aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2009 Pazartesi

GİDEN GÜNLERİM OLDU...

3 gündür devamlı dinlediğim bir parça var...Gülben Ergen nin son albümününde Giden Günlerim Oldu adlı parça.Çok Güzel Hareketler Bunlar ın oyuncularından Oğuzhan Koç ile düet yapmış...
Sayfanın en altında dinleyebilirsiniz.Bu sayfada sorun çıktı olmadı kodu.Sizi biraz yoracağım kusura bakmayın artık...
GİDEN GÜNLERİM OLDU
Giden günlerim oldu Seni anmadım yola bakmadım hala Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa Susmanda yeter di son vermem için hayatıma Tüm güllerim soldu Sana atmadım taraf olmadım asla Dize gelmeden düşlerim yanlızlığa Gülmende yeter di geri gelmem için hayata Beni alsalar ipe koysalar Dayanamaz yine kadere salsalar Gönlüm arıyor titriyorum bak Sıra gelmeden gidemem ki ben Tutmaz ellerim seni görmeden Zaman geçiyor bekliyorum bak

14 Nisan 2009 Salı

FARKINDA MISIN ?

Farkında mısın ?
Bize ait cümleler kurmaktan,Ne kadar da aciz kaldık son günlerde,Bırak,seni seviyorum demeyi,Bir günaydını bile çok görür olduk birbirimize,Tükenen,tükenen sevgimiz mi,Yoksa,yoksa dilimiz mi varmıyor ?Ne sen bana iyi misin,diyorsun,Ne ben sana bir günaydın.Bıçak açmıyor ağzımızı,farkında mısın ?Yavan kelimelere başvurmamız sebepsiz değil,Saçlarını bile taramıyorsun eskisi gibi,Benimse içimden gelmiyor tıraş olmak,Eskiden,daha zili çalmadan açardın kapıyı,Kokunu ta aşağılardan duydum,derdin,Özledim derdim,Kısar gözlerini ya sen,ya sen,dedin,Öylece sarılıp kalırdık kapı eşiğinde,Of,off.Kaç gecedir koltuğun bir kenarında uyuyup kalıyorum,Romatizmalarım da öyle arttı ki üstelik,Adeta kar yağıyor sol omzuma,Sana ilaçlarımın yerini korkudan soramıyorum,Ya cevap vermezsen,Ya git kendin al dersen,Korkuyorum işte,sevginin tükendiğini bilmekten korkuyorum.Dün ilk defa kahvaltı etmişsin beni kaldırmadan,İlk defa çayı dün,soğuk ve şekersiz içtim,Kaç zamandır adımla seslenmiyorsun bana,Adım ürkütüyor seni,Sen ayrı odadan kalkıyorsun,Ben ta uçtaki odadanBir suçlu gibi öne eğip başımızıÖylece geçiyoruz birbirimizin yanından,Bir tabloyu oluşturan iki unsur gibiyiz,Senin vurdumduymazlığını,Benim aksiliğim tamanlıyor,Yok,yok bu böyle olmayacak,Ya sen aç kıza telefon, ya ben,Bu böyle olmayacak,İstersen oğlanları sen ara,seni onlar daha bir severler,Kısaca,kısaca ya ben gideceğim,ya sen,Belki de bir zaman ayrı kalırsak,Kim bilir,belki de özleriz birbirimizi,
Bugünleri hiç düşünmeden;O hoyrat,o pervasız harcadığımızAşkımıza nasıl muhtacım nasıl,bilemezsin,Olsun bi müddet yemeği dışarıda yerim,İlaçlarımı masanın üstüne geceden dizerim,Parmağıma ip bağlarım falan,Ya da istersen ben gideyim, gideyim de nereye ?Of,off,Galiba yaşlanmamalı insan,Yoksa,yoksa suç erkek olmakta mı?Ne yaparım bi başıma ben,Yok,yok sen git kıza istersen.Dün o filmi seyrederken ağladığını gördüm,Sanma ki fark etmedim,Sanki ikimizin son dönemi,Ne kadar açığa vursak ta öfkemizi,Gem vuramazsak da alışkanlıklarımıza,Demek ki bazı şeylerin çok geç anlaşılıyormuş önemi,Bir ara gözüm takıldı,saçlarına karışmış aklara,Benim ise kış çoktan oturmuştu şu çökük şakaklara,Hatırlar mısın?İlk yemeğe çıktığımız günü?Nasıl da elim ayağıma dolaşmıştı hani,Hatırlar mısın?Bu berbat halime bimecal kalırcasına güldüğünü,Şimdi ise bak,yüreğimiz bimecal,Dağbaşı yalnızlıklarına mahküm ettik birbirimizi,Ne zaman biter bu suskunluğumuz,bilmem,Ya, bir ölüm anı çığlılığıyla,,Sahi,sahi ben ölürsem ağlar mısın?Bana,bana hiç sorma,Düşünmek bile acıtıyor içimi,Cam kesiği ağrılara gark oluyorum,Hem benim bildiğim galiba,Galiba ‘önce erkekler ölür”,O zaman da sen kalacaksın yapayalnız,Ne yapar ne edersin bu koca şehirde?Kim getirir her sabah o çok sevdiğin fırın ekmeğini,Kim sular bahçeyi,Kim budar yediverenleriVe kim bırakır,Sen daha uyanmadan yastığına en güzel gülleri?Zor değil mi?Yaşamın en zor tarafı işte,Kolay değil alışkanlıklardan bir an için vazgeçmek,Zaten,zaten benim tek alışkanlığım da sensin,Yok,yok senden vazgeçemem,Zaten benim bildiğim; ”ilk erkekler özür diler”,Daha bir yakışıyor gibi seni seviyorum demek erkeğe,Yok,yok bu sabah kalkınca,İlk işim sana sarılıp ve hiç yüksünmeden Ve kırılganlığı bir yana atıp,
Seni seviyorum demeliyim,
Seni seviyorum,
Seni seviyorum,
Günaydın,günaydın,
Günaydın birtanem.
Mehmet Çetin SÜRGÜNDE

31 Mart 2009 Salı

AKLIMDAN GEÇEN İLK CÜMLE...

Sevgili Okuyamazsın - Gülen beni mimlemiş...Teşekkür ederim canım.Mim konusu aklımıza gelen ilk cümlelerle yazı...Aslında şu anki ruh durumumla içimde fırtınalar kopuyor...Neye nasıl başlayacağımı bilmiyorum...En sevdiğim mevsim başladı ama gözüm onu bile görmüyor bu ara...En iyisi sevdiğim bir yazıyla anlatmak bazı şeyleri...

SEVDİĞİMLE YAŞLANMAK İSTİYORUM

Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım. Yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi. Güzel günlerimizi, evimizde bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek... Böylece yaşamalıyız işte. Sonra çocuğumuz olmalı, Düşünsene senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın ve ben söylenerek almalıyım sıranı. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız. Zaman su gibi akıp giderken, her şey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Her şeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar, ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden. Kavgasız, her sabah cinayetle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli ziyaretimize, geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız. Ben, "Bey" demeliyim sana, sende "Hanım". Öyle sevmelisin ki beni bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde. Birbirimizi sevmenin gururu olmalı her şeyde...
CAN YÜCEL

29 Mart 2009 Pazar

ANLADIM

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,kendi yolumu çizdiğimde anladım.
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil.Bildiklerini bana neden anlatmadığını anladım.Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış.Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.
Sevmek ile sevilmenin yolu önce kendini sevmekten geçermiş.Neden kendine aşık olduğunu anladım.Acı, doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden.Neden hiç ağlamadığını anladım.
Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş.Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.Ve sevilenle ağlayamıyor, kaçıyorsan ondan, çaresizliktenmiş.Senin acın için odamda tek başıma hıçkırıklarla ağladığımda anladım.Bir insanı herhangi biri kırabilir ama bir tek çok sevdiği acıtabilirmiş.Çok acıttığında anladım.Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her bir damla gözyaşını.Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet.Yüreğini elime koyduğunda anladım.Tek başına ayakta durabilecek kadar güçlüysen, yanında tutanlar varmış.Neden hiç yalnız kalmadığını anladım.Ve sana ihtiyacım var, gel diyebilmekmiş güçlü olmak.Sana git dediğimde anladım.
Biri sana git dediğinde, kalmak istiyorum diyebilmekmiş sevmek.Git dediklerinde gittiğimde anladım.Dostun seni bir kez terk edermiş, bin kez değil.Aslında hep yanımda olduğunu anladım.Ve bir kez terk etti mi seni, affetmek çok zormuş,Ben de affedemediğin şeyin ne olduğunu anladım.Sana sevgim şımarık bir çocukmuş her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan.Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.Özür dilemek değil, affet beni diye haykırmak istemekmiş, pişman olmak.Gerçekten pişman olduğumda anladım.
Affedemem, çok geç demek gururdan başka bir şey değilmiş hâlâ sevgi varsa içinde eğer.Tutsak kalbimin kapılarını kırıp, içine baktığımda anladım.Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış.Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi.Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım.
Sevgi emekmiş, emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.
Anladım
CAN YÜCEL

25 Mart 2009 Çarşamba

BİTTİ...

Hiç bir zaman isyan etmedim başıma gelenler konusunda.her zaman bir neden sonuç ilişkisi olduğuna inandım yaşadıklarım için...ama bazen her şey o kadar üst üste geliyor ki bunu hak edecek ne yaptım diye düşünüyorum...ve bir kez daha dersimi acı bir şekilde aldım....
asla ama asla kendimden başka hiç kimseye güvenmemem gerektiğini anladım...sen ne kadar dürüst olursan ol , yaşadıklarının arkasında istedin kadar dur , ne kadar fedakar olursan ol...
hepsi boş...muş !
canım çok acıdı...yaraları iyileştirmek için bu kadar çaba gösterirken yine yaraların açılması insanın canını çok acıtıyor...
bir önceki yazıda can dündar ın dediği gibi bavulları hep hazır olmalı...mantık bavulları al git diyor ama yürek o bavulları alıp gidemiyor

24 Mart 2009 Salı

BAVULLARI HEP DERLİ TOPLU DURMALI İNSANIN

Bavulları hep toplu durmalı insanın... Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı... Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vazgeçmeli... İhanetlere, terk edilmelere, bir başına bırakılmalara hazırlıklı olmalı... Yalnızlığa alışmalı... Çünkü "omuz omuza" günlerin vakti geçti. Dayanışma, günümüzün borsasının değer kaybeden hisse senetlerinden biri artık... Bireyin keşif çagı, geride kırık dökük yalnızlıklar bıraktı. Terörün bile bireysellestiği çağdayız. Zaman, birlikten kuvvet dogurma zamanı degil; Zaman, tek başına dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır... Iste o yüzden alısmalı yalnızlıga... Sokaklar dolusu issizlikle başbaşa yaşamayi göze almalı insan... Güvendigi daglardaki karlara bakıp ders çıkarmalı... Hüzünlü bir sarkıyla paylasılan gecelerde basını dayayacak bir omuz arama huylarından vazgeçmeli... Sofrada tek tabaga, tabakta az yemege alısmalı... Romanlardan yalnızlıgı yücelten paragraflar asmalı evin en görünür duvarlarina..."Yalnızlık paylaşılmaz/Paylaşılsa yalnızlık olmaz" Dizeleriyle baslamalı güne... Telesekretere "Su anda size cevap verebilecek kimse yok" denmeli,"Belkide hiç olmayacak...cevapsızlığa, sessizlige ısınmalı... Oysa sessizlik haksızlığa alkıstır. Haklılığın onuru yaşatır insanı.. Susmanın utancı öldürür... O yüzden en sessiz gecelerde "Dogruydu, yaptım" la teselli bulmali insan. Feryada komsularin yetişmemesine, Soguk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya alısmalı... Kendiyle hesaplasmaya çalışmalı... Gece yastıkla ağlaşmaya, sabah aynayla gülüsmeye, kendiyle hüzünlenip, kendiyle keyiflenmeye hazır olmalı... Hep basını alıp gidebilecek kadar cesur, Ama hep kalıp savasacak kadar gözüpek olabilmeli... Sessizligi, sese dönüstürebilmeli... Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan... Yollarla barışmalı... Yalnızlığa alışmalı... Can Dündar

GİDEN VE KALAN ...

Ne kalana git, Ne gidene kal,
Kalacak olan yerini,
Gidecek olan yolunu belirlemistir zaten!

20 Mart 2009 Cuma

ERKEKLERİN AYRILDIKTAN SONRA İLK 60 SANİYELERİ :)

1- acaba 2- yanlış 3- mı 4- yaptım 5- yoksa 6- doğru 7- mu 8- ulan 9- güzel 10-kızdı 11-allah 12-için 13-iyi de 14-kızdı 15-ama 16-çok 17-kıskançtı 18-yahu 19-her 20-?eyime 21-karışıyordu 22-bir rahat 23-haraket 24-edemiyordum 25-ama 26-gözleri 27-masmaviydi 28-deniz 29-gibi 30-gözleri 31-vardı 32-içinde 33-kayboluyordum 34-huzur 35-buluyordum 36-saçları ipek gibi 37-her dokunuş 38-ayrı mutluluktu 39-simsiyahtı 40-offf 41-kafana s.ç.m olm 42-kaçırdın canım hatunu 43-bunun gibisini bir daha 44-zor bulursun 45-köşeyi dönmeden seslensem 46-seni seviyorum desem 47-inanır mı acaba 48-hadi olum de işte deli gibi seviyorsun 49-nerde sende o cesaret olm 50-senden bir b.k olmaz 51-hadi olum bırak bu inadı 52-bağır avazın çıktığı kadar 53-ya beni terslerse 54-rezil olurum 55-niye terslesin ki ya 56-seni seviyorum derdi bana hep 57-bağır hadi bağır 58-köşeyi döndü hatun allah belamı versin 59- hasss.. ulan maç vardı maçı kaçırıyorum 60- taksiiiiiiii !

12 Mart 2009 Perşembe

DEĞER ...

DEĞER VERDİĞİN İNSAN SENİN DEĞERİNİ BİLMİYORSA BIRAK ; KENDİ DEĞERİ İLE KALSIN !

BİR AŞK İÇİN ...

Bir ask için yapabilecegin her seyi yaptıgına inanıyorsan ve buna ragmen hala yalnızsan, için rahat olsun.
Giden zaten gitmeyi kafasına koymustur ve yaptıkların onun dudagında hafif bir gülümseme yaratmaktan baska hiçbir ise yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. hani agzınla kus tutsan "Bu kusun kanadı neden beyaz degil?" diye bir soruyla bile karsılasabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu isin. Yaptıklarınla degil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. iyi halin cezanda indirim saglamaz.
Sen, "Ama senin için sunu yaptım" derken o, "sunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karsılıgında mutlaka baska bir iddiayla karsılasacaksındır.
Üzülme, sen askı yasanması gerektigi gibi yasadın.Özledin, içtin, agladın, güldün, sarkılar söyledin, düsündün, siirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur askta. Sen askını doya doya yasarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.
Bir insan eksik yasıyorsa, ve bu eksikligi bildigi halde tamamlamak için ugrasmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yasasın. Her zamanki gibi yasayacaksın sen.
"Acılara tutunarak" yasamayı Ögreneli çok oldu.
Hem ne olmus yani, yalnızlık o kadar da kötü bir sey degil.
Sen mutlulugu hiçbir zaman bir tek kisiye baglamadın ki.... Epeydir eline almadıgın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmedigin sokaklarında gezip yeni yasamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balıgın yanında. Üstelik diledigin kadar sarhos olma özgürlügü de cabası.
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asıl olan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, yada bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte
NAZIM HİKMET

11 Mart 2009 Çarşamba

SENDEN ÖĞRENDİM-FUNDA ARAR

Gittin, kanadı kırık kuştum
Sustum, sözlerine küstüm
Hani kırılırsın siyaha
Nöbet nöbet geceler boyunca
Dün güne dize gelince
Yürek acılara doyunca
O tez dönüşün geç olunca
Kendime tahammülü öğrendim
Kördüm, bilendim
Seni unutmayı öğrendim
Sen yoktun, ben yalnız kalmayı öğrendim,
Acıya duvar gibi durmayı öğrendim,
Kaybolmuş bir dilin sözcükleri gibi
Köksüz, bağsız durmayı öğrendim
Vazgeçtiysen hep sağanak yağışlarımdan
Vazgeçtiysen bitmek bilmez kışlarımdan
Korkma kimseye ödenecek borcum yok
Yok saymayı ben senden öğrendim

9 Mart 2009 Pazartesi

YARALARIMDAN SEV BENİ ...

Kim birini yaralarından sevmeye başlasa böyle olmaz mı zaten...

Acımaz mı sevilenin gözleri...

Acıyan gözler güçlenen yüreğin yüzdeki yansımasıdır aslında.

Çeliğe su vermek gibi...

Birini yarasından sevmek yüreği suya kavuşturmaktır

Ve yürek çeliğe böyle böyle dönüşür...


***İclal Aydın-Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken

KADIN VE ERKEĞİN YARATILIŞI :)

Hint Mitolojisinde Kadın ve Erkeğin Yaratılışı

Kadın: Tanrı yaprağın hafifliğini...ceylanın bakışını...güneş ışığının kıvancını... sisin gözyaşını aldı...rüzgarın kararsızlığını...tavşanın ürkmezliğini onlara ekledi...kaplanın yırtıcılığını...ateşin yakıcılığını...kışın soğuğunu...kıymetli taşların sertliğini...balın tadını...saksağnın gevezeliğini...kumrunun sevgisini...bunların üzerine kattı...bütün bunları karıştırarak eritti...ve kadını yaratarak erkeğe armağan etti...
Erkeğe gelince... Tanrı kaplumbağanın yavaşlığını, boğanın bakışını, fırtına bulutlarının kasvetini, tilkinin kurnazlığını, boranın dehşetini aldı. Sülüğün yapışkanlığını, kedinin nankörlüğünü, hindinin kabarışını, gergedan derisinin sertliğini onlara ekledi. Bunların üzerine ayının kabalığını, bukalemunun şıp sevdiliğini, sivrisineğin vızıltısını kattı ve erkeği yarattı.
Tanrı "Yarattığı erkeği adam etsin diye, kadına verdi"

9 Şubat 2009 Pazartesi

KADININ EN TATLI YERİ

Kadının en tatlı yeri henüz kırılmamışsa kalbidir.
Kırılmışsa ıslak bakan gözleri...
Artık ağlayamıyorsa dudağının kenarına yerleşmiş hüznü...
Hüznü bile hissetmiyorsa artık buz tutmuş parmakları...
Isınmıyorsa konuşmuyorsa ve artık hiç gülmüyorsa...
Anılarda kalmış çocukluğudur...
Ama muhakkak tatlı bir yeri vardır kadının.
Yeter ki severek bakan bir çift göz olsun üstünde.
Kadın severek gösterir sakladığı tadı...
İNTERNETTEN ALINTIDIR

3 Şubat 2009 Salı

İCLAL AYDIN


Dün gece Saba Tümer in proğramında benim için çok özel bir kadın olan , köşesini ve kitaplarını zevkle okuduğum İclal Aydın ı izledim.Küllerinden tekrar doğmanın en güzel örneklerinden biridir benim için ...

Yeni bir kitap çıkarmış."Benim için suskun geçen birkaç yılın ardından bana kapanmayan pencerelerinize seslenmek istedim." diyor İclal Aydın...
Özellikle Bitmiş Aşklar Emanetçisi kitabını 2 kere okudum.Yeni kitabının adı Evlerinin Işıkları Bir Bir Yanarken...Mutlaka alıp okumalı

2 Şubat 2009 Pazartesi

ÖĞRENDİM Kİ...

Yıllar sonra öğrendim ki... Öğrendim ki... Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, Gerisini karşı tarafa bırakırsınız.
Öğrendim ki... Güveni geliştirmek yıllar alıyor, Yıkmak bir dakika.
Öğrendim ki... Hayatında nelere sahip olduğun değil Kiminle olduğun önemli.
Öğrendim ki... Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün Ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.
Öğrendim ki... Kendini en iyilerle kıyaslamak değil Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir. Öğrendim ki... İnsanların başına ne geldiği değil O durumda ne yaptıkları önemli.
Öğrendim ki... Ne kadar küçük dilimlersen dilimle Her işin iki yüzü var.
Öğrendim ki... Olmak istediğim insan olabilmem Çok vakit alıyor.
Öğrendim ki... Karşılık vermek Düşünmekten çok daha basit.
Öğrendim ki... Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.
Öğrendim ki... "Bittim" dediğin andan itibaren Pilinin bitmesine daha çok var.
Öğrendim ki... Sen tepkilerini kontrol edemezsen Tepkilerin hayatını kontrol eder.
Öğrendim ki... Kahraman dediğimiz insanlar Bir şey yapılması gerektiğinde Yapılması gerekeni Şartlar ne olursa olsun yapanlar.
Öğrendim ki... Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.
Öğrendim ki... Bazı insanlar sizi çok seviyor Ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor. Öğrendim ki... Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz Bazıları hiç karşılık vermiyor.
Öğrendim ki... Para ucuz bir başarı.
Öğrendim ki... En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz.
Öğrendim ki... Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları Kaldırmak için elini uzatır.
Öğrendim ki... İki insan aynı şeye bakıp Tamamen farklı şeyler görebilir.
Öğrendim ki... Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır.
Öğrendim ki... He şartta kendisiyle dürüst kalanlar Daha uzun yol yürüyor.
Öğrendim ki... Hiç tanımadığın insanlar, iki saat içinde, senin hayatını değiştirir.
Öğrendim ki... Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.
Öğrendim ki... Duvarda asılı diplomalar İnsanı insan yapmaya yetmez.
Öğrendim ki... Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.
Öğrendim ki... Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.
Öğrendim ki... Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!
Öğrendim ki... Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, Ne tür deneyimler yaşadığınızla var.
Öğrendim ki... Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz. Aile her zaman biyolojik değil.
Öğrendim ki... Ne kadar yakın olursa olsunlar En iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir.
Öğrendim ki... Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.
Öğrendim ki... Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.
Öğrendim ki... Şartlar ve olaylar, Kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.
Öğrendim ki... İki kişi münakaşa ediyorsa, Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
Öğrendim ki... Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.
Öğrendim ki... Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor
ATAOL BEHRAMOĞLU