem, 8 yaş bayağı geç dünya turu için. Gerçi bence önce bir İzmir'den çık da, dünya turu bir kenarda kalsın.

****Banyodan çıkarken sürekli ellerini kurulamasını öğütlediğim oğlum, sırf konuyu başka yöne kaydırmak amacıyla suratıma bakıp "Söyle bakalım anne, ellerimizin en temiz olduğu an sabunladığımız ansa, neden havlular kirleniyor?" dedi. "Biraz düşüneyim." dedim, hala düşünmekteyim. Cevabı bilen varsa iletebilir.

****Çok konuşan ve durmadan mantıklı cevaplar bekleyen bir oğlum var. Her zaman sabırlı davranıp istediği cevapları veremiyorum ve o anlarda ona dönüp sus anlamında "tıp" diyorum. Misafirimin olduğu böyle bir anda, yine alakasız şeyler sormaya başladığında dönüp bir kaç kez "tıp" dedim. Yaşıtı olan arkadaşımın kızı "Ya annen sana neden sürekli 'tıp' diyor?" diye sordu. Benimki arkadaşına üstü kapalı fırça yediğini söyleyemediğinden, gayet sakin bir şekilde "Doktor olmamı istiyor büyüyünce de ondan." dedi. Arkadaşımın kızı da koşarak annesine geldi ve "Anne bana 'dansöz' de, n'ooolurrrrr..." diye yalvarmaya başladı. Gülsem bir dert, gülmesem bir dert. Felaket vallahi zamane çocukları.

15 Haziran 2010 Salı

DERİN'İN DORA KURABİYELERİ


Dünyalar yakışıklısı Derin için hazırlamış olduğum Doralı Kurabiyeler Antalyaya doğum günü için gitti...Derinime sağlıklı huzurlu uzun ömürler diliyorum


14 Haziran 2010 Pazartesi

NONİİİİ :)

Bloğ dünyasında olan bir çok kişinin bildiği üzere sevgili Noni evlendiii :) bunu okuyunca inanılmaz sevindim ve mutlu oldum onun adına ...Ve ona küçük bir düğün hediyesi olarak geçen hafta kurabiyeler yolladım.Kurabiyeler eline geçtikten sonra bana hemen yolladığı maili gözlerim dolarak okudum .Nonimm tekrar çok teşekkür ederim o güzel sözlerin için beni inanılmaz mutlu ettin :) Ve söz canın istediği an beni araman yeterli ben sana yolluk yapar Moskovaya yollarım :)
Mutluluklar diliyorum sana canım benim her şey o güzel yüreğinin istediği gibi olsun :)
Ve noni inanılmaz güzel el emeği ürünler yapıyor..Çok şık...Pasajı için TIK
Noni's Store için TIK

10 Haziran 2010 Perşembe

ESRA EROL'A TEŞEKKÜRLER

Bir önceki yazımda Esra Erol'da Evlen Benimle proğramı için yaptığım kurabiyelerde bahsetmiştim.
Dün proğramı açtım ve bir başka siparişi yaparken daha proğramın en başında benim ona hazırladığım kutuyu gördüm masasında.Açıkçası o saatlerde kargonun orda olmasını beklemiyordum.Genelde o taraftaki kargolar akşama doğru ellerinde oluyor insanların.Ve bir baktım benim kutuyu eline alıp benden bahsetmeye başladı :) Hatta stüdyo şefi Eda'yı çağırıp yere çömelip tek tek kurabiyelere bakmaya başladı en sevimli haliyle.Atv televizyonu için hazırladığım kurumsal kurabiyeler içinde Edayı göstererek ^^ bu kurabiyeyi ben yemeyeyim en iyisi çünkü bunu ben yersem onlarda beni yer olmaz eda bunu sen ye :) ^^ dedi.
Kendisine ilgisinden ve güzel sözlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum.

Görüntüleri en kısa zamanda yükleyeceğim ...

8 Haziran 2010 Salı

PRENSES PATATES


Daha önce bu yazımda yazdığım iğlo prenses patates'i uzun zamandır yazacaktım ama bir türlü fırsat olmadı.Ben 2 türlüsünü denedim...İlk resimde altına yağlı kağıt serip buzluktan çıkardıktan sonra üzerine çok az zeytinyağı,kekik,pul biber,karabiber,çok az tuz döküp her tarafına buladıktan sonra 200 derecede 15 dk pişirdim...Çok hafif oldu
2.resimde kızgın yağa atıp 15 dk kadar altın rengi alana kadar kızartıp havlu kağıdın üzerine alıp istediğiniz yemeğin yanında ikram ediyorsunuz ...Sofrada çok hoş duruyor bence :)

7 Haziran 2010 Pazartesi

BENİM İNEK AŞKIM :)

Geçen hafta pazarda gördüm ve ineklere karşı özel bir ilgim olduğu için hemen alıp evde denemek istedim :) Benim evimde daha çocuk yok ama rüzgardan dolayı kapıların kapanıp o yüksek ses benim büyük korkularım içinde aslında... Özellikle çocuklu aileler için bence çok güzel bir şey...Çocukların evde kapıları kapatma , parmaklarını kapı arasına sıkıştırma konusunda annelerin endişelerini gideren ufak bir alet ...kapıya takıyorsunuz ve yüksekliğini siz ayarladığınız için çocuğun bunu çıkarması imkansız ve ne kadar zorlarsa zorlasın kapı kapanmıyor...Ve fiyatı 1.5 milyon

Ve bu ineği Cevahir Alışveriş Merkezi'inde bir mağazadan almıştım geçen sene ...Bikini giymiş seksi bir inek :) Kürdanlık olarak kullanılıyor ama ben kıyamadım kullanmaya