17 Haziran 2010 Perşembe

BENİM EYÜP SULTAN GEZİM ANCAK BU KADAR OLURDU :)

Epeydir Pierre Loti Tepesine ve Eyüp Sultan Camiye gitmek çok istiyordum.Geçen gün aklıma esti ve bir arkadaşımı aradım hemen o gün birlikte gitmeye karar verdik.Ve gitmek açısından seçtiğim gün konusunda kendimi tebrik edesim geldi akşam saat 5 de derece 45 i gösterdiği zaman :) o gün buharlaşmaktan korktum.yediğim dondurma bile tat vermedi sıcaktan.hatta bir ara millete aldırmadan bu havuza bile kendimi atasım geldi:) İbadet yapılan bir yerde bu yazıyı okumak çok düşündürücü bence...millet ibadetini mi yapacak yoksa sağını solunu mu kontrol edecek !!

Eyüp Sultan'nın içindeki bu ağaçlara hayran kaldım

Tepeye çıkarken teleferikle hem manzaranın güzelliği huzuru hem mezarlığın üstünden geçerken insanın içine işleyen tuaf bir şekilde huzur ve hüzün ...o kısacık mesafede tüm duyguları aynı anda yaşıyorsunuz
Şimdi asıl meseleye gelirsek :) sabah buraya gitmeye karar verdikten sonra ne giyeceğimi bilemedim .hem çok sıcak hem nem hemde fazla açık olmaması gerektiğini düşündüğüm için sanki ben bunun tersini demişim gibi elimi neye atsam ya fazla açık ya kolsuz ya ön dekolte var.bu arada saatde ilerliyor bir an önce çıkmam gerek fazla sıcağa kalmamak için .en sonunda elimi bir attımmm...ta tammmm... en kapalı bu tişört çıktı şeker pembesi renginde önünde şirinler olan bir tişört :) içimden dedim ki elçin senin eyüp sultana gitmen ancak bu kadar olabilirdi zaten :) baktım saat ilerliyor şirinlerimide alıp düştüm yollara :) sonra arkadaşımla buluştuk.aniden karar verdiğimiz ve o da dışarda olduğu ve eve gidip üstünü değiştiremeyeceği için onun kıyafetide pek uygun değildi orası için.ve birbirimizi gördüğümüzde meydanın ortasında gülme krizine girdik...hele benim şirinler :) ama önemli olanın insanın yüreğinin temiz olması ve niyeti değil mi :)
Nerde olursa olsun Uludağ Gazoz u gördüğüm an nedense çok duygulanırım.hep çocukluğum aklıma gelir .hani insanın çocukluğuna dair kokular vardır ya..işte benim için tipitip sakızın kokusu ve bu gazozun kokusu bambaşka...millet arada içip kafasını dağıtmak ister ya..bende kafamı dağıtmak için bunu içiyorum :) yok yok var bende bir sorun ama nerde bilemedim :)

Ama insan bu manzarada gazoz içip nasıl efkar dağıtmaz :)

Tepede otururken bu evi gördüm ve bayıldım..eski evlerin kokusunu çok severim...tam kapının önündeki tepeden sarkan ışıklar ...pencereden görünen avize ...oturduğumuz sandalyeler..masa örtüleri ...manzara..ve gazozum...kendimi bana eski türk filmlerinden bir sahne izliyormuşum gibi hissettirdi
Ve sıcaklığın 45 derece olduğu o gün buharlaşmaya az kalmış bir vaziyette şirinlerimide alıp döndüm evime :)

16 Haziran 2010 Çarşamba

İTİRAF :)

İtiraf.com dan

****Bilgisayarda açmış dünya haritasını, uzun uzun seyrediyor. "N'apıyorsun oğlum öyle bir saattir?" diyorum. Yüzüme bakıp derin derin bir iç çekiyor ve "Şu(!) yaşıma geldim anne, Türkiye'nin dışında bir yer görmedim. Offf offfffff!" diyor. Haklısın annem, 8 yaş bayağı geç dünya turu için. Gerçi bence önce bir İzmir'den çık da, dünya turu bir kenarda kalsın.

****Banyodan çıkarken sürekli ellerini kurulamasını öğütlediğim oğlum, sırf konuyu başka yöne kaydırmak amacıyla suratıma bakıp "Söyle bakalım anne, ellerimizin en temiz olduğu an sabunladığımız ansa, neden havlular kirleniyor?" dedi. "Biraz düşüneyim." dedim, hala düşünmekteyim. Cevabı bilen varsa iletebilir.

****Çok konuşan ve durmadan mantıklı cevaplar bekleyen bir oğlum var. Her zaman sabırlı davranıp istediği cevapları veremiyorum ve o anlarda ona dönüp sus anlamında "tıp" diyorum. Misafirimin olduğu böyle bir anda, yine alakasız şeyler sormaya başladığında dönüp bir kaç kez "tıp" dedim. Yaşıtı olan arkadaşımın kızı "Ya annen sana neden sürekli 'tıp' diyor?" diye sordu. Benimki arkadaşına üstü kapalı fırça yediğini söyleyemediğinden, gayet sakin bir şekilde "Doktor olmamı istiyor büyüyünce de ondan." dedi. Arkadaşımın kızı da koşarak annesine geldi ve "Anne bana 'dansöz' de, n'ooolurrrrr..." diye yalvarmaya başladı. Gülsem bir dert, gülmesem bir dert. Felaket vallahi zamane çocukları.

15 Haziran 2010 Salı

DERİN'İN DORA KURABİYELERİ


Dünyalar yakışıklısı Derin için hazırlamış olduğum Doralı Kurabiyeler Antalyaya doğum günü için gitti...Derinime sağlıklı huzurlu uzun ömürler diliyorum


14 Haziran 2010 Pazartesi

NONİİİİ :)

Bloğ dünyasında olan bir çok kişinin bildiği üzere sevgili Noni evlendiii :) bunu okuyunca inanılmaz sevindim ve mutlu oldum onun adına ...Ve ona küçük bir düğün hediyesi olarak geçen hafta kurabiyeler yolladım.Kurabiyeler eline geçtikten sonra bana hemen yolladığı maili gözlerim dolarak okudum .Nonimm tekrar çok teşekkür ederim o güzel sözlerin için beni inanılmaz mutlu ettin :) Ve söz canın istediği an beni araman yeterli ben sana yolluk yapar Moskovaya yollarım :)
Mutluluklar diliyorum sana canım benim her şey o güzel yüreğinin istediği gibi olsun :)
Ve noni inanılmaz güzel el emeği ürünler yapıyor..Çok şık...Pasajı için TIK
Noni's Store için TIK

10 Haziran 2010 Perşembe

ESRA EROL'A TEŞEKKÜRLER

Bir önceki yazımda Esra Erol'da Evlen Benimle proğramı için yaptığım kurabiyelerde bahsetmiştim.
Dün proğramı açtım ve bir başka siparişi yaparken daha proğramın en başında benim ona hazırladığım kutuyu gördüm masasında.Açıkçası o saatlerde kargonun orda olmasını beklemiyordum.Genelde o taraftaki kargolar akşama doğru ellerinde oluyor insanların.Ve bir baktım benim kutuyu eline alıp benden bahsetmeye başladı :) Hatta stüdyo şefi Eda'yı çağırıp yere çömelip tek tek kurabiyelere bakmaya başladı en sevimli haliyle.Atv televizyonu için hazırladığım kurumsal kurabiyeler içinde Edayı göstererek ^^ bu kurabiyeyi ben yemeyeyim en iyisi çünkü bunu ben yersem onlarda beni yer olmaz eda bunu sen ye :) ^^ dedi.
Kendisine ilgisinden ve güzel sözlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum.

Görüntüleri en kısa zamanda yükleyeceğim ...

8 Haziran 2010 Salı

PRENSES PATATES


Daha önce bu yazımda yazdığım iğlo prenses patates'i uzun zamandır yazacaktım ama bir türlü fırsat olmadı.Ben 2 türlüsünü denedim...İlk resimde altına yağlı kağıt serip buzluktan çıkardıktan sonra üzerine çok az zeytinyağı,kekik,pul biber,karabiber,çok az tuz döküp her tarafına buladıktan sonra 200 derecede 15 dk pişirdim...Çok hafif oldu
2.resimde kızgın yağa atıp 15 dk kadar altın rengi alana kadar kızartıp havlu kağıdın üzerine alıp istediğiniz yemeğin yanında ikram ediyorsunuz ...Sofrada çok hoş duruyor bence :)

7 Haziran 2010 Pazartesi

BENİM İNEK AŞKIM :)

Geçen hafta pazarda gördüm ve ineklere karşı özel bir ilgim olduğu için hemen alıp evde denemek istedim :) Benim evimde daha çocuk yok ama rüzgardan dolayı kapıların kapanıp o yüksek ses benim büyük korkularım içinde aslında... Özellikle çocuklu aileler için bence çok güzel bir şey...Çocukların evde kapıları kapatma , parmaklarını kapı arasına sıkıştırma konusunda annelerin endişelerini gideren ufak bir alet ...kapıya takıyorsunuz ve yüksekliğini siz ayarladığınız için çocuğun bunu çıkarması imkansız ve ne kadar zorlarsa zorlasın kapı kapanmıyor...Ve fiyatı 1.5 milyon

Ve bu ineği Cevahir Alışveriş Merkezi'inde bir mağazadan almıştım geçen sene ...Bikini giymiş seksi bir inek :) Kürdanlık olarak kullanılıyor ama ben kıyamadım kullanmaya





31 Mayıs 2010 Pazartesi

NİŞAN KURABİYELERİ





Bir önceki yazımda örnek kurabiyelerini gösterdiğim sevgili özlem cumartesi günü nişanlandı.Geçen hafta onun için hazırladığım ( telefonda kurabiyeleri gördüğü zamanki sesinde mutluluk beni inanılmaz sevindirdi :) )örnek nişan kurabiyelerinden en sevdiklerini seçerek 50 adet hazırlamamı rica etti.Ve bende büyük bir zevkle hazırlayıp hatta 2 tane yeni kurabiye ekleyip Kırklareli'ne yolladım...
Özlemcim sağlıkla huzurla ve sevdiğinle her şey gönlünce olsun tekrar...
Şimdi sıra nikah kurabiyelerinde :)

24 Mayıs 2010 Pazartesi

NİKAH VE NİŞAN KURABİYELERİ




















Geçen gün sevgili Özlem'in bloğunu okurken evlilik hazırlıkları ile ilgili yaşadığı heyecanı benide heyecanlandırdı :) içimden keşke özlem e nişan ve nikah kurabiyelerini hazırlasam dedim...
Veee sabah beni özlem aradı ^^ Elçin önümüzdeki hafta nişanım var benim için örnek kurabiyeler hazırlarmısın ^^diye rica etti . Başka şey istesem olacakmış :)
Resimleri ilk mail olarak yolladığım zaman telefonda sesindeki mutluluk her şeye bedeldi :)
Özlem için hazırladığım nişan ve nikah kurabiyeleri



18 Mayıs 2010 Salı

UFUK ÇİZGİSİ BİTMEMİŞ !!!!!

Aylar önce ne üzülmüştük ufuk çizgisi için öldüğünü öğrenince.Bloğumda bu yazımda belirtmiştim neler hissettiğimi ...Ne dualar etmiştik yavruları için kendisi için...Ama meğerse ölmemiş.Öğrendiğim zaman şok oldum.Herkesi aptal yerine koymak insanların duyguları ile oynamak insanın vicdanını hiç mi rahatsız etmez ! Geçen günlerde yaptığım bir kurabiye için hatta yorum yazmış ama ben o olduğunu bilmediğim için cevap yazmıştım...
Onuncu köyün adamı olarak sanki hiç bir şey olmamış gibi yoluna devam etmekte !
Hatta bu yazısında kendisi itiraf etmiş ufuk çizgisi olduğunu ...
içimdeki yolculuk(funda) nın bununla ilgili yazısını okuyunca çok şaşırdım ilk...
Bu yapılana ne deniyor ? Ben hiç bir şey bulamadım !

12 Mayıs 2010 Çarşamba

DOĞUM GÜNÜMMMMMM :)

Eskiden daha 18 yaşında çocukken :) o yaşıma kadar nasıl geldiğimi çok iyi hatırlıyorum.Ahh bir 18 yaşıma geleyim neler yapacağım derdim.18 yaşıma geldim ama öyle kafamın estiğini yapamayacağım anne ve babam tarafında güzelll bir dille anlatıldı :) Ama allah var her zaman uslu bir kız oldum ( sanırsam :) ) 18yaşından bu yaşıma kadar zaman nasıl geçti asla bilemedim.Yılların bu kadar hızlı geçeceğini...Hele 30 yaşından sonra bu kadar hızlı hiç düşünmemiştim.

Bugün tam 33 yaşıma basıyorum.Babama kalsa kesin 35-36 oldun der :) ( eskiden beri yaşımı bir yuvarlama durumu var babamın nedense.24 yaşındaydım babam ee artık 27 oldun derdi...biraz zorlasa direk 30 bile derdi kesin :) )

Bugün şu yukardaki kuzucuk gibi bir pasta alıp kendimi kaybedene kadar yemek ve o pastanın içine girmek istiyorummm :) yok belli oldu bu 33 yaş beni gene uslandırmayacak :)

Sevgili Nonicim geçen gün yüreğinin imzasını attı .Geçen sene doğum gününde ettiği bir dua varmış ve o duanın edildiği günün akşamı yüreğinin imzası ile tanışmış.İnşallah hep böyle huzurlu ve mutlu olursun nonicimmm :)
Bendeniz sevgili Noni den rica edip bu duayı bu senede ben kullanabilirmiyim diye izin istedim.Sağ olsun uğurlu gelen bu duayı tabi kullanabilirsin dedi.Annemin bana hep dediği gibi insan yüreğini terbiye etmesini bilmeli ve pozitif düşünmenin insanın istediklerini olmasında ne kadar önemli çok iyi biliyorum.
Şimdiye kadar hiç resmimi koymamıştım bloğa ama bu dua işte olayı birazcık değiştirdi :) Eee boğa burcu böyle işte :) Nonicim anladın sen ne demek istediğimi :)
Şimdi sizden ricam aşağıda görmüş olduğunuz şuu sevimli elçin e bu duayı ettikten sonra yüzüne üflemeniz :) Evrene ne kadar pozitif enerji yollarsak kar ama değil mi:) Dua şudur :

"Tanrım, Elçin'e Kıvanç Tatlıtuğ kadar taşşş, Madonna'nın Brezilyalısı kadar çıtır, Kenan İmirzalıoğlu kadar kıtır, Einstein kadar akıllı (vazgeçtim kafası çok basmasın), Bill Gates kadar mangırlı, Cem Yılmaz kadar komik, Romeo kadar romantik bir yavuklu ihsan eyle Yarabbim, amin."

Bu duamızı edip sonra aşağıdaki bu sevimli elçin nin yüzüne üflemeyi unutmuyoruz lütfen:) Noni eğer artık buda işe yaramazsa kendimi nerelere atayım bilmem ...
Tabi ennn başta sağlık ve huzur diliyorum.Ama ondannn sonra bu duadakini istiyorumm :) Seneye bu zaman bakalım ne yazacağım buraya.
Bugün yurt içi , yurt dışındaki temsilciliklerde , türki cumhuriyeler ve yavru vatanda kutlamalar eşliğinde yeni yaşıma gireceğim :) Bir kadının ennn güzel dönemi 30 yaşlar ( kendimi mi kandırıyorum ne yapıyorum belli değl yahu . daha olayın farkında değilim bu arada sanırım :) )

Yapımda ve yayında emeği geçen ( anne ve babam :) ) herkese bir kez daha teşekkür eder duayı unutmamanızı rica ederim.Esen kalınnn :)


10 Mayıs 2010 Pazartesi

BİR VERTİGO EKSİKTİ !

Bu kadar rahatsızlığın üstüne bir vertigo eksikti .Şükür onuda oldum rahatladım ! Bahar aylarında yaşadığım allerjik astımdan dolayı rahatsızlıklara geçen hafta birde bu eklendi.12 Mayıs da 33 yaşına basacak bir kadın olarak ciddi ciddi tedavülden kalkma zamanımın geldiğini düşünüyorum...


İyi haftalar

İtiraf.com dan

****Kaşlarını çattı, eliyle eteğimi gösterdi; "Git hemen o mini eteği çıkar, yoksa fena olur!" dedi.
"Hadi oradan çakma mafya, sen otur yemeğini ye önce!" dedim.
"Yaa teyze yaa! Küstüm, oynamıyorum!" diye böğürerek ağladı.Hay ben bu dilimi...

*****Banyoda pedimi değiştirdiğim esnada 3 yaşındaki kızım aniden içeri füze gibi dalıp beni öyle gördüğünde,gözlerini faltaşı gibi patlatarak "Annnneeee sen bebek mi oldun yoksaaa, o Prima'yı neden takıyorsuuun?'' diye sorduğunda,sadece salak salak bakakaldım.

*****Oğlumun uyuduğu sırada çok yakından gelen gürültüsüne karşılık balkona fırladım. Hemen karşımda dönüp duran askeriyeye ait helikoptere, beni gördüklerinden emin olduklarından sonra parmağımla "sus" işareti yapıp kucağımda bebek sallar gibi hareketler yaparak zıplayıp durdum. Uzaklaşırken çok güldüler ama gururluyum.

8 Mayıs 2010 Cumartesi

ANNEMMMM

Onun için ne desem azdır her anne gibi ...Her zaman şanslı hissettim kendimi...o hep arkamdaydı ...o en zor zamanlarımda yanımdaydı..geçen sene anneler gününde anneme yazdığım yazıyı gözlerim dolarak bir kez daha okudum şimdi...ve o yazdıklarıma ek bu yazımda yazdığım 1 sene içinde değişen şey facebook canavarı bir annem oldu :)
Anneler gününüz kutlu olsun :) Umarım bir gün bende bu günü kutlayabilirim ...

geçen sene yazdığım yazı

BENİM ANNEM GÜZEL ANNEM BENİ AL KOLLARINA :

Söze nerden başlayacağımı bilemedim annem.konu sen olunca kelimeler yeterli kalmıyor seni anlatmaya :) şahsına münhasır bir kadınsın...
insan belli bir yaşta bazı şeylerin önemini anlayamıyor yaşının getirdiği durumlardan dolayı.bazen isyankar oluyorsun bazen siz beni anlamıyorsunuz diyorsun bazen offff anne gene başladın oluyor :)
insan belli bir yaştan ve bazı yaşanmışlıklardan sonra olayları daha farklı değerlendiriyor.eskisi gibi olaylara daha sert yaklaşıp ani tepkiler vermiyor.şairin dediği gibi acılarda sevinçler gibi olgunlaştırıyor insanı.olayları geldiği gibi karşılamayı öğreniyorsun.daha hoşgörülü olmayı daha sabırlı olmayı öğrenirken bunları herkese değil gerçekten bunu hak edenlere vermeyi hayat sana öğretiyor insana.sonuçlarının belkide kötü olacağı bir olayda bile insan bazen gülebiliyor.olayı espriye vurabiliyor
hani senin bana yıllardır söylediğin bir şey var- insan ruhunu terbiye etmesini öğrenmeli...-
işte annem eğer bugün çok daha fazla sabırlıysam, insanları olduğu gibi kabul etmeye çalışıyorsam , yaşadığım zor dönemlerde gülebilecek bir yön bulabiliyorsam , bir çok kişi beni gördüğünde annenin kızı olduğun nasıl belli her yönden şeklinde övgü dolu sözler duyuyorsam , yeri geldiğinde susmanında büyük bir erdem olduğunu anladıysam , özel hayatımda yaşadığım zor günlerde biliyorsam annem her zaman benim yanımda bana her yönden destek , nefes alamayacak durumda olduğumda sana telefon açıp sesini duyup rahatlayabilmek için güya belli etmeden daha ilk anne dediğimde sen anında neyin var dediğinde sana olan hayranlığım her seferinde daha fazla arttığını düşünüyorsam , küçükken en çok sevdiğim şeylerden biri olan karıncaları seyrederken bile benimle birlikte seyredip beraber güldüğümüz için :) beni deli kızım diye sevdiğin için ,ben seninle ne yapacağım derken sesindeki o sıcaklığı anne kokusunu bile bana telefonda hissettirdiğin için , ameliyat olduğumda gözümü daha tam açamadan alnımda hissettiğim o sıcak anne elini alnıma koyup okşayıp beni sakinleştirirken sesindeki o endişeli ,ağlamamak için güçlü durmaya çalışıp sesindeki titremeyi engellerken burdayım yavrum dediğin için , bana destek olurken herkese her şeye karşı benim arkamda olup her koşulda ben senin yanındayım yavrum dediğin için ....
daha milyonlarca sayamadığım şey var annem .sana ne kadar teşekkür etsem azdır annem.iyiki benim annemsin.varlığın her zaman bana güç verdi...senin kadar eğlenceli bir annem olduğu için çok şanslıyım :) ben ağlarken bile söylediğin tek bir cümle ile beni gülme krizlerine sokan , dışarı dolaşmaya çıktığımızda mutlaka eğlenceli bir olay yaşatan , çok güzel,yürekli,çok fedakar,güleryüzlü,adaletli,yetenekli daha bir sürü sıfatın karşılığı sensin annem ...
o anne kokun dünyalara bedel.senin gibi bir anne olmayı başarırsam evlatlarıma daha ne isterim hayattan ...iyiki benim annemsin...seni çok seviyorum annem...anneler günün kutlu olsun
kardeşimin dediği gibi annneeeciiiiğiiimmmm:)
annem altta bir parça var ...lütfen dinle.kayahan-ipek acar ın ninni parçası ...çocuğum olup bu ninniyi söyleyeceğim günler gelecek mi annem ?


Kayahan - İpek Acar Ninni

4 Mayıs 2010 Salı

ÇOK CİDDİ BİR SORU 2 :)





Geçen sene bu yazımda sorduğum çok ciddi bir soru vardı.Geçmiş yazılara ve zamanlarına bakınca anladımki benim hep aynı zamanlarda bazı isteklerim coşuyor :) 12 mayıs da 33 yaşına basacak olan bu kadın geçen gün alışveriş yaparken rafta bu bardakları görünce sanki tektaş almış kadar sevinç çığlığı atan :) ve düzenli olarak yemesi gereken tuzsuz bademleri daha sevimli hale getirmek için ne yapabilirim diye dolaşırken bu kavanozu gördüğünde utanmasa öpüp sarıp sarmalayacak olan ( hatta işin suyunu çıkarıp hani bayramlarda kırmızı bir ayakkabı alındığında başımızın neredeyse altına koyup uyumak iteriz ya ..işte ayyynen onu yapmama az kalmıştı bu kavanozu aldığımda :) ) ...işte bu kadın aslında 12 mayıs da kaç yaşına girecektir ? :)




3 Mayıs 2010 Pazartesi

SENİ İÇİMDEM TERKEDİYORUM

Binmediğim hiç bir otobüs
Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde
Gittikçe azalıyor hayat
Neyi erken yaşadıysam
Hep ona geç kalıyorum
Sana göçüyorum her sonbahar
Yolların çıkmıyor aşkıma
Unuttuğun yağmurların adı saklımda
Seni içimden terk ediyorum

Susmaktan yoruldum
Kuşlar ve şarkılar,
bu şehri terk edeli
Efkar demliyorum gözlerimde
yaşlarımı,
yanağıma varmadan öldürüyorum
Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi
Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp
SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM

Ne unutacak kadar nefret ettin
Ne hatırlayacak kadar sevdin
Yıkık bir duvar kadar bile
Pişman değilsin biliyorum
Beni hep bulmamak için aradın
Yanıldığımdın
Yangınımdın
Yangındın

Sensizliğe yenilmek
Sana yenilmekten zor olsada
Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak
Seni içimden terk ediyorum

Şimdi
İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan
İki yarım kaldık
Tamamlayamadık bizi
Elinden tutamadık yanlızlığımın
Saçlarımıda uzaklarına gömdün

İçimin mavisi senin okyanusundandı
Al! geri veriyorum.
Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun
Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim
Sana bensizliği terkediyorum

"Yarime uzanmayan bütün dallar kırık" demiştin
Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi?

Ne tuaf değil mi?
İçimi acıtanda sendin
Acımı dindirecek olanda.
"Ya öldür beni"dedim
Ya da ğit benden.
İçi bulanık bir sevdanın ucunda
Seni kaybettim.
Aldırmadın aldırmalarıma
Bir gecede yakıp yarini
Şafaklara sattın ihanetini
Küllerime basanlar bile utandı yaptığından
İşte soluk bir ömrün son nefesi
Benden
İçimden
Terkediyorum.

KAHRAMAN TAZEOĞLU

26 Nisan 2010 Pazartesi

SÖZÜN BİTTİĞİ YER !

Şimdi bir haber okudum...İnsanlığımdan utandım ...Ve o kuzucukların neler yaşadıklarını hayal bile edemedim midemin bulanmasından ...Sonunu getiremedim haberin...Bu ülkede neden idamın kaldırıldığını bu olayları okuyunca içimdeki nefretle her seferinde düşünmekteyim
Haber için BURAYA lütfen

24 Nisan 2010 Cumartesi

KÜSTÜM OYNAMIYORUM.BAK YUMRUK GELİYOR :)


Dün gece haberlerde izledim bu ve iki kuzucuğa bayıldım...Özellikle bu resime...Ne olacak işte kadın milleti değil mi tarzında bu elini kaldırışına ...Kızı ikna için o tombiş parmakları ile kızın omzuna vurmasına...Bayıldım
Ama ilk hayal kırıklığı içinde içim bir cız etti...
Video için tık

21 Nisan 2010 Çarşamba

BU NASIL BİR MİDEDİR NASIL BİR İNSANLIKTIR !

Biraz önce bir haber okudum...İnsanlığımdan utandım...Midem kalktı...Bu nasıl bir vicdandır...Bunun nasıl bir açıklaması olabilir...Beynim durdu...Kalbim sıkıştı...Detaylarını yazaya yüreğim el vermedi
Haber için burayı tıklayın lütfen

20 Nisan 2010 Salı

KENDİMİ TEBRİK EDİYORUM :)

Geçen sene gene bu zamanlarda yazdığım bu yazımı okuyunca iyice anladım ki benim artık bu astımdan dolayı rahatsızlanmamın zamanı şaşmıyor ...Evde ve dışarda dikkat ettiğim halde... yediklerime içtikleri dikkat ettiğim halde ( soğuk bir şey yemem içmem.astım için en tehlikelisi bu )...üşütmediğim ateşimin olmamasına rağmen...en sevdiğim mevsim ilkbahar olmasına rağmen ama astımdan dolayı sorun yaşamamak için dışarda pek dolaşmama rağmen ...
Ben nasıl oluyorda durduk yerde bu ciğerleri doldurmayı başardım yahuuu :) Bunun açıklaması var mı mantıklı ? Kendimi tebrik edesim geldi :)