14 Eylül 2010 Salı

AYŞE ARMAN'A İNANAMADIM !

Olayı genel olarak hepimiz biliyoruz Ayşe Arman Yarım Kalan Hayatalar projesi içinde melek Nehir'in tedavisine katkısı olması açısından Henkel firması ve Ceyda Düvenci ile röportaj yapıyor...para Nehir e verilecek ama malesef küçük kuzucuk melek oldu...ve Ayşe Arman köşesinde bu parayı ne yapayım diye okuyucularına sordu.Firma vermek istememiş hayatta olan ihtiyacı olan başkasına vermek istemiş...Arman da kendince bir çözüm yolu bulmaya çalışmış ve bunu köşesine taşırsa okuyucu hemen destek mesajları yollayacak ve firma da bunları görüp kararından belki dönebilecekti...Açıkçası severek yıllardır takip ettiğim birçok konuda bana başka bakış açıları kazandıran bir gazetecinin bunu köşesine taşıması ve okuyucuya ne yapalım diye sorması beni en başta hem üzdü hem şok etti...çünkü deneyimli ve güçlü bir gazeteci olarak bunu köşesine taşımadan ( ki böyle çok hassas bir konunun referanduma dönmesi ayrı bir acıdır bana göre ! ) firma ile konuşarak o güçlü ikna yeteneğini kullanarak konunun bu boyuta gelmesine izin vermezdi diye düşünüyorum...Ayrıca firma yetkililerin de hastalığın diğer hastalıklara asla benzemediğini bu tedavinin büyük maliyetler içerdiğini ve tedavi gören kişi melek olduğu zaman masrafların sıfırlanmadığı bilmesi gerekirdi diye düşünüyorum !
Bu gazetede yazıdan sonra bazı bloğlarda bununla ilgili yazılar yazıldı ve geçen gün tesadüfen böyle bir bloğu okudum...Ve şok oldum...sevgili Eylül Hanım bu yazısından bu konunun okuyucuya sorulması ile ilgili düşüncelerini belirtmiş hatta Arman a mail atmış...ve Arman da açıkçası kendinden asla beklemeyeceğim bir tarzda cevap vermiş bu mailinde...Eylül hanım da haklı olarak kendisine tekrar cevaben yazdığı bu mailinden sonra Arman Nehir e elinden geldiğince destek verenlere karşı hiç hoş olmayan ve kendisinden asla beklemediğim küçümseyen bir tarzda bir cevap vermiş...Okuyunca Arman nın 2 mailini inanamadım çünkü aynı gün köşesinde Nehir e destek veren okuyucular için sizler harikasınız büyük bir güçlsünüz vb sözler derken arkada bir okuyucuya verdiği cevap taban tabana zıt !
Bu konunun bu noktaya gelmesi açıkçası beni üzdü ...Bir melek konu olduğu zaman kim olursa olsun daha hassas yaklaşılması gerektiğini düşünüyorum..Hele bir anneyse !

3 yorum:

Asortik Krep dedi ki...

Elçin,linkleri okudum..Bende ilk Ayşe Arman'ı okuduğumda altına yazacaktım yorgan gitti,kavga bitti mi..? (!) diye sonra düşününce hem Nehir'e ve ailesine saygısızlık gibi olur diye düşündüm bu cümle,onu parayı vermemeleri durumunda yazmaya karar verdim hem de mailde yazdığı cevabı tahmin ettim.Yani şirketler bu tarz işleri reklam aracı olarak gördüğünden kesinlikle böyle bir durumda kaldığına eminim. Şimşekleri üstüne çekme uğruna böyle bir referandum yaptığına da eminim. Çünkü bu tarz bir referandum yazısına yüzlerce,binlerce mail geleceğine de zaten o emindir. Böylece parayı aileye verebileceğini biliyordur.
İlk aşamada kızdım ama şirket olayı doğru olabileceğine inandığımdan fazla önemsemedim.Zaten parayı da aile aldı.
Gündeme taşıyıp haber yapabilmesi olayına da katılıyorum.Ne yazık ki haklı..!
Geçen gece Acun'un programına çıkan Fethiyeden yüzü yanan kızımızı 3 -4 sene önce Seda Sayan'a çıkarmak istemiştik.Seda Sayan Fethiye de zengin otelciler var gidin onlardan yardım isteyin diye geri çevirmişti.
Eylül Hanımı cevaplayan dili biraz ağır olmuş Ayşe Arman'ın haklısınız ama diğer yazdıklarının doğru olabileceğine inanıyorum.

içimden geldiği gibi ~~~ dedi ki...

neler neler olmuş :-o

ELÇİN'İN YERİ dedi ki...

Sevgili Asortik Krep o paranın verilmesi gereken yer konusunda herkes hemfikir zaten...ama benim üzüldüğüm ve şaşırtan bloğcuya verdiği cevap tarzı ve Nehir e destek verenler ( herkes elinden geldiğince bir şekilde destek verdi ) için bence hiç olmayan kelimeleri !

Kim olursa olsun ona destek verenler için siz onun için vah vahlamak dışında ne yaptınız diyemez ! kimse kimsenin ne durumda olduğunu veya arkada onun için ne mücadele verdiğini bilemez

konusunda haklı olabilir ama bunu dile getiriş biçimi hele bir anneye asla yakışmayacak tarzda