10 Ocak 2011 Pazartesi

BEBEK KURABİYELERİ & RÜZGAR BEBEK











 
Geçen hafta bu sefer Rüzgar bebeğin doğum kurabiyelerini hazırladım.Normalde 24 Ocak gibi beklenirken  Rüzgar bebek daha erken gelmeye karar verdiği için geçen hafta babası arayarak 11 Ocak da doğacağını haber verince tabi hemen tatlı bir telaş benide aldı sanki ben doğuma girecekmişim gibi :)
Babası Erhan Bey ile bir çok telefon ve mail trafiğinden sonra eşi ile modeller ve renkler konusunda karar verdikten sonra geriye kalan keyifle ve zevkle bu kurabiyeleri hazırlamak kaldı bana sadece...

24 Ocak gibi beklerken aniden  erkenden gelmek istemesi , babasının kurabiyeler ve neyin içinde ikram edilsin konusunda sade olsun ,mavi beyaz olsun  derken  annenin hayır biraz daha gösterişli , süslü  olsun isteği ilk başta beni biraz düşündürsede erkek bebek olduğu için en sonunda ortak bir nokta buldum hem annenin hem babanın gönlü olsun diye :) .Hastanede benim sunduğum seçenekler içinden bebek arabasının içinde ikram etmeye karar verdiler.Bende olabildiğince sade bir sepet seçip en sonda tülle bağladıktan sonra en üste koyduğum bir kaç küçük süsleri sabitlemedim .Eğer anne veya baba fikirleri değişirse o süsleri istedikleri gibi sepete yerleştirmeleri için ...Geri kalan 80 adet kurabiyeleride kutulara yerleştirip hafta sonu teslim ettim .

Ve sepeti süslerken bir kez daha anladım ki kurabiye yapmaktan zevk alıyorum evet ama ikram edilecek kutuyu veya sepeti süslemektende çok büyük zevk alıyorum :) Sanki kendime hazırlıyormuşcasına heyecanlanıyor ve elimden geldiğince özen göstermeye çalışıyorum.

Adı gibi hayata hızlı bir şekilde yarın merhaba diyecek olan Rüzgar bebeğe sağlıklı , anneli babalı uzun ömürler diliyorum.

Bu arada bir kaç kez benim sadece İstanbul için mi kurabiye yapıyorum şeklinde soru soran  mailler aldım.Türkiye nin her yerine doğum, doğum günü, bebek ,kurumsal logolu vb her tür istediğiniz kurabiyeleri  kargo ile yollayabiliyorum.
Mail adresim elcinkirman@hotmail.com  

3 Ocak 2011 Pazartesi

İTİRAF

İTİRAF.COM DAN ALINTIDIR

***Kızımı her gün parka götüren annem artık parka gitmek istemediğini söylüyor. Ters bir şeyler olduğu suratından belli. Kaygıyla soruyorum neler olduğunu. Anlatıyor yanakları kızararak. Meğer kaydırağın yanında oynayan kızlarla annem kavga etmiş. Sürekli onun yapraklarla süsleyerek yaptığı kum evi yıkıyorlarmış. Kızlardan en küçüğü olan Zeliha (4 yaşında kendisi) artık zıvanadan çıkınca annem saçını çekivermiş sussun diye. Şimdi annesi gelir de kendisine çıkışır diye korkuyormuş... Eh be anne, ne diyeyim sana. Tamam söylerim kızıma, bir daha götürmez seni parka...

***Çocuklarıma İslamın şartını öğretiyorum. Önce ben birkaç kere tekrarladıktan sonra "Şimdi kim sayacak?" diye soruyorum,, ilk parmak kaldıran öğrencim başlıyor saymaya; "1-Kelimeyi şikayet etmek, 2-Namaz kılmak, 3-Oruç tutmak, 4-Şeker vermek, 5-Parka gitmek..."

***Bilgisayarla çok haşır neşir olduğum anlardan birinde su içmek için odamdan çıktığımda, bütün evin ışıklarını söndürmüş bir şekilde annemle babamı televizyon izlerken görüyorum ve "Aa elektrikler ne zaman gitti?" diye soruyorum. Karanlıklardan annemin bıkkın sesi yükseliyor: "Seni hala aldırma şansım var mı acaba?"



30 Aralık 2010 Perşembe

MUTLU YILLAR !

Zor bir yıldı benim için...her anlamda...sevinçler...sağlık sorunları...geçmişin muhasebesi ...neyi ne uğruna yaptığının sorgulaması ....bazen bir dostun bir yakınında bile sana çokkk  daha yakın olabileceği....acılar...üzüntüler..can acıları...en acısı insanın ruhunun acıması...telafi edilemeyecek şekilde hemde.

Bu sene bir çok yerde okuduğuma göre boğa burcunun yılı olacakmış bu sene ...umarım dedikleri gibi çıkar  ve herşeyin yeniden tertemiz bir başlangıcı olur !

Hepimiz için en başta sağlık , huzur , bolll bereketli , bollll sevgi dolu , bolll aşk dolu , ve bolll bebişli bir yıl olsun... yukardaki gibi bir bebiş tabi :) 

MUTLU YILLAR DİLİYORUM HEPİMİZE ....

24 Aralık 2010 Cuma

ANNEMMM İYİ Kİ DOĞDUN :)

Bir önceki yazıda bahsettiğim ekol annem dün İstanbul a yanıma geldi.Gene benim sevdiğim yiyecekleride alıp koşa koşa bir sürü bavulla hemde.Sanırsam bir gece ben uyurken ihtilal yapıp eve yerleşebilir :) Hatta gelir gelmez ^^halla halla babanın evi mi kızım ? istediğim yere yerleşip istemediğim yere yerleşmem kızdırmayın beni :)^^ dedi...bende evet anne babamın evi dedim ve konu kapandı ...sanırım :)
 Ve bugün doğum günü.Bugün dışarı çıktık ve tam bir doğum günü çocukları gibi tüm yaramazlıkları yaptı :)

Benden pasta istedi ve istediği pastayı aldık...sonra tutturdu ben çikolata istiyorum :) peki anne dedim ve aldık...ama en son bomba konuşmamız şu :)
-Anne geçen gün anneannemle konuştuk.Çok güldürdü beni
-Aaaa aşkolsun elçin ben senin annene gülüyor muyum ki sen benim anneme gülüyorsun :)
-Evet anne :)

Alem bir annem var :)  ..şahsına özel...iyi ki varsın annem ...her zaman yanımda olduğun için ..varlığın o gülen yüzün için ...harika o anne yemeklerin için ...en zor zamanlarda her zaman arkamızda durarak güç kuvvet verdiğin için ...hep yüzün gülsün ..sağlıkla huzurla ....

Benimm annemmm güzel annemmm beni alll kollarınaaaa :) bu parçayı senin için söylüyorum anne o ennn güzel hoş buğulu sesimle :)

İYİ Kİ DOĞDUN ANNEMMMM

20 Aralık 2010 Pazartesi

ŞAHSINA ÖZEL ANNEMMM :)

Hani daha önce anneler gününde ona karşı hissettiklerimi yazdığım bu yazımda ( ki bu yazıyı 2 senedir anneler gününde her koyduğumda yaklaşık 400 kişi okuyor ve inanılmaz beni duygulandıran mailler geliyor) ve facebook canavarı olma yolunda hızlı adımlarla ilerlediği ile ilgili bu yazımda bahsettiğim benim canımmm annem bir kaç gündür beni gülmekten yerlere seren yorumları ile maceralarına devam etmekte tüm hızıyla :)

Geçen hafta teyzemin doğum günüydü.Bir gün önce telefonda konuşurken hatırlattı tekrar elçin kızım sakın unutma diye .bende merak etme tamam anne dedim..ertesi gün oldu sabah teyzemi aradım kutladım..akşam geç vakit annemle telefonda konuşurken aramızda geçen dialoğ aynen şu:
-anne teyzemle konuştum sabah kutlamak için
-ne kutlaması ?
-ne demek ne kutlaması anne ?!! annee teyzemin doğum günü için aradım ya
-ne doğum günü yahu ?
-anne sen dün demedin mi yarın teyzenin doğumgünü .onun için aradım
-ayyyyy teyzenin doğum günüydü değil miiiiii..tühh nasıl unuttumm
-anne alemsin hem kendin söylüyorsun unutma diye sonra sen hatırlamıyorsun
-halla halla yaaa kardeş benim değil mi.hatırlamak zorunda mıyım doğum gününü..ister hatırlarım ister hatırlamam
-nası ya ?!!!.?? ( hatasını örtbas etme yöntemi müthiş :) )

Bir başka gün her zaman yaşadığımız bir olayı yaşadık.Bazen arıyorum bir kaç kere ama açmıyor .Gene böyle bir zaman aradım açmadı..aradan 1 saat geçti baktım o arıyor
-anne nerdesin ya merak ettim açmayınca o kadar çaldırdım
-halla halla ya açmak zorunda mıyım her seferinde canım !
-nası ya ?!!!!? ( önemli bir ayrıntı ..bunu diyen annemin  2 tane telefonu bulunmakta ve neden o zaman 2 telefon taşıyorsun canın istemediğinde açmayacaksan diyorum .verdiği cevap kime ne  o telefonlar benim değil mi istediğimi yaparım ister açarım ister kaparım :) )

Ama bugün sabah olan bir olay beni tam bitirdi gülmekten .Sabah telefonda gene konuşuyoruz .
-elçin yavrum şu facebook şifresini değiştirirmisin ?
-tamam anne
-birde şu bana facebook da gelen mesajları göremiyorum yok bende .
-nasıl olmaz anne ? dünyada herkes facebook a girdiği zaman mesajlarını görebiliyor da sen niye göremiyorsun
-elçinnnn benimkiler görünmüyor giremiyorum... o kadarrr !
- peki anne :)
-elçin
-efendim anne
-hani sen şimdi şifre değiştireceksin ya ?
-evet
-benim bildiğim bir şifre koy tamam mı ?
-nası ya??????!!!!??/  :)))
anne elbette senin bildiğin bir şifre koyacağım.senin maillerinin şifresini kendime saklayıp da ne yapacağım :)
- ben bilmem ...ona göre şifreyi koy :)

Canım annem ya ...sen çok yaşa ...hep dediğimiz gibi sennn bir ekolsün annemmmm :)

17 Aralık 2010 Cuma

İNEK VE LOKLAMA :)

itiraf.com dan

***Kocam iş için şehirdışında, oğlumla ben evde iki başımızayız. Apartmanın dışından "Süüüüt" sesi geliyor. Süt almak için kapıyı açıp adamı çağırmam gerekiyor. Ben üstümü başımı düzeltirken bir yandan da hayıflanıp paspallığımdan yakınıyorum. Oğlum beni sakinleştirir tarzda yarım dille, "Anne ben çağıyıyım" deyip kapıya fırlıyor ve bağırıyor: "İneeekkk, gel biz buydayız :)

***Anasınıfına giden kızım bugün bana, "Anne, iyi dinle beni, çok önemli bir şey anlatacağım" diye yanına çağırdı. Daha sonra çok bilmiş bir şekilde anlatmaya başladı. "Loklama nedir biliyor musun anne? Mesela Ayşeee diyor öğretmen, burada diyor çocuk, İsmaiiiil diyor, yoook diyoruz biz. İşte bunun adı loklama, öğle yemeğiyle karıştırma sakın" diyerek bitirdi açıklamasını... Ben de, beslenme saatinde yedikleri lokmalardan bahsedecek diye bekliyordum ama nafile... 

15 Aralık 2010 Çarşamba

İKİZ BABASI ...EN İYİ ERKEK OYUNCU :)

Uzun zamandır takip ettiğim bir bloğcu...yaşadığı  zorlu , keyifli , heyecanlı , endişeli yolculuğunu .... ama en sonunda büyük mutluluğunu adım adım okuduğum...evlilik yıldönümlerinde eşiyle birbirlerine yaptıkları en güzel en özel kutlama planlarını okurken önemli olanın yer ve zamanın  değil önemli olanın niyet olduğunu herkese çok harika örneklerle göstermiş ... ve en sonunda dünya tatlısı biri kız biri erkek ikiz melek kuzucuk( pardon kuzucuklar :) ) sahibi olan ve bir çoğumuzun bildiği  sevgili Ferulago .Eşi ve en önemlisi ikizlerin babası :) bir bloğ açtı...

Bir erkeğin gözünden babalığın ne demek olduğunu duygularını  yazdığı....2 tane meleğine duyduğu tarifsiz evlat sevgisi yeri geldiğinde esprili bir dille yeri geldiğinde Ferulago'nun ağlamaktan ülkenin selpak  tüketimine katkı sağlayıcı bir duysallıkta  yazıya döktüğü bir bloğ :)

Dün gece gözlerimde hem gülmekten hem duygusallıktan yaşlarla içimden maşallahlarla okuduğum bu yazısı ile anladım ki bir kez daha babalık başka birşey ! herkes anne baba olamaz ...

Ve her baba hem eşine hem evlatlarına karşı hissettiklerini bu kadar güzel ifade edemez diye bir kez daha düşündükten sonra ...en iyi erkek oyuncu oscar'ını huzurunuzda İkiz Babasına veriyorum :) ne demek istediğimi yazısını okuyunca daha iyi anlayacaksınız...

Kuzucuklara maşallah demeyi unutmuyoruz tabi :)

11 Aralık 2010 Cumartesi

BABANIN SÜLALESİ BİZİ İLGİLENDİRMEZ :)

Çocuğun biri babasına sormuş:
-Baba biz nasıl olduk?
Baba cevap vermiş maymunlar türeye türeye biz olduk demiş.
Tabi çocuk babasının lafına inanmamış.Annesine biz nasıl olduk demiş?
Annesi, ALLAH Adem babayla Havva annemizi yaratmış nesilden nesile biz olmuşuz demiş.
Çocuk demişki ama babam maymunlar türeye türeye biz olduk dedi
Anne cevap verir:
O babanın sülalesi bizi ilgilendirmez:)

9 Aralık 2010 Perşembe

BEBEK KURABİYELERİ VE YENİ YIL KURABİYELERİ










Rüzgar bebek için  annesinin isteği doğrultusunda mavi beyaz renklerde hazırladığım bebek kurabiyeleri ve yeni yıl kurabiyeleri 

8 Aralık 2010 Çarşamba

İTİRAF

İTİRAF.COM DAN ALINTIDIR

****Dedemin 60 yıllık evliliği, ninemin vefatıyla son buldu. Aradan 3 yıl geçti ve bugün dedem mezarı ziyaret edebilecek direnci bulduğunu söyleyince, hep birlikte ninemle bayramlaşmaya gittik. Dedem duasını okudu, uzun uzun baktı ve "Ninenin yanına bu adamı kim gömmüş? Bakın bakalım adam kaç yaşında?" dedi! Ben ki 3 yıldır ayda en az bir dafa mezarlığa giderim, bu ağlamadığım ilk ziyaretimdi. İlahi dedecik!


***Beyaz eşyamızı teslime gelirken evde olup olmadığımızı öğrenmek için telefon açan servis elemanına, "Gelirken iki de ekmek alıverin." diyen tonton babaanneme alkış yok mu?

***3 yaşındaki kızıma soruyorum ''Büyüyünce ne olacaksın?'' diye. El-cevap: ''Bilmiyoyum, sen çocuk olunca ne olacaksın

***Bayramın ilk günü boşandığı kocasına "Dikkat et sana da yedi kişi girmesinler, iyi bayramlar." diye mesaj atan kişi ablam olur.

***Kreşe giden beş yaşındaki yeğenimin sınıfındaki ikiz arkadaşları için yorumu: "Odalarını, dolaplarını, anne ve babalarını ortak kullanıyorlarmış".

***Neden biz evlenirken onu da düğüne çağırmamışız. Bak, resimlerde de yokmuş. En iyisi ben tekrar gelinlik giyinip evlenmeliymişim. Zeki kızımın dahiyane fikrine kesinlikle katılıyorum!

***Kızımın beni yerlere yatıran uzmanlık sorusu: "Anne hani ağzımdan pırt yapmıştım ya, onun adı neydi?"

***Kreşe başladığı günün akşamı, evde asık suratla kreşe bir daha gitmeyeceğini söyleyen 6 yaşındaki yeğenimin açıklaması: "Ya teyze, onların hepsi çocuk!" Haklı tabi, bir şey diyemedim.

***Ameliyattan aldığımız tatlı amcayı hasta asansörüne bindiriyoruz sedyeyle. Yüzü aynaya dönük. Narkozun etkisi hala üzerinde. Merakla kaldırıyor kafasını. Aynada kendini görüp başlıyor muhabbete. '' Efendim geçmiş olsun, neyiniz var? '' Cevap yok, amca şaşkın. Bizse bu tontona gülüyoruz saatlerce.

6 Aralık 2010 Pazartesi

GEYİKLİ - BOZCAADA

 Bir önceki Cunda Adası yazısından sonra sıra Bozcaada ve Geyikli .Gene resimler anlatsın istedim nasıl bir yer olduğunu.Bahar gelmesini ve gene gitmeyi çok istiyorum









Ata Demirer'in Eyvah Eyvah filminin çekildiği Geyikli sahili...çok sevimli bir yerdi


29 Kasım 2010 Pazartesi

UNUTMAM !

Ben yaşadıklarımın hiçbirini unutmam
Ama evet yeri gelir susarım.
Canımı çok yakan şeyler olur ama yinede susarım, tükenirim
Buna izinde veririm aslında.
Salaklığımdan mı? Hayır...
Ben kimseye ''GİT''de demem, diyemem
O kişi vazgeçilmez olduğundan mı? Hayır...
Ona o kadar şeye rağmen o kadar değer veririm ki,
her gün yaptıklarına utansın diye...
Ama bir gün öyle bir giderim ki
Kaybedeceğim hiç birşey olmaz !
SUNAY AKIN