15 Haziran 2009 Pazartesi
10 Haziran 2009 Çarşamba
BİRİSİ İÇİN İYİ SÖZLER...
İnsanın birisi ile ilgili iyi sözler yazması için bir şeyler yaşaması gerekmez mi? büyük beklentiler içinde olmadığınız halde sizin gösterdiğiniz ilginin sevginin ve en önemlisi saygının yarısını bile göremiyorsanız...ben değiştim sözü dudaklardan ne kadar kolay çıkarken iş uygulamaya geldiğinde hep bir bahanelerin arkasına sığınılıyorsa...hep tek tarafın emeği ile bir şeyler yaşanılıyorsa...her şeye en baştan başlarken içinizdeki umudunuzun gittikçe azaldığını görüyorsanız...yüreğinize ruhunuza değecek sabah ondan gelecek bir mesaj...gün içinde onun sesini duyacağınız bir telefon...çok görülüyorsa bu yürek ne kadar dayanır buna !
illa karşı tarafın mı bazı şeyleri düşünüp yapması gerekiyor...eğer istenmiyorsanız , gene dik durulamayacaksa,ufak jestlerle gönül alınamayacaksa,bir şey bari bu sefer hak ettiği gibi yaşanamayacaksa...buna bu yürek ne kadar dayanır !
bu sefer için bir ışık görmeye başladığınızda neden ışığı kapatmak için bu kadar mücadele edilir !
oysaki mutlu etmek o kadar kolay ki...verdiğinin 10 katını alacağı halde bu mutluluğu yaşamamak için direnmek...kalp kırmak...bazı cümleleri nerelere kadar gideceği hesaplamadan kalbime saplamak daha kolay geliyor...başkaları için bu kadar düşünceli hareket edilirken size bunun çok görülmesi neden...ve bu cümleyi yazarken gözünüzden akan gözyaşına engel olamamak neden
birisi için iyi sözler yazmayı bende çok isterim...görmek istiyorum.1 sefer yapılıp sonrasının gelmeyeceği düşüncesini kafamda yıkmak evet sürprizler karşısında yüreğime söz geçiremedim demek istiyorum...eğer güzel bir şeyler bana yaşatıldığı halde ben bunun hakkını veremiyorsam değerini bilmiyorsam o zaman benim için değer bilmediğime dair sözlerin hepsini buraya yazacağım...evet hodri meydan
çok şey mi istiyorum?
yada
varmısın ?
9 Haziran 2009 Salı
TANYAM.ŞEYTAN TACI VE KİRAZ PARTİSİ
Şu 3 ayda o kadar çok şey öğrendim ki...bunlardan biri bazen en yakınızdaki kişilerin aslında size ne kadar uzak olduğu...kendi bencillikleri ve bahaneleri içinde kaybolup gittiklerinin farkında olmadan beni de o kaos ortamının içine soktuklarını gördüm...yaşadım...ders alıp almadığımı yakında yaşayarak göreceğim !
ve bu zor geçen 3 ayda kazandığım en önemli şeylerden biri yüreği muhteşem , deli dolu :),benden desteğini bir gün olsun bile esirgemeyen ,hem telefonla hem maille yanımda olduğunu hep hissettiğim sevgili Tanyam :)
bugün onunla çok keyifli bir gün yaşadım...bazen keyifli sohbet...bazen verilen kararların doğruluğu...sonuçları...ve sonuçlar karşısında bazı insanların ne kadar dik durabileceği ile ilgili dersler aldım tanyamdan :)
giderken geçen gün kendime aldığım şeytan tacından aldım ona:) biliyorum ki o da benim gibi deli dolu :)
ve geçen hafta bir dileğimin kabul olmasından dolayı tanya ile yapacağımız kiraz partisi için bunları takmaya karar verdim ...tanyam o da göre hazırlıklı ol:)
ada da balkona yayılıp kirazları yerken aslında başka şeylerin hırsını çıkarıp:) bir konuda hain planlarımızı daha da detaylandıracağız :)
tekrar teşekkür ederim tanyam...yüreğin ...emeğin... sabrın ...ve o gülen gözlerin için :)
8 Haziran 2009 Pazartesi
ÖZLEDİN Mİ...BİR TEK SEN EKSİKSİN...
Özledin mi, öyleyse kalk gel.
Bırak artık, kim ne derse der
Yasak günah, hayat ah elden gider
Onların kendi hikâyeleri yok
Onlar sadece seyirci dünyada
Aşksız yaşsız hasarsız ah
Bir diyarda
Sen seç ben söyledim gitti
Sen seç ben söyledim gitti
Son sözümü ölmem artık
Bu pişmanlar ordusuna
dönmem artık
Gel kiyma ah gel duyma
Sen de bu mutsuzlar
Kervanina uyma...
SEZEN AKSU-ÖZLEDİN Mİ
BİR TEK SEN EKSİKSİN...
Yaşlanmışsın görmeyeli Şişmanlamışsın, evlenmedin mi, kaç kere Senden sonrası olmadı olmadı yok Özledim yani aşk budur yan yolu yok Bir tek sen eksiksin İşim gücüm her şeyim tamam Bir ev bir yuva iki de çocuğa Yok ben sensiz karışamam His Hala aynı da Yol hala ayrımı Güç hala onda mı? Aklın mı yoksa aşkın mı? Bir ihtimal kabuğundan kaçıp göçersin Beklerim orda Aşksa bekleyiş seversin, seversin
YALIN
4 Haziran 2009 Perşembe
SEVGİLİ
SEVGİLİ
Zaman nasıl akıp gidiyor.İnsanlar maskelerini ne çok seviyor.Yıllarca bir yalanla bir ömür geçiyor da.Hiç kimse yok bir tek günü sonuna kadar yaşamaya.Mecbursun yalnızlığa.Oysa sevgili, bir tek sevgili.Nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini.İçimdeki fırtına ele geçirdi beni.Bir gün baktım hiç korkmadan aynaya.Orda yeniden gördüm kendimi.İşte sevgili, bir tek sevgili.Nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini.Şimdi asla pişman değilim.Yaşadığım herşeyin bedelini ödedim.Nasıl olsa bir gün gelir duygular bulur yerini.Hem cehennem, hemde cennet yeryüzünün mevsimleri.O kadar şey değişti ki.Artık kimse masum değil.Duygular çok eskidi.O zamanlar biz ne güzel çocuklardık.Dünyaya aydınlık gözlerle bakardık.
Zaman nasıl akıp gidiyor.İnsanlar maskelerini ne çok seviyor.Yıllarca bir yalanla bir ömür geçiyor da.Hiç kimse yok bir tek günü sonuna kadar yaşamaya.Mecbursun yalnızlığa.Oysa sevgili, bir tek sevgili.Nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini.İçimdeki fırtına ele geçirdi beni.Bir gün baktım hiç korkmadan aynaya.Orda yeniden gördüm kendimi.İşte sevgili, bir tek sevgili.Nasıl değiştirir dünyanın gerçeğini.Şimdi asla pişman değilim.Yaşadığım herşeyin bedelini ödedim.Nasıl olsa bir gün gelir duygular bulur yerini.Hem cehennem, hemde cennet yeryüzünün mevsimleri.O kadar şey değişti ki.Artık kimse masum değil.Duygular çok eskidi.O zamanlar biz ne güzel çocuklardık.Dünyaya aydınlık gözlerle bakardık.
Ve işte ozaman kırdığın bu kalp.Şimdi kırıyor başka kalpleri
Aşkta kazanmak dedikleri kaybetmektir bir çok şeyi
SÖZ: MURATHAN MUNGAN
SONUÇ :)
bugün dr un sekreteri aradığı zaman içimden bir şeyler koptu.oraya nasıl gittiğimi bilmiyorum.telefonda konuştuğum insanlar anında anladılar.sesimde gerginlik varmış...
bir ara o kadar kötü oldumki ağlayacaktım.
sekreter içeri buyrun elçin hanım dr sizi bekliyor dedi.oturduğum yerden dr un odası çok yakın ama yürürken bana çok uzun geldi.içeri girdim.oturdum.bana baktı.ve gülümsedi :
***elçin en başta hemen şunu söyleyeyim sonuçların TEMİZ dedi :)
o an nefesim kesildi.çığlık atmak bağırmak istedim ama bunu bile yaşayamadım içime attım.kontrolü kaybetmeme olayı gene hala var bende :)
3 ay sonra tekrar bir test ve eğer temiz çıkarsa 6 ay sonra olacak artık kontroller...
bu süreçte maillerle , telefonlarla , yorumlarınızla verdiğiniz destek için binlerce teşekkür ediyorum.iyiki bloğ açmışım dedim bir kez daha :)
ve özellikle sevgili tanyam verdiğin enerji ,duaların,o beni her seferinde mutlu eden maillerin, o güzel yüreğin emeğin ve sonuçtan sonra o heyecanla yazdığın mail ve o güzel sesinle telefonun :) için ne kadar teşekkür etsem az...ve 20 lik çok hoş zarif bir bayan olduğunu bir kez daha gösterdin :)
ve sevgili gülen dr a gitmeden önce içine doğmuş gibi tam zamanında araman, telefonda beni o halimle bile güldürmen,desteğin,o güzel deli dolu yüreğin...çooook teşekkür ederim kuzum benimmmm :)
yaşasınnn yırrttımmmmm :)
****yukardaki yazıyı dr dan döndükten sonra yazdım.akşam bir mesaj geldi ve ben gene dağıldım sevincim içimde kaldı.keşke bazı şeyler zamanında yapılsaydı...bir süre yazmayacağım bloğa.
3 Haziran 2009 Çarşamba
TEST SONUCU BELLİ OLMUŞ...
dr un sekreteri aradı biraz önce.sonuç çıkmış ve dr um beni görmek istiyormuş.16.30 da yanında olacağım...umarım bu sefer temiz çıkar.o odadan geçen sefer olduğu gibi ağlayarak çıkmak istemiyorum artık...
sadece dua ediyorum...
NEFİSSEYLER-NEFİSE ABLAM


cam boyamaları ....

yaptığı bir tabak...

Nefise ablanın yaptığı bir sandık...

Ocak ayında bana bir mail geldi.Tam o dönem düşmüştüm ve yataktan çıkamıyordum.Zarif bir dille yazılmıştı.O dönem bloğumda dönüşümlü olarak Monica Molina nın bu parçası ve Ghir Enta nın bu parçası çalıyordu.Ve mailde benim sessiz takipcim olduğunu belirtmiş ve Ghir Enta nın parçasını yollamamı rica ediyordu.bende hemen yolladım.bloğu yoktu...ama bloğ dünyasını sıkı takip ediyordu
sonra onunla mailleşmelerimiz ardından telefonla konuşmalarımız başladı.devamlı ona bir bloğ aç diye söylenmeye başladım :) çok zarif eğlenceli yaşını asla göstermeyen 2 tane dünyalar güzeli ve yakışıklısı evladı olan genç güzel bir bayan :) geçen ay onunla cevahir de buluştuk ve kahve keyfi yaptık.sonra hem onun hem benim bazı sağlık sorunlarından dolayı bir türlü bir araya gelemedik.geçen hafta ona gittim sonunda.ve ne kadar yetenekli olduğunu kendi gözlerimle görmüş oldum...çok güzel şeyler yapmış ahşap ve camdan.hatta sipariş alıyor isteyen olursa
ve ona da bloğ açtık sonunda hemde büyük maceralarla :) adı NEFİS SEYLER
o kadar güzel ağırladı ki Nefise Ablacığım...o pastalar hele o kısır muhteşemdi...
her şey için tekrar çok teşekkür ederim ablacım :)
ve yukarda o güne ait kareler ...
2 Haziran 2009 Salı
KOCAM SİZE EMANET
dün gece tesadüfen tv da bir proğram izledim.Kanal d de Kocam Size Emanet ...daha çok dikkatimi çeken şey iletişim danışmanı Deniz Adanalı nın olması.onun bölümünü sevgili tüm evli arkadaşların eşlerine mutlaka ama mutlaka izletmesi gerektiğini düşünüyorum :)
izlediğinizde ne demek istediğimi anlayacaksınız :)
1 Haziran 2009 Pazartesi
ERKEKLERİN KADINLARDAN RİCASI :)
Pembe dizilerdeki sahte aşk nağmelerini bizden duymaya çabalamayın çünkü onlar gerçekten rol yapıyor ve kabak bizim başımıza patlıyor.
Bir SMS gönderdiğiniz zaman ilk 10 saniyede cevap gelmeyince ikinci SMS‘te “Orda mısın ???” diye sormayın. Kesinlikle oradayızdır ..!
Mağazada gelinliklere bakıp “Aaaa ne güzeeel” dediğinizde onun bizim için bir anlamı yoktur. Bizi duygusuzlukla suçlamayın. Gelinlik sadece kızların hayalidir erkeklerin değil!!!
Saçlarınızı boyattığınızda bunu fark edemezsek anlayın ki yakışmamıştır ve bu bizim suçumuz değildir.
Çoğu erkek ısrardan ve bir şeyi ikinci kez duymaktan nefret eder; mutlaka ilk söylediğinizi anlamışızdır ama işimize gelmiyordur, lütfen bize geri zekalı muamelesi yapmayın.
Alışveriş yapmak hiç zevkli değildir ve asla zevkli olmayacaktır.
‘Beni seviyor musun ?’ diye sormayın. Emin olun ki sevmiyor olsak yanınızda bir saniye bile durmayız…
Bizden sizinle aynı üzüntüyü yaşamamızı ve size tuvalete kadar eşlik etmemizi beklemeyin, o sizin kız arkadaşlarınızın görevidir.
Bir yere gittiğimizde, hangi kıyafeti giyerseniz giyin, size çok yakışıyor, yemin ederiz. O yüzden bir daha sormayın.
Biz erkekler gerçekten basitizdir. Mesela sizden ekmeği getirmenizi istiyorsak, aslında sadece acıkmışızdır ve sadece ekmeği getirmenizi istiyoruzdur. Bundan ‘ekmek niçin masada değil’ diye bir iğneleme yaptığımız sonucunu çıkarmayın zira tüm erkekler edebiyatçı değildir…
Eğer farkında olmadan 2 değişik şekilde anlayabileceğiniz bir şey söylemişsek ve bunlardan biri kötü ve sizi üzecekse, kesinlikle diğer anlamında söylemişizdir, boşuna bizi sıkıntıya sokmayın…
Biz farklı anlamlar taşıyan dolaylı, mecazlı soruları anlamayız. Ne istiyorsanız doğrudan söyleyin ve bizi yormayın…
Eğer şişmanladığınızı düşünüyorsanız ki büyük ihtimalle şişmanlamışsınızdır. Bize sormayın, cevap vermeyi reddediyoruz.
En karmaşık durumda bile bizim için temel kural şudur: ‘En kolayını seç’. Bizden komplike şeyler beklemeyin.
Erkekler genelde sadece ana renkleri görürler. Mesela, şampanya bir renk değil, bir içkidir bizim için.
Sarımsı Yeşil, Açık Yeşil Likör yeşili, Çimen Yeşili, Kireç Yeşili, Yay Yeşili, Orta Deniz Yeşili
Yukarıda saydıklarınız vallahi hepsi yeşil işte..! Lütfen bizi zorlamayın..?
Erkeklerin çoğunun en fazla 3 çift ayakkabısı vardır. O yüzden 30 çift ayakkabınızdan hangisinin kıyafetinize uyacağını bilmiyoruzdur lütfen sormayınız ayrıca uyum diye bir şey yoktur ve sırf uyum için giyeceğiniz şeyleri 1 hafta önceden tasarlamanız tamamen sizin takıntınızdır. Mavi kotun üstüne her renk ve desen blüz giyilebilir.
Kırmızı tokanız var ve sırf bu tokaya uyum sağlaması için lütfen kırmızı takım elbise almaya bize mağazaları dolaştırmayınız..!
Cuma + Cumartesi + Pazar = Bol yemek ve mutfak gerçekliğinin icrasıdır…
Bizi anlamaya çalışın; ancak bizi anlama işini lütfen fazla abartmayın çünkü çok kolay anlaşılır erkekler.
Evi temizleyip yorulduktan sonra, yüzünüze bakılmayacak haldeyseniz, yaptığınız temizliğin bizim için bir anlamı yoktur, takdir beklemeyin. Temiz bir evden ziyade bakımlı görünen bir kadınla bir evi paylaşmak daha anlamlıdır…
Ev işlerinden sonra yattığınız yerde sızıp kalıyor ve her türlü kur çabasına yorgunum diyorsanız bu bizi bozar… Bir erkeğe temiz evden önce temiz bir eş ve hatta sadece bir eş lazımdır. Temizlik bir temizlikçi tarafından da yapılabilir ama bazı şeyler temizlikçi ile yapılmaz… Yapılmamalı da. Bizi zorlamayın..!
Aylarca süren baş ağrıları baş ağrısı olamaz, mutlaka bir doktora gidin.
Size ‘neyiniz var’ diye sorduğumuzda, ‘hiç bir şeyim yok!!!’ derseniz size inanırız, bizim için olay bitmiştir. O yüzden bir şeyiniz varsa doğrudan söyleyin sonra bizi anlayışsız durumuna düşürmeyin…
30 civarında ayakkabınız ve dolaplar dolusu elbiseniz varken bizi iflas ettirmek bir sevgi gösterisi değildir.
Bir SMS gönderdiğiniz zaman ilk 10 saniyede cevap gelmeyince ikinci SMS‘te “Orda mısın ???” diye sormayın. Kesinlikle oradayızdır ..!
Mağazada gelinliklere bakıp “Aaaa ne güzeeel” dediğinizde onun bizim için bir anlamı yoktur. Bizi duygusuzlukla suçlamayın. Gelinlik sadece kızların hayalidir erkeklerin değil!!!
Saçlarınızı boyattığınızda bunu fark edemezsek anlayın ki yakışmamıştır ve bu bizim suçumuz değildir.
Çoğu erkek ısrardan ve bir şeyi ikinci kez duymaktan nefret eder; mutlaka ilk söylediğinizi anlamışızdır ama işimize gelmiyordur, lütfen bize geri zekalı muamelesi yapmayın.
Alışveriş yapmak hiç zevkli değildir ve asla zevkli olmayacaktır.
‘Beni seviyor musun ?’ diye sormayın. Emin olun ki sevmiyor olsak yanınızda bir saniye bile durmayız…
Bizden sizinle aynı üzüntüyü yaşamamızı ve size tuvalete kadar eşlik etmemizi beklemeyin, o sizin kız arkadaşlarınızın görevidir.
Bir yere gittiğimizde, hangi kıyafeti giyerseniz giyin, size çok yakışıyor, yemin ederiz. O yüzden bir daha sormayın.
Biz erkekler gerçekten basitizdir. Mesela sizden ekmeği getirmenizi istiyorsak, aslında sadece acıkmışızdır ve sadece ekmeği getirmenizi istiyoruzdur. Bundan ‘ekmek niçin masada değil’ diye bir iğneleme yaptığımız sonucunu çıkarmayın zira tüm erkekler edebiyatçı değildir…
Eğer farkında olmadan 2 değişik şekilde anlayabileceğiniz bir şey söylemişsek ve bunlardan biri kötü ve sizi üzecekse, kesinlikle diğer anlamında söylemişizdir, boşuna bizi sıkıntıya sokmayın…
Biz farklı anlamlar taşıyan dolaylı, mecazlı soruları anlamayız. Ne istiyorsanız doğrudan söyleyin ve bizi yormayın…
Eğer şişmanladığınızı düşünüyorsanız ki büyük ihtimalle şişmanlamışsınızdır. Bize sormayın, cevap vermeyi reddediyoruz.
En karmaşık durumda bile bizim için temel kural şudur: ‘En kolayını seç’. Bizden komplike şeyler beklemeyin.
Erkekler genelde sadece ana renkleri görürler. Mesela, şampanya bir renk değil, bir içkidir bizim için.
Sarımsı Yeşil, Açık Yeşil Likör yeşili, Çimen Yeşili, Kireç Yeşili, Yay Yeşili, Orta Deniz Yeşili
Yukarıda saydıklarınız vallahi hepsi yeşil işte..! Lütfen bizi zorlamayın..?
Erkeklerin çoğunun en fazla 3 çift ayakkabısı vardır. O yüzden 30 çift ayakkabınızdan hangisinin kıyafetinize uyacağını bilmiyoruzdur lütfen sormayınız ayrıca uyum diye bir şey yoktur ve sırf uyum için giyeceğiniz şeyleri 1 hafta önceden tasarlamanız tamamen sizin takıntınızdır. Mavi kotun üstüne her renk ve desen blüz giyilebilir.
Kırmızı tokanız var ve sırf bu tokaya uyum sağlaması için lütfen kırmızı takım elbise almaya bize mağazaları dolaştırmayınız..!
Cuma + Cumartesi + Pazar = Bol yemek ve mutfak gerçekliğinin icrasıdır…
Bizi anlamaya çalışın; ancak bizi anlama işini lütfen fazla abartmayın çünkü çok kolay anlaşılır erkekler.
Evi temizleyip yorulduktan sonra, yüzünüze bakılmayacak haldeyseniz, yaptığınız temizliğin bizim için bir anlamı yoktur, takdir beklemeyin. Temiz bir evden ziyade bakımlı görünen bir kadınla bir evi paylaşmak daha anlamlıdır…
Ev işlerinden sonra yattığınız yerde sızıp kalıyor ve her türlü kur çabasına yorgunum diyorsanız bu bizi bozar… Bir erkeğe temiz evden önce temiz bir eş ve hatta sadece bir eş lazımdır. Temizlik bir temizlikçi tarafından da yapılabilir ama bazı şeyler temizlikçi ile yapılmaz… Yapılmamalı da. Bizi zorlamayın..!
Aylarca süren baş ağrıları baş ağrısı olamaz, mutlaka bir doktora gidin.
Size ‘neyiniz var’ diye sorduğumuzda, ‘hiç bir şeyim yok!!!’ derseniz size inanırız, bizim için olay bitmiştir. O yüzden bir şeyiniz varsa doğrudan söyleyin sonra bizi anlayışsız durumuna düşürmeyin…
30 civarında ayakkabınız ve dolaplar dolusu elbiseniz varken bizi iflas ettirmek bir sevgi gösterisi değildir.
****İNTERNETTEN ALINTIDIR...İYİ HAFTALAR :)
28 Mayıs 2009 Perşembe
GİDEMEM...
GİDEMEM...
Bazen daha fazladır her şey
Bi eşikten atlar insan
Yüzüne bakmak istemez yaşamın
O kadar azalmıştır anlam
O zaman hemen git radyoyu aç bi şarkı tut
Ya da bi kitap oku mutlaka iyi geliyor
Ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar
Zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor
Ama fazla da üzülme hayat bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hemde çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor
Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir
Bi şiirden, bi sözden, bi melodiden, bi filmden
Geçirip güzelleştirmeden can dayanmıyor
Yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden
Bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor
Söz-Müzik:Sezen Aksu
Söz-Müzik:Sezen Aksu
DOKTOR...
maillleriniz ve yorumlarınız için çok teşekkür ederim...doktor a sonunda dün gidebildim 1 hafta gecikmeli.dr un kongresi olduğu için şehir dışında oluşu gecikmeli oldu benim gidişim...
3 ay önce oraya nasıl gittiğimi...sıramı beklerken yaptığım bir telefon konuşmasını...ordan çıktığımda hayatımda ilk kez sokaklarda ağlamamı...telefon açıp hani her şey iyi olacaktı hani sonuçlar temiz çıkacaktı diye ağlayarak konuşmamı...gözyaşlarıma engel olamamamı...bunu hak edecek ne yaptım diye bağırmamı...ve dr ların elçin moralini yüksek tut bu işin en büyük olayı moral demelerine rağmen canımın acıması...kalbimin kırılarak aptal yerine konmamı...yalanlarla saygının son zerresini yok etmesini... her şeyi bir anda baştan yaşadım oraya giderken
ama anladım ki hiç bir şey ama hiç bir şey değmez bu kadar üzülmeye...hele hayatını yalanlar ve başkalarının dediklerine göre yönlendiren insanlar için ...hiççç
hiç bir zaman isyan etmem.her şeyi allaha havale ederim her zaman ...ilahi adalate inandım...hepimiz hayattayız ve yaşayarak göreceğim sonunun ne olduğunu ...
içeri endişeli girdim dr un odasına .dedim gene başınızın belası hastanız geldiii:)
daha ilk odasına girdikten itibaren başladı benim deliliklerim :) artık sinirlerim laçka olduğu için her şeyi espriye vurmaya başladık onunla...hatta bana öyle bir espri yaptı ki gülmekten benimle ilgili testi bir süre yapamadı :) hatta tehdit bile ettim bakın bunu bloğda yazarım ona göre diye ...ondan gelen cevap tamam yaz ama biraz esprili yaz bari dedi:) birde pazarlık yaptı benimle.
anneme benden ilk parça alındığı zaman dedimki anne sen torun morun unut benden hayır yok sana :)
normal bir anne ne der böyle durumda ...kızım yeterki sen iyi ol torunda neymiş ...der ...
değil mi?
benim annemin cevabı amaaann boşver daha iyi mal bölünmez
!!?!? nası yani yaaa:) benim annem bir alem
test yapıldı...sırada kan tahlilleri var ...ve gene sancılı sonucu bekleme süreci başladı
çok dua ettim lütfen bu sefer iyi çıksın ...canım yanmasın tekrar ...o acı beni korkutuyor
27 Mayıs 2009 Çarşamba
ZATEN ÖLECEKLERDİ...
Dün dr dan geldim ve haberleri açmamla bursa daki hastane yangını ile ilgili bir açıklamayı duymam ve şok olmam bir oldu...
bazen bu ülkeden kaçasım var...resmen kurulan cümlelerin TÜRKÇE meali
ZATEN ÖLECEKLERDİ ONLAR !!!!!!!
kanım dondu...
25 Mayıs 2009 Pazartesi
ÇERÇEVE DEĞİL RESİM ARIYORUM ...
Ajda Pekkan nın resim adlı bu parçasının özellikle çerçeve değil resim arıyorum sözüne takıldım ...
Hayat aynı gökteki gibi uçuyor anılar
Beni aynı eskisi gibi deli sanıyorlar
Ne yazık ki çerçeve değil resim arıyorum
Bu seferki zorlama değil seni seviyorum
Acılar güzel olacak
Acılar güzel olacak
Yürek hep de şanslı değil bir üzen olacak
İkimiz senle neyi çözemedik
O da tek taraflı değil bir gülen olacak
Bu kapıdan ilk giren aşık olacak
Bu kapıdan ilk giren aşık olacak
Sözüne de özüne de sadık olacak
İkimize bu tabiat aşık olacak
Sıramı bekliyorum
EVLİLİK :)
Melih Cevdet'e sormuşlar 'evlilik nedir' diye.Eskiden demiş, kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi biraraya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü. Tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi. O yüzden buna 'evlenmek' denirdi. Şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar, bu yüzden artık evlilik 'katlanmaktır' demiş.'
EVLİLİK
1- Bir adam gazeteye ilan vermiş: ''Eş arıyorum''. Ertesi gün yüzlerce mektup almış. Hepsi aynı şeyi söylüyormuş. ''Benimkini alabilirsin.''
2- Bir adam karısına arabasının kapısını tutuyorsa emin olabilirsiniz. ''Ya arabası yenidir ya da karısı!..''
3- Bir genç babasına sorar; ''Baba evlenmek kaça mal olur?'' Baba cevap verir: ''Bilmiyorum oğlum, ben hálá ödüyorum.''
4- Evli erkeklerin psikolojisi arkadaşlarla lokantaya gitmeye benzer. İstediğin yemeği sipariş edersin, sonra yanındakinin istediği yemeği görüp ''Keşke onu isteseydim'' dersin.
5- Evliliğin ilk yılında adam konuşur kadın dinler, ikinci yılında kadın konuşur adam dinler, üçüncü yılında her ikisi de konuşur, komşular dinler.
6- Bir kavgadan sonra kadın kocasına bağırır: ''Seninle evlendiğimde tam bir aptalmışım.'' Adam cevap verir: ''Evet aşıktım, fark edemedim.''
7- Bir davette bir kadın arkadaşına sorar; ''Alyansını yanlış parmağına takmıyor musun?'' Diğer hanım cevap verir; ''Evet yanlış adamla evliyim de ondan.''
HEPİNİZE İYİ HAFTALAR :)
22 Mayıs 2009 Cuma
GEÇMEZ YARA ...
Bu aralar sık dinlediğim parçalar var ...
*** Geçmez Yara
***Soyadın Bende Kaldı
***5 çayı
***Yak Gel
Hepsinin sözleri anlayan için çok şey ifade ediyor...
*** Geçmez Yara
***Soyadın Bende Kaldı
***5 çayı
***Yak Gel
Hepsinin sözleri anlayan için çok şey ifade ediyor...
19 Mayıs 2009 Salı
DOKTOR ZAMANI GENE :(
3 ay geçti ve yarın gene doktor zamanım geldi :( yarın gidip bazı tahliller yaptıracağım ve sonuçlara göre gene büyük ihtimal benden gene parça alacaklar.
3 ay önce 4 doktor un ortak dediği bir cümle vardı bana ^^ elçin moralini yüksek tut hiç bir şeye üzülme kafanı takma !!! ^^ ama bu 3 ay içinde o kadar çok şey yaşadımki...canım çok acıdı...kalbim kırıldı...üzüldüm ...ağladım...ama şunu bir kez daha anladım ki hiç kimseye hak ettiğinde fazla değer vermeyeceksin ...saygı göstermeyeceksin...çünkü zaten o kişiler çevrelerini saran insanlardan gördüklerinin saygı sevgi olduğunu sanıyorlar ama at gözlüğü taktıkları için o insanların asıl hangi gözle ona baktığını göremiyorlar .maddi ve manevi bazı boyunduruklar altında oldukları için bir kaç kişiliği içlerinde barındırıp dengesiz davranışlar içine girip artık sizin onu sadece bir insan olarak gördüğünüz halde ona karşı saygınızın son kırıntılarını bile yok edebiliyorlar.sizin onu sadece insan olarak görmenizi bile gidip kendi kafalarına göre anlamlar yükleyip sizin düşüncelerinizi olmadık yerlere çekip her şeyin ortada net bir şekilde olmasına rağmen olayları işine geldiği gibi algılayabiliyorlar...
bu 3 ay benim için çok ders almam gereken olaylarla geçti...hani bir tabir varya teflona dönüşmek...keşke başarabilsem...
dualarınızı ihtiyacım var...geçen sefer sizinde desteğinizle benim için zor bir süreci atlattım.
umarım bu seferde başarırım...
18 Mayıs 2009 Pazartesi
ÇOK CİDDİ BİR SORU :)
Geçen hafta 32 yaşına basmış olan yaşına başına bakmayıp utanmadan gidip kendisine şuuu yukarıdaki resimde yer alan tavandan asılan ilk gördüğü zaman çocuklar gibi çığlık attıran renk renk çiçekleri , mickey mouselu anahtalıkları , çok sevimli inekli bir kalemliği , 2 hafta önce dışarda bir kızın kafasında gördüğü şapka şeklinde tokaya bayılıp aynısını bulunca 2 renk aldığı şapkaları ve çok güzel hareketler bunlar ı izleyenlerin iyi bildiği hıyar baba nın eşinin kafasında seksi olmak için taktığı ışık saçan ortası kalpli şeytan tokasını alan bloğ sahibi sizce gerçekten kaç yaşındadır :)13 Mayıs 2009 Çarşamba
SON KIRINTILARI YOK EDEN BEYAZ GÜLLER ...
Doğum günü sürprizi telaşesi sabah mahmurluğu telaşesinin üstesinden gelince açılmış faltaşı gözlerle tanıdığım yüzleri geçirdim aklımdan.Çiçekçi ısrarla adresimi istemiş bütün ısrarlarıma karşın bana hala çok komik gelen bahanelerle çiçeklerin gizemli sahibi hakkında kimlik bilgilerini vermemekte oldukça kararlı davranmıştı.Haliyle meraklandım, adresi verdim.Bir süre sonra zarf içinde umut dolu, altında isim yazmayan bir notla birlikte bembeyaz, masum ve açmamış goncalarla 20 gül kokusu çaldı kapımı.Doğum günü sürprizi buna denirdi ama bu heyecan verici sürprizin sahibi kim olabilirdi; bana doğum günü sürprizi yapabilecek o kadar arkadaşım varken bu bilmeceyi çözmek zordu ve mutlu eden jestin hemen yanıbaşında çözülmeyi bekleyen bir bilmece duruyordu.Ama güllerin sahibinin ve çiçekçinin hesaplayamadığı bir şey vardı...telefon numarası ! Güllerimi bir süre izledikten sonra çiçekçinin numarasını internetten araştırmaktan alamadım kendimi.Adres sanki bir şeyler hatırlatır gibi oldu; çok önceden, yüzyıllar öncesinden adresin ait olduğu semtte tanıdığım birileri vardı...Yine beni şaşırtmamıştı.Yüreklice ne o mesajın altına adını yazabildi ne her olayda olduğu gibi olayı hak ettiği gibi yaşattı ...Gözümde hiç bir değeri yok o güllerin...nede içine konulan kartta olan bebek resminin ...ne acı ...hala ne bir şeye başlamasını sürdürmesini beceremediği gibi bitirmesini bile her olayda olduğu gibi başka şeylerin arkasına saklanarak yapması...
Yüreklice karşıma geçip yada telefon açıp kutlasaydı o zaman ona olan saygımın son kırıntıları hala yerinde duruyor olacaktı...Ama şimdi toz zerresi bile kalmadı ...Bu anlayan için çok şey ifade eder
12 Mayıs 2009 Salı
BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM :)
yıllar önce hep bir 18 yaşıma gelsem bak neler yapacağım derdim.sanki 18 yaşına kadar zaman hiç geçmedi.ama 18 yaşından sonra zaman nasıl geçti anlamadım...
şimdi 32 oldum ...inanamıyorum :) dante gibi yolun yarısına az kaldı
BU YAZIMDA BELİRTTİĞİM GİBİ ANNEME TEŞEKÜRÜ BİR BORÇ BİLİRİM :)
11 Mayıs 2009 Pazartesi
8 Mayıs 2009 Cuma
BENİM ANNEM GÜZEL ANNEM BENİ AL KOLLARINA ...
Söze nerden başlayacağımı bilemedim annem.konu sen olunca kelimeler yeterli kalmıyor seni anlatmaya :) şahsına münhasır bir kadınsın...
insan belli bir yaşta bazı şeylerin önemini anlayamıyor yaşının getirdiği durumlardan dolayı.bazen isyankar oluyorsun bazen siz beni anlamıyorsunuz diyorsun bazen offff anne gene başladın oluyor :)
insan belli bir yaştan ve bazı yaşanmışlıklardan sonra olayları daha farklı değerlendiriyor.eskisi gibi olaylara daha sert yaklaşıp ani tepkiler vermiyor.şairin dediği gibi acılarda sevinçler gibi olgunlaştırıyor insanı.olayları geldiği gibi karşılamayı öğreniyorsun.daha hoşgörülü olmayı daha sabırlı olmayı öğrenirken bunları herkese değil gerçekten bunu hak edenlere vermeyi hayat sana öğretiyor insana.sonuçlarının belkide kötü olacağı bir olayda bile insan bazen gülebiliyor.olayı espriye vurabiliyor
hani senin bana yıllardır söylediğin bir şey var- insan ruhunu terbiye etmesini öğrenmeli...-
işte annem eğer bugün çok daha fazla sabırlıysam, insanları olduğu gibi kabul etmeye çalışıyorsam , yaşadığım zor dönemlerde gülebilecek bir yön bulabiliyorsam , bir çok kişi beni gördüğünde annenin kızı olduğun nasıl belli her yönden şeklinde övgü dolu sözler duyuyorsam , yeri geldiğinde susmanında büyük bir erdem olduğunu anladıysam , özel hayatımda yaşadığım zor günlerde biliyorsam annem her zaman benim yanımda bana her yönden destek , nefes alamayacak durumda olduğumda sana telefon açıp sesini duyup rahatlayabilmek için güya belli etmeden daha ilk anne dediğimde sen anında neyin var dediğinde sana olan hayranlığım her seferinde daha fazla arttığını düşünüyorsam , küçükken en çok sevdiğim şeylerden biri olan karıncaları seyrederken bile benimle birlikte seyredip beraber güldüğümüz için :) beni deli kızım diye sevdiğin için ,ben seninle ne yapacağım derken sesindeki o sıcaklığı anne kokusunu bile bana telefonda hissettirdiğin için , ameliyat olduğumda gözümü daha tam açamadan alnımda hissettiğim o sıcak anne elini alnıma koyup okşayıp beni sakinleştirirken sesindeki o endişeli ,ağlamamak için güçlü durmaya çalışıp sesindeki titremeyi engellerken burdayım yavrum dediğin için , bana destek olurken herkese her şeye karşı benim arkamda olup her koşulda ben senin yanındayım yavrum dediğin için ....
daha milyonlarca sayamadığım şey var annem .sana ne kadar teşekkür etsem azdır annem.iyiki benim annemsin.varlığın her zaman bana güç verdi...senin kadar eğlenceli bir annem olduğu için çok şanslıyım :) ben ağlarken bile söylediğin tek bir cümle ile beni gülme krizlerine sokan , dışarı dolaşmaya çıktığımızda mutlaka eğlenceli bir olay yaşatan , çok güzel,yürekli,çok fedakar,güleryüzlü,adaletli,yetenekli daha bir sürü sıfatın karşılığı sensin annem ...
o anne kokun dünyalara bedel.senin gibi bir anne olmayı başarırsam evlatlarıma daha ne isterim hayattan ...iyiki benim annemsin...seni çok seviyorum annem...anneler günün kutlu olsun
kardeşimin dediği gibi annneeeciiiiğiiimmmm:)
annem sayfanın en altında bir parça var ...lütfen dinle.kayahan-ipek acar ın ninni parçası ...çocuğum olup bu ninniyi söyleyeceğim günler gelecek mi annem ?
7 Mayıs 2009 Perşembe
SAÇLARIMI SEN ÖRER MİSİN ...
Bugün için bambaşka bir yazı yazacaktım.Çok güzel keyifli bol deniz kokulu bol sohbetli bloğum sayesinde tanıştığım çok özel sevdiğim bir ablamla geçen bir günün ardından akşam haberleri izlerken her şey dondu beynimde...içim çok acıdı
muhabirlerin o katliamda annelerini babalarını kaybetmiş çocuklara SENİN ANNEN Mİ ÖLDÜ sorusu sordular ya ...işte o anda o muhabiri bulup öldürmek istedim ...yazıklar olsun sana ..sen nasıl o diplomayı aldın dedim içimden...
o dünyalar güzeli kızın muhabire ANNEM ÖLDÜ...BENİM SAÇLARIMI SEN ÖRER MİSİN diye sorması...içim parçalandı ...o gözleri ...o annesini bir daha göremeyecek olması...bundan sonra geceleri saçlarını okşayacak annesinin olmaması...bunu yazarken bile ağlıyorum
elimde olsa gidip o kıza ordaki tüm çoçuklara sarılmak istiyorum...güya anneler gününde anneme özel bir yazı yazacaktım...ama bu gece o çocukları izleyince içim elvermedi...yapamadım
sanki onlara karşı ayıp olacak gibi geldi...haksızlık olacak gibi geldi...annemm affet ...yapamadım
6 Mayıs 2009 Çarşamba
MUTLU AYAKLAR :)

Allerji ve astımdan dolayı eve tıkılınca mecbur yapacaklarım sınırlı mecbur tabi...nette dolaşırken bir pati buldum :) beni gören sanırki milyarlar kazandım ona seviniyorum ekrana bakıp :)
ama görünce çok mutlu oldum...bence çok şirin...32 yaşında bir hatun bunları ayağına giyip üzerine mickey mouse lu bir tişört cadde de dolaşırsa ne olur sizce :)
linki için buraya bir tıkkk lütfen
5 Mayıs 2009 Salı
IGLO VE PRENSES PATATES
4 Mayıs 2009 Pazartesi
GİDEN GÜNLERİM OLDU...
3 gündür devamlı dinlediğim bir parça var...Gülben Ergen nin son albümününde Giden Günlerim Oldu adlı parça.Çok Güzel Hareketler Bunlar ın oyuncularından Oğuzhan Koç ile düet yapmış...
Sayfanın en altında dinleyebilirsiniz.Bu sayfada sorun çıktı olmadı kodu.Sizi biraz yoracağım kusura bakmayın artık...
GİDEN GÜNLERİM OLDU
Giden günlerim oldu Seni anmadım yola bakmadım hala Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa Susmanda yeter di son vermem için hayatıma Tüm güllerim soldu Sana atmadım taraf olmadım asla Dize gelmeden düşlerim yanlızlığa Gülmende yeter di geri gelmem için hayata Beni alsalar ipe koysalar Dayanamaz yine kadere salsalar Gönlüm arıyor titriyorum bak Sıra gelmeden gidemem ki ben Tutmaz ellerim seni görmeden Zaman geçiyor bekliyorum bak
1 Mayıs 2009 Cuma
BÜYÜK BİR TAŞ VAR CİĞERLERİMDE :(
Nefes almak bu kadar mı zor olur ...En sevdiğim mevsim geldi ama gözüm onu bile görmüyor...
İnsan somut anlamda vücudundaki yaralara sorunlara merhem buluyor ama kalbindeki yaralar çok daha fazla can acıtıyor...Zor nefes alırken birde bu yaralar çok daha azaltıyor aldığın nefesi.
Ne kadar vicdanı rahatsız edip yardım etmeye çalışsada kendince... bir kere bu kalp çok kırıldı...canı çok acıdı...bir kez daha anladı ki kendinden başka hiç kimseye çok fazla değer vermeyeceksin...onu onun kendisini düşündüğünden çok daha fazla düşünmeyeceksin...eğer bir insan hayatına belli bir yaşa geldiği halde sahip çıkamayıp başkalarının lafıyla hareket ediyorsa ...ne bir şeye başlamasını başladıktan sonra ne sürdürmesini en acısı bitirmesini bile yalansız bahanelere sığınmadan ve bu bahanelerin yalan olduğunun ortaya kendi aptallığı yüzünden çıkacağını düşünemeyecek kadar insanlıktan nasibini almamış biriyse...ne denir daha ...
bu nasıl bir vicdan ...insan nasıl yatağa yattığı zaman rahat kafasını yastığa koyabiliyor...hayatımda kimseye ah etmedim...etmemde ama ilahi adalete her zaman inandım...yürekten
12 mayıs da 32 yaşıma basıyorum...heyecan kalmadı eski doğum günlerim yaklaştığı zaman ki gibi...bana hissettirmeden yapılan planlar , sürpriz bir parti , sevdiğim insanları hep birlikte görmek, özel bir hediye ...bunları hep ben yaptım sevdiklerime ...
karşılık beklenmez yapılırken yeterki karşımdakinin o mutlu gözlerini göreyim...ama bazen insanın yüreğinden geçmiyor değil...hani bu sene acaba farklı olur mu ?
büyük bir sürpriz olur mu ?
29 Nisan 2009 Çarşamba
28 Nisan 2009 Salı
CEYDA NIN BAHÇESİ VE BEN :)
Her şey bundan bir kaç hafta önce başladı.Sevgili Ceyda-Ceydanın Bahçesi sağlık açısından zor bir süreçten geçiyordu.Önceden sessiz takipçisiydim onun.Ama ne zamanki sağlık sorunu için yazısını okudum hemen yorum ve mail attım .
Sonra mailleşmelerimiz devam etti...Ardından telefonlar verildi ve sanki uzun zamandır arkadaşız gibi sohbetlerimiz sıcak ve samimi bir şekilde devam etti...
En sonunda bundan yaklaşık 15 gün önce buluşmaya karar verdik.Aynı maillerde ve telefonda nasıl sıcak samimi bir şekilde konuşuyorsak daha buluşmamızın ilk anından itibaren bu aynen devam etti...
Ve şansımıza hava çok güzeldi.Açık alanda içilen kahveler ardından sahilde güzel bir yemekle devam eden ve saatin nasıl geçtiğini anlamadığım çok güzel bir sohbet :)
Ceyda çok sıcak samimi içten tatlı dünyanın 7 harikasından biri :)
İyiki seni tanıdım canım ...Her şey için tekrar çok teşekkür ederim :)
27 Nisan 2009 Pazartesi
ÇİKOLATA ÇEŞMESİ VE BEN :)


Ne zaman Kahve Dünyasına gitsem Elçin bu sefer yeme dememe rağmen kendimi tutamayıp fondü ısmarlarken buluyorum kendimi...Daha önce bunu bu yazımda bahsetmiştim.Hatta gidip dayanamadım ve ordan fondü seti aldım eve :)
Sonra bu aralar herkesin sık sık görmeye başladığı çikolata çeşmesi dikkatimi çekti.Resmen onu görünce kendimi kaybediyorum hatta utanmasam ve o kadar küçük olsam içine girip yıkanasım bile geliyor :)
İnternette araştırdım bunların ev tipi olanı var mı diye.Veeee varmış :)
Chisiel adlı firma oteller dışında ev tipi çikolata çeşmesi de satıyor.Bir kaç seçenek mevcut .renkli olanlara bayıldım :)ayrıca kredi kartı da geçiyor...
Düşünün ...misafiriniz geldiğinde yemekten sonra masada yada yazın balkonda çeşit çeşit meyveler eşliğinde muzlar çilekler kiviler artık gerisi sizin hayal gücünüze kalmış :) Muhteşem keyifli olur ...Hele çocuklu aileler için :)
birde tefal de var bu çeşmeden...
ACİL ! BİR RİCAM OLACAK SİZDEN ...
Hastalığım düzeldi sayılır ...ama bu öksürük beni çok yıprattı.birde bende allerjik astım olunca iyice zorluyor.bronşlarım çok dolu ve geceleri uyumak çok zorlaştı.sanki ciğerlerime bir sürahi su boşaltılmış gibi :( sizden bir konuda yardım rica edicem arkadaşlar...
tavsiye edebileceğiniz göğüs hastalıkları konusunda çok iyi uzman ve anadolu yakasında olan bildiğiniz dr var mı ?
22 Nisan 2009 Çarşamba
YİNE HASTAYIM :(
Yine hastayım...artık bıktım...dr bana kesin bir daha ki parça alımına kadar asla hasta olmamamı söyledi mi ....söyledi...kendine dikkat et dedi mi...dedi...
Pekiii...12 mayısta 32 yaşına basacak olan bu koskoca kadın oturduğu yerde 3 gündür evden dışarı çıkmadığı halde...yemeklerine özellikle boğazının huyunu bildiği için içtiklerine çok dikkat ettiği halde , gündüz uzandığı yerde yavaş yavaş boğazının şişmesini nasıl becerdi yaaa:(
sinir oldum ya...dün uzandığım yerde birden yutkunmakta zorlanmaya başladım...akşam üstü artık bademciklerim şişmişti...birde üzerine halsizlik...tam üzerine kaymak oldu resmen ...
ve parça aldırmaya 2 hafta kalmışken başıma gelene bak :(
gece kaç kere uyandım bilmiyorum...gözlerim acıyor...halsizim ..boğazım şiş...
vücudum ağrıyor ...başım ağrıyor
yok yok benim artık tedavülden kalkma zamanım geldi...bu kesin
21 Nisan 2009 Salı
İTİRAF :) VE SEVGİLİ BANU
Sabah itiraf.com da okudum bu itirafı ve aklıma sevgili Banu nun dün yazdığı yazı aklıma geldi nedense :)
*****Polis bey ille o aleti ağzıma sokacak oysa ben alkolün tadını bilmem. O inat ben inat. "Yahu ayığım" diyorum yok! "Hayat hikayemi sorun anlatayım, havuz problemi sorun çözeyim, telefonumu vereyim siz isimleri söyleyin ben numaralarını ezbere sayayım..." diyorum, "Alkole dilim değmemiştir!" diyorum yok! İlle beni otobanda gelip geçene rezil edecek ve inanmıyor ya ona da bozuğum. "Peki, gidin..." diyeceği anı kollarken ben "Hanımefendiciğim, boşuna sabrımı zorlamaya uğraşmayın zira 7 yıldır evliyim, yani inanılmaz idmanlıyım." diyor, susuyorum, üflüyorum, üflüyorum ve üflüyorum...
20 Nisan 2009 Pazartesi
17 Nisan 2009 Cuma
ACİL ! KAYIP ...
16 Nisan 2009 Perşembe
NEHİR VE FACEBOOK
Bir kaç gündür bir çok bloğda hepimiz okuduk...içimiz acıdı...üzüldük ...ağladık...neden bu dünyalar güzeli melek gibi bir kızın başına gelir dedik...
NEHİR e destek olabilmek adına dün aklıma kendi profilimde ne düşünüyorum kısmında destek linkini facebook da yazmak geldi...ordanda ne kadar çok kişiye ulaşabilirsek ne mutlu
NEHİR dualarım seninle ...ailenle ...
NEHİR in bloğu için ---NEHİR e destek için
NEHİR e destek olabilmek adına dün aklıma kendi profilimde ne düşünüyorum kısmında destek linkini facebook da yazmak geldi...ordanda ne kadar çok kişiye ulaşabilirsek ne mutlu
NEHİR dualarım seninle ...ailenle ...
NEHİR in bloğu için ---NEHİR e destek için
14 Nisan 2009 Salı
FARKINDA MISIN ?
Farkında mısın ?
Bize ait cümleler kurmaktan,Ne kadar da aciz kaldık son günlerde,Bırak,seni seviyorum demeyi,Bir günaydını bile çok görür olduk birbirimize,Tükenen,tükenen sevgimiz mi,Yoksa,yoksa dilimiz mi varmıyor ?Ne sen bana iyi misin,diyorsun,Ne ben sana bir günaydın.Bıçak açmıyor ağzımızı,farkında mısın ?Yavan kelimelere başvurmamız sebepsiz değil,Saçlarını bile taramıyorsun eskisi gibi,Benimse içimden gelmiyor tıraş olmak,Eskiden,daha zili çalmadan açardın kapıyı,Kokunu ta aşağılardan duydum,derdin,Özledim derdim,Kısar gözlerini ya sen,ya sen,dedin,Öylece sarılıp kalırdık kapı eşiğinde,Of,off.Kaç gecedir koltuğun bir kenarında uyuyup kalıyorum,Romatizmalarım da öyle arttı ki üstelik,Adeta kar yağıyor sol omzuma,Sana ilaçlarımın yerini korkudan soramıyorum,Ya cevap vermezsen,Ya git kendin al dersen,Korkuyorum işte,sevginin tükendiğini bilmekten korkuyorum.Dün ilk defa kahvaltı etmişsin beni kaldırmadan,İlk defa çayı dün,soğuk ve şekersiz içtim,Kaç zamandır adımla seslenmiyorsun bana,Adım ürkütüyor seni,Sen ayrı odadan kalkıyorsun,Ben ta uçtaki odadanBir suçlu gibi öne eğip başımızıÖylece geçiyoruz birbirimizin yanından,Bir tabloyu oluşturan iki unsur gibiyiz,Senin vurdumduymazlığını,Benim aksiliğim tamanlıyor,Yok,yok bu böyle olmayacak,Ya sen aç kıza telefon, ya ben,Bu böyle olmayacak,İstersen oğlanları sen ara,seni onlar daha bir severler,Kısaca,kısaca ya ben gideceğim,ya sen,Belki de bir zaman ayrı kalırsak,Kim bilir,belki de özleriz birbirimizi,
Bugünleri hiç düşünmeden;O hoyrat,o pervasız harcadığımızAşkımıza nasıl muhtacım nasıl,bilemezsin,Olsun bi müddet yemeği dışarıda yerim,İlaçlarımı masanın üstüne geceden dizerim,Parmağıma ip bağlarım falan,Ya da istersen ben gideyim, gideyim de nereye ?Of,off,Galiba yaşlanmamalı insan,Yoksa,yoksa suç erkek olmakta mı?Ne yaparım bi başıma ben,Yok,yok sen git kıza istersen.Dün o filmi seyrederken ağladığını gördüm,Sanma ki fark etmedim,Sanki ikimizin son dönemi,Ne kadar açığa vursak ta öfkemizi,Gem vuramazsak da alışkanlıklarımıza,Demek ki bazı şeylerin çok geç anlaşılıyormuş önemi,Bir ara gözüm takıldı,saçlarına karışmış aklara,Benim ise kış çoktan oturmuştu şu çökük şakaklara,Hatırlar mısın?İlk yemeğe çıktığımız günü?Nasıl da elim ayağıma dolaşmıştı hani,Hatırlar mısın?Bu berbat halime bimecal kalırcasına güldüğünü,Şimdi ise bak,yüreğimiz bimecal,Dağbaşı yalnızlıklarına mahküm ettik birbirimizi,Ne zaman biter bu suskunluğumuz,bilmem,Ya, bir ölüm anı çığlılığıyla,,Sahi,sahi ben ölürsem ağlar mısın?Bana,bana hiç sorma,Düşünmek bile acıtıyor içimi,Cam kesiği ağrılara gark oluyorum,Hem benim bildiğim galiba,Galiba ‘önce erkekler ölür”,O zaman da sen kalacaksın yapayalnız,Ne yapar ne edersin bu koca şehirde?Kim getirir her sabah o çok sevdiğin fırın ekmeğini,Kim sular bahçeyi,Kim budar yediverenleriVe kim bırakır,Sen daha uyanmadan yastığına en güzel gülleri?Zor değil mi?Yaşamın en zor tarafı işte,Kolay değil alışkanlıklardan bir an için vazgeçmek,Zaten,zaten benim tek alışkanlığım da sensin,Yok,yok senden vazgeçemem,Zaten benim bildiğim; ”ilk erkekler özür diler”,Daha bir yakışıyor gibi seni seviyorum demek erkeğe,Yok,yok bu sabah kalkınca,İlk işim sana sarılıp ve hiç yüksünmeden Ve kırılganlığı bir yana atıp,
Seni seviyorum demeliyim,
Seni seviyorum,
Seni seviyorum,
Günaydın,günaydın,
Günaydın birtanem.
Mehmet Çetin SÜRGÜNDE
8 Nisan 2009 Çarşamba
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










