28 Mayıs 2009 Perşembe

GİDEMEM...

GİDEMEM...
Bazen daha fazladır her şey
Bi eşikten atlar insan
Yüzüne bakmak istemez yaşamın
O kadar azalmıştır anlam
O zaman hemen git radyoyu aç bi şarkı tut
Ya da bi kitap oku mutlaka iyi geliyor
Ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar
Zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor
Ama fazla da üzülme hayat bitiyor bir gün
Ayrılıktan kaçılmıyor
Hem çok zor hemde çok kısa bir macera ömür
Ömür imtihanla geçiyor
Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem gitmem
Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir
Acının insana kattığı değeri bilirim küsemem
Acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir
Bi şiirden, bi sözden, bi melodiden, bi filmden
Geçirip güzelleştirmeden can dayanmıyor
Yıldızların o ışıklı fırçası azıcık değmeden
Bu şahane hüzün tablosu tamamlanmıyor
Söz-Müzik:Sezen Aksu

DOKTOR...

maillleriniz ve yorumlarınız için çok teşekkür ederim...doktor a sonunda dün gidebildim 1 hafta gecikmeli.dr un kongresi olduğu için şehir dışında oluşu gecikmeli oldu benim gidişim...
3 ay önce oraya nasıl gittiğimi...sıramı beklerken yaptığım bir telefon konuşmasını...ordan çıktığımda hayatımda ilk kez sokaklarda ağlamamı...telefon açıp hani her şey iyi olacaktı hani sonuçlar temiz çıkacaktı diye ağlayarak konuşmamı...gözyaşlarıma engel olamamamı...bunu hak edecek ne yaptım diye bağırmamı...ve dr ların elçin moralini yüksek tut bu işin en büyük olayı moral demelerine rağmen canımın acıması...kalbimin kırılarak aptal yerine konmamı...yalanlarla saygının son zerresini yok etmesini... her şeyi bir anda baştan yaşadım oraya giderken
ama anladım ki hiç bir şey ama hiç bir şey değmez bu kadar üzülmeye...hele hayatını yalanlar ve başkalarının dediklerine göre yönlendiren insanlar için ...hiççç
hiç bir zaman isyan etmem.her şeyi allaha havale ederim her zaman ...ilahi adalate inandım...hepimiz hayattayız ve yaşayarak göreceğim sonunun ne olduğunu ...
içeri endişeli girdim dr un odasına .dedim gene başınızın belası hastanız geldiii:)
daha ilk odasına girdikten itibaren başladı benim deliliklerim :) artık sinirlerim laçka olduğu için her şeyi espriye vurmaya başladık onunla...hatta bana öyle bir espri yaptı ki gülmekten benimle ilgili testi bir süre yapamadı :) hatta tehdit bile ettim bakın bunu bloğda yazarım ona göre diye ...ondan gelen cevap tamam yaz ama biraz esprili yaz bari dedi:) birde pazarlık yaptı benimle.
anneme benden ilk parça alındığı zaman dedimki anne sen torun morun unut benden hayır yok sana :)
normal bir anne ne der böyle durumda ...kızım yeterki sen iyi ol torunda neymiş ...der ...
değil mi?
benim annemin cevabı amaaann boşver daha iyi mal bölünmez
!!?!? nası yani yaaa:) benim annem bir alem
test yapıldı...sırada kan tahlilleri var ...ve gene sancılı sonucu bekleme süreci başladı
çok dua ettim lütfen bu sefer iyi çıksın ...canım yanmasın tekrar ...o acı beni korkutuyor

27 Mayıs 2009 Çarşamba

ZATEN ÖLECEKLERDİ...

Dün dr dan geldim ve haberleri açmamla bursa daki hastane yangını ile ilgili bir açıklamayı duymam ve şok olmam bir oldu...
bazen bu ülkeden kaçasım var...resmen kurulan cümlelerin TÜRKÇE meali
ZATEN ÖLECEKLERDİ ONLAR !!!!!!!
kanım dondu...

25 Mayıs 2009 Pazartesi

ÇERÇEVE DEĞİL RESİM ARIYORUM ...

Ajda Pekkan nın resim adlı bu parçasının özellikle çerçeve değil resim arıyorum sözüne takıldım ...
Hayat aynı gökteki gibi uçuyor anılar
Beni aynı eskisi gibi deli sanıyorlar
Ne yazık ki çerçeve değil resim arıyorum
Bu seferki zorlama değil seni seviyorum
Acılar güzel olacak
Yürek hep de şanslı değil bir üzen olacak
İkimiz senle neyi çözemedik
O da tek taraflı değil bir gülen olacak
Bu kapıdan ilk giren aşık olacak
Sözüne de özüne de sadık olacak
İkimize bu tabiat aşık olacak
Sıramı bekliyorum

EVLİLİK :)

Melih Cevdet'e sormuşlar 'evlilik nedir' diye.Eskiden demiş, kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi biraraya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü. Tabi o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi. O yüzden buna 'evlenmek' denirdi. Şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar, bu yüzden artık evlilik 'katlanmaktır' demiş.'
EVLİLİK
1- Bir adam gazeteye ilan vermiş: ''Eş arıyorum''. Ertesi gün yüzlerce mektup almış. Hepsi aynı şeyi söylüyormuş. ''Benimkini alabilirsin.''
2- Bir adam karısına arabasının kapısını tutuyorsa emin olabilirsiniz. ''Ya arabası yenidir ya da karısı!..''
3- Bir genç babasına sorar; ''Baba evlenmek kaça mal olur?'' Baba cevap verir: ''Bilmiyorum oğlum, ben hálá ödüyorum.''
4- Evli erkeklerin psikolojisi arkadaşlarla lokantaya gitmeye benzer. İstediğin yemeği sipariş edersin, sonra yanındakinin istediği yemeği görüp ''Keşke onu isteseydim'' dersin.
5- Evliliğin ilk yılında adam konuşur kadın dinler, ikinci yılında kadın konuşur adam dinler, üçüncü yılında her ikisi de konuşur, komşular dinler.
6- Bir kavgadan sonra kadın kocasına bağırır: ''Seninle evlendiğimde tam bir aptalmışım.'' Adam cevap verir: ''Evet aşıktım, fark edemedim.''
7- Bir davette bir kadın arkadaşına sorar; ''Alyansını yanlış parmağına takmıyor musun?'' Diğer hanım cevap verir; ''Evet yanlış adamla evliyim de ondan.''
HEPİNİZE İYİ HAFTALAR :)

22 Mayıs 2009 Cuma

GEÇMEZ YARA ...

Bu aralar sık dinlediğim parçalar var ...

*** Geçmez Yara

***Soyadın Bende Kaldı

***5 çayı

***Yak Gel

Hepsinin sözleri anlayan için çok şey ifade ediyor...

19 Mayıs 2009 Salı

DOKTOR ZAMANI GENE :(

3 ay geçti ve yarın gene doktor zamanım geldi :( yarın gidip bazı tahliller yaptıracağım ve sonuçlara göre gene büyük ihtimal benden gene parça alacaklar.
3 ay önce 4 doktor un ortak dediği bir cümle vardı bana ^^ elçin moralini yüksek tut hiç bir şeye üzülme kafanı takma !!! ^^ ama bu 3 ay içinde o kadar çok şey yaşadımki...canım çok acıdı...kalbim kırıldı...üzüldüm ...ağladım...ama şunu bir kez daha anladım ki hiç kimseye hak ettiğinde fazla değer vermeyeceksin ...saygı göstermeyeceksin...çünkü zaten o kişiler çevrelerini saran insanlardan gördüklerinin saygı sevgi olduğunu sanıyorlar ama at gözlüğü taktıkları için o insanların asıl hangi gözle ona baktığını göremiyorlar .maddi ve manevi bazı boyunduruklar altında oldukları için bir kaç kişiliği içlerinde barındırıp dengesiz davranışlar içine girip artık sizin onu sadece bir insan olarak gördüğünüz halde ona karşı saygınızın son kırıntılarını bile yok edebiliyorlar.sizin onu sadece insan olarak görmenizi bile gidip kendi kafalarına göre anlamlar yükleyip sizin düşüncelerinizi olmadık yerlere çekip her şeyin ortada net bir şekilde olmasına rağmen olayları işine geldiği gibi algılayabiliyorlar...
bu 3 ay benim için çok ders almam gereken olaylarla geçti...hani bir tabir varya teflona dönüşmek...keşke başarabilsem...
dualarınızı ihtiyacım var...geçen sefer sizinde desteğinizle benim için zor bir süreci atlattım.
umarım bu seferde başarırım...

18 Mayıs 2009 Pazartesi

ÇOK CİDDİ BİR SORU :)

Geçen hafta 32 yaşına basmış olan yaşına başına bakmayıp utanmadan gidip kendisine şuuu yukarıdaki resimde yer alan tavandan asılan ilk gördüğü zaman çocuklar gibi çığlık attıran renk renk çiçekleri , mickey mouselu anahtalıkları , çok sevimli inekli bir kalemliği , 2 hafta önce dışarda bir kızın kafasında gördüğü şapka şeklinde tokaya bayılıp aynısını bulunca 2 renk aldığı şapkaları ve çok güzel hareketler bunlar ı izleyenlerin iyi bildiği hıyar baba nın eşinin kafasında seksi olmak için taktığı ışık saçan ortası kalpli şeytan tokasını alan bloğ sahibi sizce gerçekten kaç yaşındadır :)

13 Mayıs 2009 Çarşamba

SON KIRINTILARI YOK EDEN BEYAZ GÜLLER ...

Doğum günü sürprizi telaşesi sabah mahmurluğu telaşesinin üstesinden gelince açılmış faltaşı gözlerle tanıdığım yüzleri geçirdim aklımdan.Çiçekçi ısrarla adresimi istemiş bütün ısrarlarıma karşın bana hala çok komik gelen bahanelerle çiçeklerin gizemli sahibi hakkında kimlik bilgilerini vermemekte oldukça kararlı davranmıştı.Haliyle meraklandım, adresi verdim.Bir süre sonra zarf içinde umut dolu, altında isim yazmayan bir notla birlikte bembeyaz, masum ve açmamış goncalarla 20 gül kokusu çaldı kapımı.Doğum günü sürprizi buna denirdi ama bu heyecan verici sürprizin sahibi kim olabilirdi; bana doğum günü sürprizi yapabilecek o kadar arkadaşım varken bu bilmeceyi çözmek zordu ve mutlu eden jestin hemen yanıbaşında çözülmeyi bekleyen bir bilmece duruyordu.Ama güllerin sahibinin ve çiçekçinin hesaplayamadığı bir şey vardı...telefon numarası ! Güllerimi bir süre izledikten sonra çiçekçinin numarasını internetten araştırmaktan alamadım kendimi.Adres sanki bir şeyler hatırlatır gibi oldu; çok önceden, yüzyıllar öncesinden adresin ait olduğu semtte tanıdığım birileri vardı...Yine beni şaşırtmamıştı.Yüreklice ne o mesajın altına adını yazabildi ne her olayda olduğu gibi olayı hak ettiği gibi yaşattı ...Gözümde hiç bir değeri yok o güllerin...nede içine konulan kartta olan bebek resminin ...ne acı ...hala ne bir şeye başlamasını sürdürmesini beceremediği gibi bitirmesini bile her olayda olduğu gibi başka şeylerin arkasına saklanarak yapması...

Yüreklice karşıma geçip yada telefon açıp kutlasaydı o zaman ona olan saygımın son kırıntıları hala yerinde duruyor olacaktı...Ama şimdi toz zerresi bile kalmadı ...Bu anlayan için çok şey ifade eder


KİMİ...

Kimi aradığını yitirir aradıkça,kimi aranandır arayan gelir onu bulur.

12 Mayıs 2009 Salı

BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM :)

yıllar önce hep bir 18 yaşıma gelsem bak neler yapacağım derdim.sanki 18 yaşına kadar zaman hiç geçmedi.ama 18 yaşından sonra zaman nasıl geçti anlamadım...
şimdi 32 oldum ...inanamıyorum :) dante gibi yolun yarısına az kaldı
BU YAZIMDA BELİRTTİĞİM GİBİ ANNEME TEŞEKÜRÜ BİR BORÇ BİLİRİM :)

8 Mayıs 2009 Cuma

BENİM ANNEM GÜZEL ANNEM BENİ AL KOLLARINA ...

Söze nerden başlayacağımı bilemedim annem.konu sen olunca kelimeler yeterli kalmıyor seni anlatmaya :) şahsına münhasır bir kadınsın...
insan belli bir yaşta bazı şeylerin önemini anlayamıyor yaşının getirdiği durumlardan dolayı.bazen isyankar oluyorsun bazen siz beni anlamıyorsunuz diyorsun bazen offff anne gene başladın oluyor :)
insan belli bir yaştan ve bazı yaşanmışlıklardan sonra olayları daha farklı değerlendiriyor.eskisi gibi olaylara daha sert yaklaşıp ani tepkiler vermiyor.şairin dediği gibi acılarda sevinçler gibi olgunlaştırıyor insanı.olayları geldiği gibi karşılamayı öğreniyorsun.daha hoşgörülü olmayı daha sabırlı olmayı öğrenirken bunları herkese değil gerçekten bunu hak edenlere vermeyi hayat sana öğretiyor insana.sonuçlarının belkide kötü olacağı bir olayda bile insan bazen gülebiliyor.olayı espriye vurabiliyor
hani senin bana yıllardır söylediğin bir şey var- insan ruhunu terbiye etmesini öğrenmeli...-
işte annem eğer bugün çok daha fazla sabırlıysam, insanları olduğu gibi kabul etmeye çalışıyorsam , yaşadığım zor dönemlerde gülebilecek bir yön bulabiliyorsam , bir çok kişi beni gördüğünde annenin kızı olduğun nasıl belli her yönden şeklinde övgü dolu sözler duyuyorsam , yeri geldiğinde susmanında büyük bir erdem olduğunu anladıysam , özel hayatımda yaşadığım zor günlerde biliyorsam annem her zaman benim yanımda bana her yönden destek , nefes alamayacak durumda olduğumda sana telefon açıp sesini duyup rahatlayabilmek için güya belli etmeden daha ilk anne dediğimde sen anında neyin var dediğinde sana olan hayranlığım her seferinde daha fazla arttığını düşünüyorsam , küçükken en çok sevdiğim şeylerden biri olan karıncaları seyrederken bile benimle birlikte seyredip beraber güldüğümüz için :) beni deli kızım diye sevdiğin için ,ben seninle ne yapacağım derken sesindeki o sıcaklığı anne kokusunu bile bana telefonda hissettirdiğin için , ameliyat olduğumda gözümü daha tam açamadan alnımda hissettiğim o sıcak anne elini alnıma koyup okşayıp beni sakinleştirirken sesindeki o endişeli ,ağlamamak için güçlü durmaya çalışıp sesindeki titremeyi engellerken burdayım yavrum dediğin için , bana destek olurken herkese her şeye karşı benim arkamda olup her koşulda ben senin yanındayım yavrum dediğin için ....
daha milyonlarca sayamadığım şey var annem .sana ne kadar teşekkür etsem azdır annem.iyiki benim annemsin.varlığın her zaman bana güç verdi...senin kadar eğlenceli bir annem olduğu için çok şanslıyım :) ben ağlarken bile söylediğin tek bir cümle ile beni gülme krizlerine sokan , dışarı dolaşmaya çıktığımızda mutlaka eğlenceli bir olay yaşatan , çok güzel,yürekli,çok fedakar,güleryüzlü,adaletli,yetenekli daha bir sürü sıfatın karşılığı sensin annem ...
o anne kokun dünyalara bedel.senin gibi bir anne olmayı başarırsam evlatlarıma daha ne isterim hayattan ...iyiki benim annemsin...seni çok seviyorum annem...anneler günün kutlu olsun
kardeşimin dediği gibi annneeeciiiiğiiimmmm:)
annem sayfanın en altında bir parça var ...lütfen dinle.kayahan-ipek acar ın ninni parçası ...çocuğum olup bu ninniyi söyleyeceğim günler gelecek mi annem ?

7 Mayıs 2009 Perşembe

SAÇLARIMI SEN ÖRER MİSİN ...

Bugün için bambaşka bir yazı yazacaktım.Çok güzel keyifli bol deniz kokulu bol sohbetli bloğum sayesinde tanıştığım çok özel sevdiğim bir ablamla geçen bir günün ardından akşam haberleri izlerken her şey dondu beynimde...içim çok acıdı
muhabirlerin o katliamda annelerini babalarını kaybetmiş çocuklara SENİN ANNEN Mİ ÖLDÜ sorusu sordular ya ...işte o anda o muhabiri bulup öldürmek istedim ...yazıklar olsun sana ..sen nasıl o diplomayı aldın dedim içimden...
o dünyalar güzeli kızın muhabire ANNEM ÖLDÜ...BENİM SAÇLARIMI SEN ÖRER MİSİN diye sorması...içim parçalandı ...o gözleri ...o annesini bir daha göremeyecek olması...bundan sonra geceleri saçlarını okşayacak annesinin olmaması...bunu yazarken bile ağlıyorum
elimde olsa gidip o kıza ordaki tüm çoçuklara sarılmak istiyorum...güya anneler gününde anneme özel bir yazı yazacaktım...ama bu gece o çocukları izleyince içim elvermedi...yapamadım
sanki onlara karşı ayıp olacak gibi geldi...haksızlık olacak gibi geldi...annemm affet ...yapamadım

6 Mayıs 2009 Çarşamba

MUTLU AYAKLAR :)


Allerji ve astımdan dolayı eve tıkılınca mecbur yapacaklarım sınırlı mecbur tabi...nette dolaşırken bir pati buldum :) beni gören sanırki milyarlar kazandım ona seviniyorum ekrana bakıp :)


ama görünce çok mutlu oldum...bence çok şirin...32 yaşında bir hatun bunları ayağına giyip üzerine mickey mouse lu bir tişört cadde de dolaşırsa ne olur sizce :)


linki için buraya bir tıkkk lütfen

5 Mayıs 2009 Salı

IGLO VE PRENSES PATATES


Dün markette alışveriş yaparken gözüm bu patatese takıldı.kroket tarzını misafirim geldiğinde sık kullanıyordum.ama buda yemeğin yanında şık durur bence :)

4 Mayıs 2009 Pazartesi

GİDEN GÜNLERİM OLDU...

3 gündür devamlı dinlediğim bir parça var...Gülben Ergen nin son albümününde Giden Günlerim Oldu adlı parça.Çok Güzel Hareketler Bunlar ın oyuncularından Oğuzhan Koç ile düet yapmış...
Sayfanın en altında dinleyebilirsiniz.Bu sayfada sorun çıktı olmadı kodu.Sizi biraz yoracağım kusura bakmayın artık...
GİDEN GÜNLERİM OLDU
Giden günlerim oldu Seni anmadım yola bakmadım hala Dile gelmeden düşlerim yanlızlığa Susmanda yeter di son vermem için hayatıma Tüm güllerim soldu Sana atmadım taraf olmadım asla Dize gelmeden düşlerim yanlızlığa Gülmende yeter di geri gelmem için hayata Beni alsalar ipe koysalar Dayanamaz yine kadere salsalar Gönlüm arıyor titriyorum bak Sıra gelmeden gidemem ki ben Tutmaz ellerim seni görmeden Zaman geçiyor bekliyorum bak

1 Mayıs 2009 Cuma

BÜYÜK BİR TAŞ VAR CİĞERLERİMDE :(

Nefes almak bu kadar mı zor olur ...En sevdiğim mevsim geldi ama gözüm onu bile görmüyor...
İnsan somut anlamda vücudundaki yaralara sorunlara merhem buluyor ama kalbindeki yaralar çok daha fazla can acıtıyor...Zor nefes alırken birde bu yaralar çok daha azaltıyor aldığın nefesi.
Ne kadar vicdanı rahatsız edip yardım etmeye çalışsada kendince... bir kere bu kalp çok kırıldı...canı çok acıdı...bir kez daha anladı ki kendinden başka hiç kimseye çok fazla değer vermeyeceksin...onu onun kendisini düşündüğünden çok daha fazla düşünmeyeceksin...eğer bir insan hayatına belli bir yaşa geldiği halde sahip çıkamayıp başkalarının lafıyla hareket ediyorsa ...ne bir şeye başlamasını başladıktan sonra ne sürdürmesini en acısı bitirmesini bile yalansız bahanelere sığınmadan ve bu bahanelerin yalan olduğunun ortaya kendi aptallığı yüzünden çıkacağını düşünemeyecek kadar insanlıktan nasibini almamış biriyse...ne denir daha ...
bu nasıl bir vicdan ...insan nasıl yatağa yattığı zaman rahat kafasını yastığa koyabiliyor...hayatımda kimseye ah etmedim...etmemde ama ilahi adalete her zaman inandım...yürekten
12 mayıs da 32 yaşıma basıyorum...heyecan kalmadı eski doğum günlerim yaklaştığı zaman ki gibi...bana hissettirmeden yapılan planlar , sürpriz bir parti , sevdiğim insanları hep birlikte görmek, özel bir hediye ...bunları hep ben yaptım sevdiklerime ...
karşılık beklenmez yapılırken yeterki karşımdakinin o mutlu gözlerini göreyim...ama bazen insanın yüreğinden geçmiyor değil...hani bu sene acaba farklı olur mu ?
büyük bir sürpriz olur mu ?

28 Nisan 2009 Salı

CEYDA NIN BAHÇESİ VE BEN :)

Her şey bundan bir kaç hafta önce başladı.Sevgili Ceyda-Ceydanın Bahçesi sağlık açısından zor bir süreçten geçiyordu.Önceden sessiz takipçisiydim onun.Ama ne zamanki sağlık sorunu için yazısını okudum hemen yorum ve mail attım .
Sonra mailleşmelerimiz devam etti...Ardından telefonlar verildi ve sanki uzun zamandır arkadaşız gibi sohbetlerimiz sıcak ve samimi bir şekilde devam etti...
En sonunda bundan yaklaşık 15 gün önce buluşmaya karar verdik.Aynı maillerde ve telefonda nasıl sıcak samimi bir şekilde konuşuyorsak daha buluşmamızın ilk anından itibaren bu aynen devam etti...
Ve şansımıza hava çok güzeldi.Açık alanda içilen kahveler ardından sahilde güzel bir yemekle devam eden ve saatin nasıl geçtiğini anlamadığım çok güzel bir sohbet :)
Ceyda çok sıcak samimi içten tatlı dünyanın 7 harikasından biri :)
İyiki seni tanıdım canım ...Her şey için tekrar çok teşekkür ederim :)

27 Nisan 2009 Pazartesi

ÇİKOLATA ÇEŞMESİ VE BEN :)




Ne zaman Kahve Dünyasına gitsem Elçin bu sefer yeme dememe rağmen kendimi tutamayıp fondü ısmarlarken buluyorum kendimi...Daha önce bunu bu yazımda bahsetmiştim.Hatta gidip dayanamadım ve ordan fondü seti aldım eve :)

Sonra bu aralar herkesin sık sık görmeye başladığı çikolata çeşmesi dikkatimi çekti.Resmen onu görünce kendimi kaybediyorum hatta utanmasam ve o kadar küçük olsam içine girip yıkanasım bile geliyor :)

İnternette araştırdım bunların ev tipi olanı var mı diye.Veeee varmış :)

Chisiel adlı firma oteller dışında ev tipi çikolata çeşmesi de satıyor.Bir kaç seçenek mevcut .renkli olanlara bayıldım :)ayrıca kredi kartı da geçiyor...
Düşünün ...misafiriniz geldiğinde yemekten sonra masada yada yazın balkonda çeşit çeşit meyveler eşliğinde muzlar çilekler kiviler artık gerisi sizin hayal gücünüze kalmış :) Muhteşem keyifli olur ...Hele çocuklu aileler için :)
birde tefal de var bu çeşmeden...

ACİL ! BİR RİCAM OLACAK SİZDEN ...

Hastalığım düzeldi sayılır ...ama bu öksürük beni çok yıprattı.birde bende allerjik astım olunca iyice zorluyor.bronşlarım çok dolu ve geceleri uyumak çok zorlaştı.sanki ciğerlerime bir sürahi su boşaltılmış gibi :( sizden bir konuda yardım rica edicem arkadaşlar...
tavsiye edebileceğiniz göğüs hastalıkları konusunda çok iyi uzman ve anadolu yakasında olan bildiğiniz dr var mı ?

22 Nisan 2009 Çarşamba

YİNE HASTAYIM :(

Yine hastayım...artık bıktım...dr bana kesin bir daha ki parça alımına kadar asla hasta olmamamı söyledi mi ....söyledi...kendine dikkat et dedi mi...dedi...
Pekiii...12 mayısta 32 yaşına basacak olan bu koskoca kadın oturduğu yerde 3 gündür evden dışarı çıkmadığı halde...yemeklerine özellikle boğazının huyunu bildiği için içtiklerine çok dikkat ettiği halde , gündüz uzandığı yerde yavaş yavaş boğazının şişmesini nasıl becerdi yaaa:(
sinir oldum ya...dün uzandığım yerde birden yutkunmakta zorlanmaya başladım...akşam üstü artık bademciklerim şişmişti...birde üzerine halsizlik...tam üzerine kaymak oldu resmen ...
ve parça aldırmaya 2 hafta kalmışken başıma gelene bak :(
gece kaç kere uyandım bilmiyorum...gözlerim acıyor...halsizim ..boğazım şiş...
vücudum ağrıyor ...başım ağrıyor
yok yok benim artık tedavülden kalkma zamanım geldi...bu kesin

21 Nisan 2009 Salı

İTİRAF :) VE SEVGİLİ BANU

Sabah itiraf.com da okudum bu itirafı ve aklıma sevgili Banu nun dün yazdığı yazı aklıma geldi nedense :)
*****Polis bey ille o aleti ağzıma sokacak oysa ben alkolün tadını bilmem. O inat ben inat. "Yahu ayığım" diyorum yok! "Hayat hikayemi sorun anlatayım, havuz problemi sorun çözeyim, telefonumu vereyim siz isimleri söyleyin ben numaralarını ezbere sayayım..." diyorum, "Alkole dilim değmemiştir!" diyorum yok! İlle beni otobanda gelip geçene rezil edecek ve inanmıyor ya ona da bozuğum. "Peki, gidin..." diyeceği anı kollarken ben "Hanımefendiciğim, boşuna sabrımı zorlamaya uğraşmayın zira 7 yıldır evliyim, yani inanılmaz idmanlıyım." diyor, susuyorum, üflüyorum, üflüyorum ve üflüyorum...

17 Nisan 2009 Cuma

ACİL ! KAYIP ...

BANA GELEN BİR MAİLİ PAYLAŞMAK İSTEDİM :
Yukarıda resmi görünen 4 yaşındaki kızım Azra Zeynep 03.04.2009 Cuma gününden itibaren kayıptır..!!Yerini bilenlerin, görenlerin insaniyet namına polis’e bildirmeleri veya aşağıdaki numaraları aramaları önemle rica olunur..!! 0 533 626 57 520 216 308 60 76

16 Nisan 2009 Perşembe

NEHİR VE FACEBOOK

Bir kaç gündür bir çok bloğda hepimiz okuduk...içimiz acıdı...üzüldük ...ağladık...neden bu dünyalar güzeli melek gibi bir kızın başına gelir dedik...

NEHİR e destek olabilmek adına dün aklıma kendi profilimde ne düşünüyorum kısmında destek linkini facebook da yazmak geldi...ordanda ne kadar çok kişiye ulaşabilirsek ne mutlu

NEHİR dualarım seninle ...ailenle ...

NEHİR in bloğu için ---NEHİR e destek için

14 Nisan 2009 Salı

FARKINDA MISIN ?

Farkında mısın ?
Bize ait cümleler kurmaktan,Ne kadar da aciz kaldık son günlerde,Bırak,seni seviyorum demeyi,Bir günaydını bile çok görür olduk birbirimize,Tükenen,tükenen sevgimiz mi,Yoksa,yoksa dilimiz mi varmıyor ?Ne sen bana iyi misin,diyorsun,Ne ben sana bir günaydın.Bıçak açmıyor ağzımızı,farkında mısın ?Yavan kelimelere başvurmamız sebepsiz değil,Saçlarını bile taramıyorsun eskisi gibi,Benimse içimden gelmiyor tıraş olmak,Eskiden,daha zili çalmadan açardın kapıyı,Kokunu ta aşağılardan duydum,derdin,Özledim derdim,Kısar gözlerini ya sen,ya sen,dedin,Öylece sarılıp kalırdık kapı eşiğinde,Of,off.Kaç gecedir koltuğun bir kenarında uyuyup kalıyorum,Romatizmalarım da öyle arttı ki üstelik,Adeta kar yağıyor sol omzuma,Sana ilaçlarımın yerini korkudan soramıyorum,Ya cevap vermezsen,Ya git kendin al dersen,Korkuyorum işte,sevginin tükendiğini bilmekten korkuyorum.Dün ilk defa kahvaltı etmişsin beni kaldırmadan,İlk defa çayı dün,soğuk ve şekersiz içtim,Kaç zamandır adımla seslenmiyorsun bana,Adım ürkütüyor seni,Sen ayrı odadan kalkıyorsun,Ben ta uçtaki odadanBir suçlu gibi öne eğip başımızıÖylece geçiyoruz birbirimizin yanından,Bir tabloyu oluşturan iki unsur gibiyiz,Senin vurdumduymazlığını,Benim aksiliğim tamanlıyor,Yok,yok bu böyle olmayacak,Ya sen aç kıza telefon, ya ben,Bu böyle olmayacak,İstersen oğlanları sen ara,seni onlar daha bir severler,Kısaca,kısaca ya ben gideceğim,ya sen,Belki de bir zaman ayrı kalırsak,Kim bilir,belki de özleriz birbirimizi,
Bugünleri hiç düşünmeden;O hoyrat,o pervasız harcadığımızAşkımıza nasıl muhtacım nasıl,bilemezsin,Olsun bi müddet yemeği dışarıda yerim,İlaçlarımı masanın üstüne geceden dizerim,Parmağıma ip bağlarım falan,Ya da istersen ben gideyim, gideyim de nereye ?Of,off,Galiba yaşlanmamalı insan,Yoksa,yoksa suç erkek olmakta mı?Ne yaparım bi başıma ben,Yok,yok sen git kıza istersen.Dün o filmi seyrederken ağladığını gördüm,Sanma ki fark etmedim,Sanki ikimizin son dönemi,Ne kadar açığa vursak ta öfkemizi,Gem vuramazsak da alışkanlıklarımıza,Demek ki bazı şeylerin çok geç anlaşılıyormuş önemi,Bir ara gözüm takıldı,saçlarına karışmış aklara,Benim ise kış çoktan oturmuştu şu çökük şakaklara,Hatırlar mısın?İlk yemeğe çıktığımız günü?Nasıl da elim ayağıma dolaşmıştı hani,Hatırlar mısın?Bu berbat halime bimecal kalırcasına güldüğünü,Şimdi ise bak,yüreğimiz bimecal,Dağbaşı yalnızlıklarına mahküm ettik birbirimizi,Ne zaman biter bu suskunluğumuz,bilmem,Ya, bir ölüm anı çığlılığıyla,,Sahi,sahi ben ölürsem ağlar mısın?Bana,bana hiç sorma,Düşünmek bile acıtıyor içimi,Cam kesiği ağrılara gark oluyorum,Hem benim bildiğim galiba,Galiba ‘önce erkekler ölür”,O zaman da sen kalacaksın yapayalnız,Ne yapar ne edersin bu koca şehirde?Kim getirir her sabah o çok sevdiğin fırın ekmeğini,Kim sular bahçeyi,Kim budar yediverenleriVe kim bırakır,Sen daha uyanmadan yastığına en güzel gülleri?Zor değil mi?Yaşamın en zor tarafı işte,Kolay değil alışkanlıklardan bir an için vazgeçmek,Zaten,zaten benim tek alışkanlığım da sensin,Yok,yok senden vazgeçemem,Zaten benim bildiğim; ”ilk erkekler özür diler”,Daha bir yakışıyor gibi seni seviyorum demek erkeğe,Yok,yok bu sabah kalkınca,İlk işim sana sarılıp ve hiç yüksünmeden Ve kırılganlığı bir yana atıp,
Seni seviyorum demeliyim,
Seni seviyorum,
Seni seviyorum,
Günaydın,günaydın,
Günaydın birtanem.
Mehmet Çetin SÜRGÜNDE

31 Mart 2009 Salı

AKLIMDAN GEÇEN İLK CÜMLE...

Sevgili Okuyamazsın - Gülen beni mimlemiş...Teşekkür ederim canım.Mim konusu aklımıza gelen ilk cümlelerle yazı...Aslında şu anki ruh durumumla içimde fırtınalar kopuyor...Neye nasıl başlayacağımı bilmiyorum...En sevdiğim mevsim başladı ama gözüm onu bile görmüyor bu ara...En iyisi sevdiğim bir yazıyla anlatmak bazı şeyleri...

SEVDİĞİMLE YAŞLANMAK İSTİYORUM

Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım. Yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi. Güzel günlerimizi, evimizde bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek... Böylece yaşamalıyız işte. Sonra çocuğumuz olmalı, Düşünsene senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın ve ben söylenerek almalıyım sıranı. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız. Zaman su gibi akıp giderken, her şey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Her şeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar, ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden. Kavgasız, her sabah cinayetle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli ziyaretimize, geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız. Ben, "Bey" demeliyim sana, sende "Hanım". Öyle sevmelisin ki beni bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde. Birbirimizi sevmenin gururu olmalı her şeyde...
CAN YÜCEL

29 Mart 2009 Pazar

ANLADIM

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,kendi yolumu çizdiğimde anladım.
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil.Bildiklerini bana neden anlatmadığını anladım.Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış.Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.
Sevmek ile sevilmenin yolu önce kendini sevmekten geçermiş.Neden kendine aşık olduğunu anladım.Acı, doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden.Neden hiç ağlamadığını anladım.
Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş.Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.Ve sevilenle ağlayamıyor, kaçıyorsan ondan, çaresizliktenmiş.Senin acın için odamda tek başıma hıçkırıklarla ağladığımda anladım.Bir insanı herhangi biri kırabilir ama bir tek çok sevdiği acıtabilirmiş.Çok acıttığında anladım.Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her bir damla gözyaşını.Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet.Yüreğini elime koyduğunda anladım.Tek başına ayakta durabilecek kadar güçlüysen, yanında tutanlar varmış.Neden hiç yalnız kalmadığını anladım.Ve sana ihtiyacım var, gel diyebilmekmiş güçlü olmak.Sana git dediğimde anladım.
Biri sana git dediğinde, kalmak istiyorum diyebilmekmiş sevmek.Git dediklerinde gittiğimde anladım.Dostun seni bir kez terk edermiş, bin kez değil.Aslında hep yanımda olduğunu anladım.Ve bir kez terk etti mi seni, affetmek çok zormuş,Ben de affedemediğin şeyin ne olduğunu anladım.Sana sevgim şımarık bir çocukmuş her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan.Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.Özür dilemek değil, affet beni diye haykırmak istemekmiş, pişman olmak.Gerçekten pişman olduğumda anladım.
Affedemem, çok geç demek gururdan başka bir şey değilmiş hâlâ sevgi varsa içinde eğer.Tutsak kalbimin kapılarını kırıp, içine baktığımda anladım.Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış.Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi.Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım.
Sevgi emekmiş, emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.
Anladım
CAN YÜCEL

27 Mart 2009 Cuma

ACİL !

Turkcell den acil uyarı...Umarım kimsenin ihtiyacı olmaz bir gün lazım olabilir.
NEREDEYIM yazıp 2222’ye gönderdim ve 10-15 sn sonra yanıt mesajı geldi. Hiç ihtiyacınız olmaması dileğiyle...
Uludag’da hic yuzunden gencecik bir can kaybettik, burokrasinin tozlu kanunları bir cana mal oldu... Olan olduktan sonra da bu bilgi geldi, hep gec akillari baslarina gelir zaten... Aklinizda olsun ve olabildiğince yayin lutfen...

Turkcell abonelerine bir servis yapıldı ve şu an aktif;ACIL ya da NEREDEYIM yazıp 7777 veya 2222 numarasına mesaj gönderilirse, aşağıdaki mesaj gönderiliyor.

Normalde 2 sms / 4 kontör. Fakat kontörü olmasa da mesaj gönderiliyormuş... Turkcell'lilerin bilmesinde fayda var.
Gelen bilgi mesajı; BULUNDUGUNUZ BOLGE Istanbul,Kadikoy,Icerenkoy,Karaman Ciftlik Yolu Caddesi
COGRAFI KONUMUNUZ (40derece 58dk 44sn Kuzey,29derece 06dk 22sn Dogu)
SIZE EN YAKIN NOKTALAR Tem Buro Amirligi 103m(+902164104113), Ozel Avicenna Hastanesi 225m(+902165741000), Infotech Bilisim ve Iletisim Teknolojileri A.S. 32m(+902165740505) Polis Imdat 155, Alo Jandarma 156, Hizir Acil 112, Itfaiye 110

*******Bana gelen bir maili paylaşmak istedim.umarım ihtiyaç duyacağımız zamanlar olmaz

25 Mart 2009 Çarşamba

BİTTİ...

Hiç bir zaman isyan etmedim başıma gelenler konusunda.her zaman bir neden sonuç ilişkisi olduğuna inandım yaşadıklarım için...ama bazen her şey o kadar üst üste geliyor ki bunu hak edecek ne yaptım diye düşünüyorum...ve bir kez daha dersimi acı bir şekilde aldım....
asla ama asla kendimden başka hiç kimseye güvenmemem gerektiğini anladım...sen ne kadar dürüst olursan ol , yaşadıklarının arkasında istedin kadar dur , ne kadar fedakar olursan ol...
hepsi boş...muş !
canım çok acıdı...yaraları iyileştirmek için bu kadar çaba gösterirken yine yaraların açılması insanın canını çok acıtıyor...
bir önceki yazıda can dündar ın dediği gibi bavulları hep hazır olmalı...mantık bavulları al git diyor ama yürek o bavulları alıp gidemiyor

24 Mart 2009 Salı

BAVULLARI HEP DERLİ TOPLU DURMALI İNSANIN

Bavulları hep toplu durmalı insanın... Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı... Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vazgeçmeli... İhanetlere, terk edilmelere, bir başına bırakılmalara hazırlıklı olmalı... Yalnızlığa alışmalı... Çünkü "omuz omuza" günlerin vakti geçti. Dayanışma, günümüzün borsasının değer kaybeden hisse senetlerinden biri artık... Bireyin keşif çagı, geride kırık dökük yalnızlıklar bıraktı. Terörün bile bireysellestiği çağdayız. Zaman, birlikten kuvvet dogurma zamanı degil; Zaman, tek başına dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır... Iste o yüzden alısmalı yalnızlıga... Sokaklar dolusu issizlikle başbaşa yaşamayi göze almalı insan... Güvendigi daglardaki karlara bakıp ders çıkarmalı... Hüzünlü bir sarkıyla paylasılan gecelerde basını dayayacak bir omuz arama huylarından vazgeçmeli... Sofrada tek tabaga, tabakta az yemege alısmalı... Romanlardan yalnızlıgı yücelten paragraflar asmalı evin en görünür duvarlarina..."Yalnızlık paylaşılmaz/Paylaşılsa yalnızlık olmaz" Dizeleriyle baslamalı güne... Telesekretere "Su anda size cevap verebilecek kimse yok" denmeli,"Belkide hiç olmayacak...cevapsızlığa, sessizlige ısınmalı... Oysa sessizlik haksızlığa alkıstır. Haklılığın onuru yaşatır insanı.. Susmanın utancı öldürür... O yüzden en sessiz gecelerde "Dogruydu, yaptım" la teselli bulmali insan. Feryada komsularin yetişmemesine, Soguk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya alısmalı... Kendiyle hesaplasmaya çalışmalı... Gece yastıkla ağlaşmaya, sabah aynayla gülüsmeye, kendiyle hüzünlenip, kendiyle keyiflenmeye hazır olmalı... Hep basını alıp gidebilecek kadar cesur, Ama hep kalıp savasacak kadar gözüpek olabilmeli... Sessizligi, sese dönüstürebilmeli... Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan... Yollarla barışmalı... Yalnızlığa alışmalı... Can Dündar

GİDEN VE KALAN ...

Ne kalana git, Ne gidene kal,
Kalacak olan yerini,
Gidecek olan yolunu belirlemistir zaten!

20 Mart 2009 Cuma

ERKEKLERİN AYRILDIKTAN SONRA İLK 60 SANİYELERİ :)

1- acaba 2- yanlış 3- mı 4- yaptım 5- yoksa 6- doğru 7- mu 8- ulan 9- güzel 10-kızdı 11-allah 12-için 13-iyi de 14-kızdı 15-ama 16-çok 17-kıskançtı 18-yahu 19-her 20-?eyime 21-karışıyordu 22-bir rahat 23-haraket 24-edemiyordum 25-ama 26-gözleri 27-masmaviydi 28-deniz 29-gibi 30-gözleri 31-vardı 32-içinde 33-kayboluyordum 34-huzur 35-buluyordum 36-saçları ipek gibi 37-her dokunuş 38-ayrı mutluluktu 39-simsiyahtı 40-offf 41-kafana s.ç.m olm 42-kaçırdın canım hatunu 43-bunun gibisini bir daha 44-zor bulursun 45-köşeyi dönmeden seslensem 46-seni seviyorum desem 47-inanır mı acaba 48-hadi olum de işte deli gibi seviyorsun 49-nerde sende o cesaret olm 50-senden bir b.k olmaz 51-hadi olum bırak bu inadı 52-bağır avazın çıktığı kadar 53-ya beni terslerse 54-rezil olurum 55-niye terslesin ki ya 56-seni seviyorum derdi bana hep 57-bağır hadi bağır 58-köşeyi döndü hatun allah belamı versin 59- hasss.. ulan maç vardı maçı kaçırıyorum 60- taksiiiiiiii !

12 Mart 2009 Perşembe

DEĞER ...

DEĞER VERDİĞİN İNSAN SENİN DEĞERİNİ BİLMİYORSA BIRAK ; KENDİ DEĞERİ İLE KALSIN !

BİR AŞK İÇİN ...

Bir ask için yapabilecegin her seyi yaptıgına inanıyorsan ve buna ragmen hala yalnızsan, için rahat olsun.
Giden zaten gitmeyi kafasına koymustur ve yaptıkların onun dudagında hafif bir gülümseme yaratmaktan baska hiçbir ise yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. hani agzınla kus tutsan "Bu kusun kanadı neden beyaz degil?" diye bir soruyla bile karsılasabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu isin. Yaptıklarınla degil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. iyi halin cezanda indirim saglamaz.
Sen, "Ama senin için sunu yaptım" derken o, "sunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karsılıgında mutlaka baska bir iddiayla karsılasacaksındır.
Üzülme, sen askı yasanması gerektigi gibi yasadın.Özledin, içtin, agladın, güldün, sarkılar söyledin, düsündün, siirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur askta. Sen askını doya doya yasarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.
Bir insan eksik yasıyorsa, ve bu eksikligi bildigi halde tamamlamak için ugrasmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yasasın. Her zamanki gibi yasayacaksın sen.
"Acılara tutunarak" yasamayı Ögreneli çok oldu.
Hem ne olmus yani, yalnızlık o kadar da kötü bir sey degil.
Sen mutlulugu hiçbir zaman bir tek kisiye baglamadın ki.... Epeydir eline almadıgın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmedigin sokaklarında gezip yeni yasamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balıgın yanında. Üstelik diledigin kadar sarhos olma özgürlügü de cabası.
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asıl olan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, yada bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte
NAZIM HİKMET

11 Mart 2009 Çarşamba

SENDEN ÖĞRENDİM-FUNDA ARAR

Gittin, kanadı kırık kuştum
Sustum, sözlerine küstüm
Hani kırılırsın siyaha
Nöbet nöbet geceler boyunca
Dün güne dize gelince
Yürek acılara doyunca
O tez dönüşün geç olunca
Kendime tahammülü öğrendim
Kördüm, bilendim
Seni unutmayı öğrendim
Sen yoktun, ben yalnız kalmayı öğrendim,
Acıya duvar gibi durmayı öğrendim,
Kaybolmuş bir dilin sözcükleri gibi
Köksüz, bağsız durmayı öğrendim
Vazgeçtiysen hep sağanak yağışlarımdan
Vazgeçtiysen bitmek bilmez kışlarımdan
Korkma kimseye ödenecek borcum yok
Yok saymayı ben senden öğrendim