21 Nisan 2009 Salı

İTİRAF :) VE SEVGİLİ BANU

Sabah itiraf.com da okudum bu itirafı ve aklıma sevgili Banu nun dün yazdığı yazı aklıma geldi nedense :)
*****Polis bey ille o aleti ağzıma sokacak oysa ben alkolün tadını bilmem. O inat ben inat. "Yahu ayığım" diyorum yok! "Hayat hikayemi sorun anlatayım, havuz problemi sorun çözeyim, telefonumu vereyim siz isimleri söyleyin ben numaralarını ezbere sayayım..." diyorum, "Alkole dilim değmemiştir!" diyorum yok! İlle beni otobanda gelip geçene rezil edecek ve inanmıyor ya ona da bozuğum. "Peki, gidin..." diyeceği anı kollarken ben "Hanımefendiciğim, boşuna sabrımı zorlamaya uğraşmayın zira 7 yıldır evliyim, yani inanılmaz idmanlıyım." diyor, susuyorum, üflüyorum, üflüyorum ve üflüyorum...

17 Nisan 2009 Cuma

ACİL ! KAYIP ...

BANA GELEN BİR MAİLİ PAYLAŞMAK İSTEDİM :
Yukarıda resmi görünen 4 yaşındaki kızım Azra Zeynep 03.04.2009 Cuma gününden itibaren kayıptır..!!Yerini bilenlerin, görenlerin insaniyet namına polis’e bildirmeleri veya aşağıdaki numaraları aramaları önemle rica olunur..!! 0 533 626 57 520 216 308 60 76

16 Nisan 2009 Perşembe

NEHİR VE FACEBOOK

Bir kaç gündür bir çok bloğda hepimiz okuduk...içimiz acıdı...üzüldük ...ağladık...neden bu dünyalar güzeli melek gibi bir kızın başına gelir dedik...

NEHİR e destek olabilmek adına dün aklıma kendi profilimde ne düşünüyorum kısmında destek linkini facebook da yazmak geldi...ordanda ne kadar çok kişiye ulaşabilirsek ne mutlu

NEHİR dualarım seninle ...ailenle ...

NEHİR in bloğu için ---NEHİR e destek için

14 Nisan 2009 Salı

FARKINDA MISIN ?

Farkında mısın ?
Bize ait cümleler kurmaktan,Ne kadar da aciz kaldık son günlerde,Bırak,seni seviyorum demeyi,Bir günaydını bile çok görür olduk birbirimize,Tükenen,tükenen sevgimiz mi,Yoksa,yoksa dilimiz mi varmıyor ?Ne sen bana iyi misin,diyorsun,Ne ben sana bir günaydın.Bıçak açmıyor ağzımızı,farkında mısın ?Yavan kelimelere başvurmamız sebepsiz değil,Saçlarını bile taramıyorsun eskisi gibi,Benimse içimden gelmiyor tıraş olmak,Eskiden,daha zili çalmadan açardın kapıyı,Kokunu ta aşağılardan duydum,derdin,Özledim derdim,Kısar gözlerini ya sen,ya sen,dedin,Öylece sarılıp kalırdık kapı eşiğinde,Of,off.Kaç gecedir koltuğun bir kenarında uyuyup kalıyorum,Romatizmalarım da öyle arttı ki üstelik,Adeta kar yağıyor sol omzuma,Sana ilaçlarımın yerini korkudan soramıyorum,Ya cevap vermezsen,Ya git kendin al dersen,Korkuyorum işte,sevginin tükendiğini bilmekten korkuyorum.Dün ilk defa kahvaltı etmişsin beni kaldırmadan,İlk defa çayı dün,soğuk ve şekersiz içtim,Kaç zamandır adımla seslenmiyorsun bana,Adım ürkütüyor seni,Sen ayrı odadan kalkıyorsun,Ben ta uçtaki odadanBir suçlu gibi öne eğip başımızıÖylece geçiyoruz birbirimizin yanından,Bir tabloyu oluşturan iki unsur gibiyiz,Senin vurdumduymazlığını,Benim aksiliğim tamanlıyor,Yok,yok bu böyle olmayacak,Ya sen aç kıza telefon, ya ben,Bu böyle olmayacak,İstersen oğlanları sen ara,seni onlar daha bir severler,Kısaca,kısaca ya ben gideceğim,ya sen,Belki de bir zaman ayrı kalırsak,Kim bilir,belki de özleriz birbirimizi,
Bugünleri hiç düşünmeden;O hoyrat,o pervasız harcadığımızAşkımıza nasıl muhtacım nasıl,bilemezsin,Olsun bi müddet yemeği dışarıda yerim,İlaçlarımı masanın üstüne geceden dizerim,Parmağıma ip bağlarım falan,Ya da istersen ben gideyim, gideyim de nereye ?Of,off,Galiba yaşlanmamalı insan,Yoksa,yoksa suç erkek olmakta mı?Ne yaparım bi başıma ben,Yok,yok sen git kıza istersen.Dün o filmi seyrederken ağladığını gördüm,Sanma ki fark etmedim,Sanki ikimizin son dönemi,Ne kadar açığa vursak ta öfkemizi,Gem vuramazsak da alışkanlıklarımıza,Demek ki bazı şeylerin çok geç anlaşılıyormuş önemi,Bir ara gözüm takıldı,saçlarına karışmış aklara,Benim ise kış çoktan oturmuştu şu çökük şakaklara,Hatırlar mısın?İlk yemeğe çıktığımız günü?Nasıl da elim ayağıma dolaşmıştı hani,Hatırlar mısın?Bu berbat halime bimecal kalırcasına güldüğünü,Şimdi ise bak,yüreğimiz bimecal,Dağbaşı yalnızlıklarına mahküm ettik birbirimizi,Ne zaman biter bu suskunluğumuz,bilmem,Ya, bir ölüm anı çığlılığıyla,,Sahi,sahi ben ölürsem ağlar mısın?Bana,bana hiç sorma,Düşünmek bile acıtıyor içimi,Cam kesiği ağrılara gark oluyorum,Hem benim bildiğim galiba,Galiba ‘önce erkekler ölür”,O zaman da sen kalacaksın yapayalnız,Ne yapar ne edersin bu koca şehirde?Kim getirir her sabah o çok sevdiğin fırın ekmeğini,Kim sular bahçeyi,Kim budar yediverenleriVe kim bırakır,Sen daha uyanmadan yastığına en güzel gülleri?Zor değil mi?Yaşamın en zor tarafı işte,Kolay değil alışkanlıklardan bir an için vazgeçmek,Zaten,zaten benim tek alışkanlığım da sensin,Yok,yok senden vazgeçemem,Zaten benim bildiğim; ”ilk erkekler özür diler”,Daha bir yakışıyor gibi seni seviyorum demek erkeğe,Yok,yok bu sabah kalkınca,İlk işim sana sarılıp ve hiç yüksünmeden Ve kırılganlığı bir yana atıp,
Seni seviyorum demeliyim,
Seni seviyorum,
Seni seviyorum,
Günaydın,günaydın,
Günaydın birtanem.
Mehmet Çetin SÜRGÜNDE

31 Mart 2009 Salı

AKLIMDAN GEÇEN İLK CÜMLE...

Sevgili Okuyamazsın - Gülen beni mimlemiş...Teşekkür ederim canım.Mim konusu aklımıza gelen ilk cümlelerle yazı...Aslında şu anki ruh durumumla içimde fırtınalar kopuyor...Neye nasıl başlayacağımı bilmiyorum...En sevdiğim mevsim başladı ama gözüm onu bile görmüyor bu ara...En iyisi sevdiğim bir yazıyla anlatmak bazı şeyleri...

SEVDİĞİMLE YAŞLANMAK İSTİYORUM

Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım. Yaşayalım ki, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi. Güzel günlerimizi, evimizde bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek... Böylece yaşamalıyız işte. Sonra çocuğumuz olmalı, Düşünsene senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın ve ben söylenerek almalıyım sıranı. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız. Zaman su gibi akıp giderken, her şey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Her şeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar, ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden. Kavgasız, her sabah cinayetle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli ziyaretimize, geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız. Ben, "Bey" demeliyim sana, sende "Hanım". Öyle sevmelisin ki beni bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde. Birbirimizi sevmenin gururu olmalı her şeyde...
CAN YÜCEL

29 Mart 2009 Pazar

ANLADIM

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını, kendimi bulduğumda anladım.Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,kendi yolumu çizdiğimde anladım.
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak, dinleyerek değil.Bildiklerini bana neden anlatmadığını anladım.Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış.Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım.
Sevmek ile sevilmenin yolu önce kendini sevmekten geçermiş.Neden kendine aşık olduğunu anladım.Acı, doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden.Neden hiç ağlamadığını anladım.
Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş.Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım.Ve sevilenle ağlayamıyor, kaçıyorsan ondan, çaresizliktenmiş.Senin acın için odamda tek başıma hıçkırıklarla ağladığımda anladım.Bir insanı herhangi biri kırabilir ama bir tek çok sevdiği acıtabilirmiş.Çok acıttığında anladım.Fakat, hak edermiş sevilen onun için dökülen her bir damla gözyaşını.Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım.
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet.Yüreğini elime koyduğunda anladım.Tek başına ayakta durabilecek kadar güçlüysen, yanında tutanlar varmış.Neden hiç yalnız kalmadığını anladım.Ve sana ihtiyacım var, gel diyebilmekmiş güçlü olmak.Sana git dediğimde anladım.
Biri sana git dediğinde, kalmak istiyorum diyebilmekmiş sevmek.Git dediklerinde gittiğimde anladım.Dostun seni bir kez terk edermiş, bin kez değil.Aslında hep yanımda olduğunu anladım.Ve bir kez terk etti mi seni, affetmek çok zormuş,Ben de affedemediğin şeyin ne olduğunu anladım.Sana sevgim şımarık bir çocukmuş her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan.Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım.Özür dilemek değil, affet beni diye haykırmak istemekmiş, pişman olmak.Gerçekten pişman olduğumda anladım.
Affedemem, çok geç demek gururdan başka bir şey değilmiş hâlâ sevgi varsa içinde eğer.Tutsak kalbimin kapılarını kırıp, içine baktığımda anladım.Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış.Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım.Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi.Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım.
Sevgi emekmiş, emek ise vazgeçmeyecek kadar ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş.
Anladım
CAN YÜCEL

27 Mart 2009 Cuma

ACİL !

Turkcell den acil uyarı...Umarım kimsenin ihtiyacı olmaz bir gün lazım olabilir.
NEREDEYIM yazıp 2222’ye gönderdim ve 10-15 sn sonra yanıt mesajı geldi. Hiç ihtiyacınız olmaması dileğiyle...
Uludag’da hic yuzunden gencecik bir can kaybettik, burokrasinin tozlu kanunları bir cana mal oldu... Olan olduktan sonra da bu bilgi geldi, hep gec akillari baslarina gelir zaten... Aklinizda olsun ve olabildiğince yayin lutfen...

Turkcell abonelerine bir servis yapıldı ve şu an aktif;ACIL ya da NEREDEYIM yazıp 7777 veya 2222 numarasına mesaj gönderilirse, aşağıdaki mesaj gönderiliyor.

Normalde 2 sms / 4 kontör. Fakat kontörü olmasa da mesaj gönderiliyormuş... Turkcell'lilerin bilmesinde fayda var.
Gelen bilgi mesajı; BULUNDUGUNUZ BOLGE Istanbul,Kadikoy,Icerenkoy,Karaman Ciftlik Yolu Caddesi
COGRAFI KONUMUNUZ (40derece 58dk 44sn Kuzey,29derece 06dk 22sn Dogu)
SIZE EN YAKIN NOKTALAR Tem Buro Amirligi 103m(+902164104113), Ozel Avicenna Hastanesi 225m(+902165741000), Infotech Bilisim ve Iletisim Teknolojileri A.S. 32m(+902165740505) Polis Imdat 155, Alo Jandarma 156, Hizir Acil 112, Itfaiye 110

*******Bana gelen bir maili paylaşmak istedim.umarım ihtiyaç duyacağımız zamanlar olmaz

25 Mart 2009 Çarşamba

BİTTİ...

Hiç bir zaman isyan etmedim başıma gelenler konusunda.her zaman bir neden sonuç ilişkisi olduğuna inandım yaşadıklarım için...ama bazen her şey o kadar üst üste geliyor ki bunu hak edecek ne yaptım diye düşünüyorum...ve bir kez daha dersimi acı bir şekilde aldım....
asla ama asla kendimden başka hiç kimseye güvenmemem gerektiğini anladım...sen ne kadar dürüst olursan ol , yaşadıklarının arkasında istedin kadar dur , ne kadar fedakar olursan ol...
hepsi boş...muş !
canım çok acıdı...yaraları iyileştirmek için bu kadar çaba gösterirken yine yaraların açılması insanın canını çok acıtıyor...
bir önceki yazıda can dündar ın dediği gibi bavulları hep hazır olmalı...mantık bavulları al git diyor ama yürek o bavulları alıp gidemiyor

24 Mart 2009 Salı

BAVULLARI HEP DERLİ TOPLU DURMALI İNSANIN

Bavulları hep toplu durmalı insanın... Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı... Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vazgeçmeli... İhanetlere, terk edilmelere, bir başına bırakılmalara hazırlıklı olmalı... Yalnızlığa alışmalı... Çünkü "omuz omuza" günlerin vakti geçti. Dayanışma, günümüzün borsasının değer kaybeden hisse senetlerinden biri artık... Bireyin keşif çagı, geride kırık dökük yalnızlıklar bıraktı. Terörün bile bireysellestiği çağdayız. Zaman, birlikten kuvvet dogurma zamanı degil; Zaman, tek başına dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır... Iste o yüzden alısmalı yalnızlıga... Sokaklar dolusu issizlikle başbaşa yaşamayi göze almalı insan... Güvendigi daglardaki karlara bakıp ders çıkarmalı... Hüzünlü bir sarkıyla paylasılan gecelerde basını dayayacak bir omuz arama huylarından vazgeçmeli... Sofrada tek tabaga, tabakta az yemege alısmalı... Romanlardan yalnızlıgı yücelten paragraflar asmalı evin en görünür duvarlarina..."Yalnızlık paylaşılmaz/Paylaşılsa yalnızlık olmaz" Dizeleriyle baslamalı güne... Telesekretere "Su anda size cevap verebilecek kimse yok" denmeli,"Belkide hiç olmayacak...cevapsızlığa, sessizlige ısınmalı... Oysa sessizlik haksızlığa alkıstır. Haklılığın onuru yaşatır insanı.. Susmanın utancı öldürür... O yüzden en sessiz gecelerde "Dogruydu, yaptım" la teselli bulmali insan. Feryada komsularin yetişmemesine, Soguk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya alısmalı... Kendiyle hesaplasmaya çalışmalı... Gece yastıkla ağlaşmaya, sabah aynayla gülüsmeye, kendiyle hüzünlenip, kendiyle keyiflenmeye hazır olmalı... Hep basını alıp gidebilecek kadar cesur, Ama hep kalıp savasacak kadar gözüpek olabilmeli... Sessizligi, sese dönüstürebilmeli... Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan... Yollarla barışmalı... Yalnızlığa alışmalı... Can Dündar

GİDEN VE KALAN ...

Ne kalana git, Ne gidene kal,
Kalacak olan yerini,
Gidecek olan yolunu belirlemistir zaten!

20 Mart 2009 Cuma

ERKEKLERİN AYRILDIKTAN SONRA İLK 60 SANİYELERİ :)

1- acaba 2- yanlış 3- mı 4- yaptım 5- yoksa 6- doğru 7- mu 8- ulan 9- güzel 10-kızdı 11-allah 12-için 13-iyi de 14-kızdı 15-ama 16-çok 17-kıskançtı 18-yahu 19-her 20-?eyime 21-karışıyordu 22-bir rahat 23-haraket 24-edemiyordum 25-ama 26-gözleri 27-masmaviydi 28-deniz 29-gibi 30-gözleri 31-vardı 32-içinde 33-kayboluyordum 34-huzur 35-buluyordum 36-saçları ipek gibi 37-her dokunuş 38-ayrı mutluluktu 39-simsiyahtı 40-offf 41-kafana s.ç.m olm 42-kaçırdın canım hatunu 43-bunun gibisini bir daha 44-zor bulursun 45-köşeyi dönmeden seslensem 46-seni seviyorum desem 47-inanır mı acaba 48-hadi olum de işte deli gibi seviyorsun 49-nerde sende o cesaret olm 50-senden bir b.k olmaz 51-hadi olum bırak bu inadı 52-bağır avazın çıktığı kadar 53-ya beni terslerse 54-rezil olurum 55-niye terslesin ki ya 56-seni seviyorum derdi bana hep 57-bağır hadi bağır 58-köşeyi döndü hatun allah belamı versin 59- hasss.. ulan maç vardı maçı kaçırıyorum 60- taksiiiiiiii !

12 Mart 2009 Perşembe

DEĞER ...

DEĞER VERDİĞİN İNSAN SENİN DEĞERİNİ BİLMİYORSA BIRAK ; KENDİ DEĞERİ İLE KALSIN !

BİR AŞK İÇİN ...

Bir ask için yapabilecegin her seyi yaptıgına inanıyorsan ve buna ragmen hala yalnızsan, için rahat olsun.
Giden zaten gitmeyi kafasına koymustur ve yaptıkların onun dudagında hafif bir gülümseme yaratmaktan baska hiçbir ise yaramayacaktır.
Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. hani agzınla kus tutsan "Bu kusun kanadı neden beyaz degil?" diye bir soruyla bile karsılasabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu isin. Yaptıklarınla degil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. iyi halin cezanda indirim saglamaz.
Sen, "Ama senin için sunu yaptım" derken o, "sunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karsılıgında mutlaka baska bir iddiayla karsılasacaksındır.
Üzülme, sen askı yasanması gerektigi gibi yasadın.Özledin, içtin, agladın, güldün, sarkılar söyledin, düsündün, siirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur askta. Sen askını doya doya yasarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.
Bir insan eksik yasıyorsa, ve bu eksikligi bildigi halde tamamlamak için ugrasmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yasasın. Her zamanki gibi yasayacaksın sen.
"Acılara tutunarak" yasamayı Ögreneli çok oldu.
Hem ne olmus yani, yalnızlık o kadar da kötü bir sey degil.
Sen mutlulugu hiçbir zaman bir tek kisiye baglamadın ki.... Epeydir eline almadıgın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmedigin sokaklarında gezip yeni yasamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balıgın yanında. Üstelik diledigin kadar sarhos olma özgürlügü de cabası.
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun asıl olan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, yada bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte
NAZIM HİKMET

11 Mart 2009 Çarşamba

SENDEN ÖĞRENDİM-FUNDA ARAR

Gittin, kanadı kırık kuştum
Sustum, sözlerine küstüm
Hani kırılırsın siyaha
Nöbet nöbet geceler boyunca
Dün güne dize gelince
Yürek acılara doyunca
O tez dönüşün geç olunca
Kendime tahammülü öğrendim
Kördüm, bilendim
Seni unutmayı öğrendim
Sen yoktun, ben yalnız kalmayı öğrendim,
Acıya duvar gibi durmayı öğrendim,
Kaybolmuş bir dilin sözcükleri gibi
Köksüz, bağsız durmayı öğrendim
Vazgeçtiysen hep sağanak yağışlarımdan
Vazgeçtiysen bitmek bilmez kışlarımdan
Korkma kimseye ödenecek borcum yok
Yok saymayı ben senden öğrendim

9 Mart 2009 Pazartesi

YARALARIMDAN SEV BENİ ...

Kim birini yaralarından sevmeye başlasa böyle olmaz mı zaten...

Acımaz mı sevilenin gözleri...

Acıyan gözler güçlenen yüreğin yüzdeki yansımasıdır aslında.

Çeliğe su vermek gibi...

Birini yarasından sevmek yüreği suya kavuşturmaktır

Ve yürek çeliğe böyle böyle dönüşür...


***İclal Aydın-Evlerin Işıkları Bir Bir Yanarken

KADIN VE ERKEĞİN YARATILIŞI :)

Hint Mitolojisinde Kadın ve Erkeğin Yaratılışı

Kadın: Tanrı yaprağın hafifliğini...ceylanın bakışını...güneş ışığının kıvancını... sisin gözyaşını aldı...rüzgarın kararsızlığını...tavşanın ürkmezliğini onlara ekledi...kaplanın yırtıcılığını...ateşin yakıcılığını...kışın soğuğunu...kıymetli taşların sertliğini...balın tadını...saksağnın gevezeliğini...kumrunun sevgisini...bunların üzerine kattı...bütün bunları karıştırarak eritti...ve kadını yaratarak erkeğe armağan etti...
Erkeğe gelince... Tanrı kaplumbağanın yavaşlığını, boğanın bakışını, fırtına bulutlarının kasvetini, tilkinin kurnazlığını, boranın dehşetini aldı. Sülüğün yapışkanlığını, kedinin nankörlüğünü, hindinin kabarışını, gergedan derisinin sertliğini onlara ekledi. Bunların üzerine ayının kabalığını, bukalemunun şıp sevdiliğini, sivrisineğin vızıltısını kattı ve erkeği yarattı.
Tanrı "Yarattığı erkeği adam etsin diye, kadına verdi"

3 Mart 2009 Salı

YAŞ 35 YOLUN YARISI EDER...

Sevgili annelerlehayatadair Alevcim beni mimlemiş.Canım teşekkür ederim.Aslında uzun zamandır bu yazıyı yazmak istiyordum vesile oldun...
eskiden beri edebiyata ayrı bir düşkünlüğüm oldu.yaklaşık 20 sene önce tesadüfen annemin liseden kalma edebiyat kitabını buldum.çocukluğumdan beri hatta okuma yazma daha öğrenmemişken bile evde olan tüm ansiklopedilere bakmaya bayılan biri olarak bu edebiyat kitabını hemen okumaya başladım.
eskiden şiiri sevmezdim ama kitabı karıştırırken bir şiire denk geldim ve başladım okumaya.
beni çok etkiledi...hatta anneme bir kaç kez dedim anne eğer ben sizden önce ölürsem mezar taşıma lütfen bu şiirin son kıtasını yazın .annem tabi kızdı dediki yok ben bir kez daha inandım bu kız benden olamaz.allah korusun ne biçim konuşuyorsun.hem sanane sen öldükten sonra istediğimi yazarım oraya sen niye benim içime karışıyorsun dedi :) hala düşünmekteyim annem beni seviyormu sevmiyormu diye :) canım annemmm

cahit sıtkı tarancı nın 35 yaş şiiri benim için çok anlamlıdır

Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher
Yalvarmak yakarmak nafile bugün
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler o şevk o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?

Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde nasıl kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak
Taht misali o musalla taşında.

bende bu güzel mimi zuzuların annesi ve herseyler e paslıyorum

1 Mart 2009 Pazar

TURKCELL DEN ÖNEMLİ BİLGİ !

Umarım kimsenin ihtiyacı olmaz bir gün lazım olabilir.


NEREDEYIM yazıp 2222’ye gönderdim ve 10-15 sn sonra yanıt mesajı geldi. Hiç ihtiyacınız olmaması dileğiyle...

Uludag’da hic yuzunden gencecik bir can kaybettik, burokrasinin tozlu kanunları bir cana mal oldu... Olan olduktan sonra da bu bilgi geldi, hep gec akillari baslarina gelir zaten... Aklinizda olsun ve olabildiğince yayin lutfen...

Turkcell abonelerine bir servis yapıldı ve şu an aktif;ACIL ya da NEREDEYIM yazıp 7777 veya 2222 numarasına mesaj gönderilirse, aşağıdaki mesaj gönderiliyor.
Normalde 2 sms / 4 kontör. Fakat kontörü olmasa da mesaj gönderiliyormuş... Turkcell'lilerin bilmesinde fayda var.
Gelen bilgi mesajı; BULUNDUGUNUZ BOLGE Istanbul,Kadikoy,Icerenkoy,Karaman Ciftlik Yolu Caddesi
COGRAFI KONUMUNUZ (40derece 58dk 44sn Kuzey,29derece 06dk 22sn Dogu)
SIZE EN YAKIN NOKTALAR Tem Buro Amirligi 103m(+902164104113), Ozel Avicenna Hastanesi 225m(+902165741000), Infotech Bilisim ve Iletisim Teknolojileri A.S. 32m(+902165740505) Polis Imdat 155, Alo Jandarma 156, Hizir Acil 112, Itfaiye 110
*******Bana gelen bir maili paylaşmak istedim.umarım ihtiyaç duyacağımız zamanlar olmaz

27 Şubat 2009 Cuma

TAM ZAMANI :(

tam zamanıydı hasta olmamın :( 10 gün önce kadar kulaklarımda tıkanmalar başladı.anladım ben boğazım şişecek .ilaç almamaya çalıştım.ama bir sabah kalktığımda bademcikler şişmiş ve kulaklar tıkanmıştı.mecbur gene antibiyotik almaya başladım.ve bu gece uykumdan beni uyandıracak kadar boğazımın acısı ile uyandım :(
antibiyotik içiyorum daha ne yapmam gerek anlamadım.tam zamanı ankaraya gidip dr larla görüşecektim güya .
bu sabah anladım ki galiba nezle de olucam ...harika zamanlama...artık ilaç almak istemiyorum.doğal yoldan boğaz şişmesine iyi gelen bir şeyler var mı arkadaşlar?
bıktım artık ilaç içmekten ya :(

26 Şubat 2009 Perşembe

GÜZEL HABERLERLE GELDİM :)

dün benden parça alan dr u aradım ..onunda fikrini almak için .dediki elçincim biz dr unla konuştuk bu konuyu ve bir karar aldık .AMELİYAT OLMAYACAKSIN dedi :)
o an size anlatamam yaşadığım mutluluğu.resmen beynim durdu o an ve dedimki eminmisiniz :)

koskoca hocaya eminmisiniz diye salakça bir soruyu benden başka kimse soramazdı o anki şaşkınlıktan :) adama tam 3 kere sordum olmayacağım değil mi diye...
ama bundan sonra çok dikkat edeceksin 3 ay sonra tekrar testler yapılacak ve parça alınacak dedi.

bu sabah kendi dr umu aradım.ilk konuştuğum dr jinekolojik onkoloji konusunda uzman ve benim dr un hocası.parçayı alan o..kendi dr um evet elçin hocamla konuştuk ve ameliyatı şu an için yapmayacağız .ama çok dikkat edeceksin pap smear testini ve parça alma işlemini 3 ay sonra gene yapıcaz o zaman kesin karar vericez dedi.ve bir an önce çocuk yapmam lazımmış :)

dedimki içimden tamam ben hemen sokağa çıkıyorum önüme ilk gelene sorucam :) yahu manavdan sebze almıyorum ki nasıl hemen yapıcam nerden bulucam damat :)

hepinize ne kadar teşekkür etsem azdır .bana o kadar moral verdiniz ki gerek yorumlarda gerek maillerde desteğiniz inanılmazdı ...hepinizi öpüyorum ...hepinizi seviyorum :)

25 Şubat 2009 Çarşamba

SON YAZIM :(

biraz önce dr dan geldim...moralim berbat durumda...en korktuğum seçeneği söyledi...ameliyat olmam gerekecekmiş...bu yazıyı yazarken bile ağlıyorum...içim acıyor
daha 31 yaşındayım...daha anne olmadım...daha bazı kötü olayları yaşamaya hazır değilim...kötü olayları yaşamaya hazır olmak diye bir şey olamaz ki zaten...kim hazırım der
rahim ağzımın alınması gerekiyormuş.dr un dediklerini o saatten sonra anlayamadım...duymadım...zaman durdu o an ...sadece gözümden akan yaşları hatırlıyorum...her şey silik o zamana ait
yanından çıktım her zaman otokonrolü çok fazla biri olarak hayatımda ilk kez sesli bir şekilde eve gelene kadar sokakta ağladım.kimin beni gördüğü ne düşündüğü umrumda değildi
ailemin yanına gidiyorum.onlarada anlatmam gerekecek...insanlara laf anlatmak istemiyorum...bunu düşündükçe daha çok geriliyorum...önüme bu konu ile ilgili bir yazı yazıp asmayı bile düşünüyorum bana soru sormasınlar diye
hemen dr olan yengemi aradım...o sakın yaptırma dedi...ne kadar teşekkür etsem azdır yengeme.hemen başka bir dr arkadaşını arayacağını söyledi.yengemin dr olan arkadaşı aradı.o da yaptırma dedi ama başka 2 işlem yapılacak ameliyat yerine .çünkü çocuğum yok ve o nedenle o noktaya işlem yapılmasını tavsiye etmiyorlar
ne yapıcam bilmiyorum.ve bu süre zarfında beynim rahat olmayacağı için bloğdan uzak kalacağım .şu an sadece saatlerce uyumak istiyorum..hiç kalkmadan :(
ankaraya gidene kadar başka dr lara gitmem gerek ,ankaraya gidip aileme bunu açıklamak ,orda yengemin önerdiği dr a gitmek , yapılacak 2 işlemi yaptırmak ve bunların sonucunu alıp ordaki dr lara ve istanbul daki dr uma göstermem gerek...yazarken bile içim acıyor
hiç bir zaman isyan etmedim ..hep şükrettim ...ama artık yoruldum..hemde çook
mücadele etme zamanım aileme anlatma zamanım geldi...
allahım lütfen bana güç ve sağlık ver

24 Şubat 2009 Salı

SİL BAŞTAN

Gücün var mı sevgilim,
Derin sularda inci tanesi aramaya?
Cesaretin kaldıysaHala benle aşktan konuşmaya
Söyle canım sevgilim
Hayat bize oyun oynuyor olabilir mi?
Yorgun gibi bir halin var
Duyguların karışık olabilir mi?
Sil baştan başlamak gerek bazen
Hayatı sıfırlamak
Sil baştan sevmek gerek bazen
Herşeyi unutmak
Sanki bugün son günmüş gibi
Dolu dolu yaşamak istiyorum ben
Her ne çıkarsa yoluma
Selam verip yürümek istiyorum ben
Sil baştan başlamak gerek bazen
Hayatı sıfırlamak
Sil baştan sevmek gerek bazen
Herşeyi unutmak
ŞEBNEM FERAH

DÜNDEN BERİ DEVAMLI BU PARÇAYI DİNLİYORUM...ÖNCEDENDE SEVEREK DİNLİYORDUM...AMA ŞU DÖNEM İÇİMİ RAHATLATACAK NE YAPACAĞIMI BİLMİYORUM

23 Şubat 2009 Pazartesi

SONUCU ALDIM :(

biraz önce sonucu aldım...yeni eve geldim.dr dan randevu aldım sonucu göstermek için ...ama dayanamadım dr olan çok sevdiğim yengemi arayıp sonucu sordum ne olduğunu.
kendisi her zaman her konuda sakin , ılımlı , olaylara soğukkanlı yaklaşmayı başaran çok pozitif biridir.her zaman beni her konuda çok rahatlatmıştır.
sonuca göre ufak ufak tehlike sinyalleri olduğunu bununla ilgili tedaviye başlamam gerektiğini ve bir an önce çocuk yapmamı söyledi :(
şimdi dr uma göstermeyi bekliyorum.
allahım ne olur hayatta en çok istediğim şeyin olması için bazı şeyleri elimden alma ...lütfen

HAFTA SONU KEYFİ ...




içi cam etrafı altın rengi file kumaşla kaplı süs...bundan ne yapacağıma karar vermedim..belki ahşap boyamada kullanırım belki peçetelik yapmayı düşünüyorum

daha önce eminönüne gittiğimde lila rengi cam süsler görmüştüm 2 tane aldım.sonra eve geldiğimde daha önce almış olduğum mumun etrafına koydum süs olsun diye ama az geldi .bende hafta sonu gittiğimde devamını alıp tamamladım



Cumartesi günü ne zamandır istediğimiz ama bazı teknik nedenlerden dolayı gidemediğimiz Eminönü ziyaretini gerçekleştirmiş bulunuyoruz sevgili herşeyler incicimle :)

Hava çok kötüydü.ben eve dönemem diye düşündüm hatta bir ara rüzgardan.ama dönüşte bu rüzgar vapurda dışarda oturup martıları izlerken çay içmeme engel olamadı :)

sevgili inci kendi hobileri ilgili yeni ciciler alırken bende ev dekorasyonu ile ilgili ufak tefek şeyler aldım.

ama ilk başta ikimizde enerji depolamak için namlı da yemek keyfi yaptık:) dekorasyonu çok hoşuma gitti










hafta sonuna ait kareler





20 Şubat 2009 Cuma

DAHA SONUÇ ÇIKMADI :(

Hepinize çok teşekkür ederim yorumlarınız güzel dilekleriniz için ...çok moral verdiniz...
daha sonucum çıkmadı yarın belli olacak ...umarım her şey yolunda gider

19 Şubat 2009 Perşembe

HAVA SOĞUKTUR İÇERİ GİR !

Biraz önce haberlerde somaliye yollanan giresun adlı deniz kuvvetlerine ait gemiyle ilgili haberi izlerken içim parçalandı...askerlerin aileleri ile vedalaşması içimi burktu...kimi eşinden kimi yavrusundan kimi anne ve babasından ayrıldı tam 4 ay ...4 ay karaya ayak basmadan somalide türk gemilerini korumak amaçlı orda olacaklar...
Anne her zaman anne...Evladınız kaç yaşında olursa olsun hiç farketmiyor.askerler aileleri ile vedalaştıktan sonra gemiye binip ordan ailelerine el sallıyorlar ve o anda içimi paramparça eden bir annenin gemiden el sallayan oğluna sözü '' Hava soğuktur içeri gir ''
Bu cümle o kadar çok şey anlatıyor ki
Allah yardımcıları olsun

18 Şubat 2009 Çarşamba

DUAYA İHTİYACIM VAR :(

Siz bunu okurken ben küçük bir operasyon geçiriyor olacağım .Duaya çok ihtiyacım var ...her şeyin yolunda gitmesine çok ihtiyacım var ...sonuçların iyi çıkmasına her şeyden çok ihitiyacım var ...

Çok acı çekmek istemiyorum...

17 Şubat 2009 Salı

ORTOPEDİST VE JİNEKOLOĞ ARASINDAKİ FARK :)

Genel olarak görülen lüzum üzerine sağlığım hakkında yazmak istedim :) Çünkü sağ olsun bloğ arkadaşlarım gerek mail gerek yorumlarda sağlığımla ilgili sorular sordular merak edip.
Yılbaşında yazdığım yazımda belirttiğim hastane maceramdan sonra ortopedist dr un bana verdiği merhem ve hapı kullanmaya başladım.Bir baktım o kadar çok yan etkisi var ki.Aradan 5 gün geçti ağrımda en ufak bir değişme olmadı.Allah kimseye böyle ağrı vermesin berbat bir şey.Oturamadım uzun süre.Merhem sadece bir kaç dakika süren rahatlama veriyordu .
En sonunda bir gece dayanamadım ve benim hayatımda çok büyük bir öneme sahip olan çok sevdiğim dr olan bir yengem var onu aradım.Kendisi jinekoloğ.Dedimki yengecim ben dayanamıyorum bu ağrıya ve bu ilaçlar işe yaramadı.Yengem bana bir ağrı kesici adı verdi.
Sabah hemen sağ olsun bir arkadaşım alıp getirdi.Veeee resmen mucize yarattı bu ilaç bende .15 dk sonra ağrım azalmaya başladı.diğer dr un verdiği ilaçlarla kıyaslandığında fiyatı çok komik.2 milyon ama mucize yarattı
Yengeme ne kadar teşekkür etsem azdır .Benim gibi huysuz bir hastayı çok çekti yıllardır :)
Ağrım şu an yok sadece çok oturursam üzerine o zaman ağrım oluyor hala.Sağ olsun annem 1 aydır bendeydi Ankara dan benim için geldi.Ama hissediyorum benim gene demir ve b12 zamanım geldi:) çünkü gene halsizlik ve uyku sorunu yaşamaya başladım
yahu ben ne zaman toparlanıcam bilmem kaç yaşına geldim :)

16 Şubat 2009 Pazartesi

MANTI OKLAVASI :)



Annemle cumartesi dolaşırken pazarda bir tezgahta bunu gördüm.Konu yemek olunca benim bütün alıcılar açık olduğu için hemen atladım :) Adı nedir bilmiyorum ama ben adına mantı oklavası koydum :) Bence büyük kolaylık mantı ve erişte yapılırken .Fiyatı 15 milyon

14 Şubat 2009 Cumartesi

TEŞEKKÜRLER MOONSUNUM :)


Ne zamandır yazmak istiyordum bir türlü kısmet olmadı.Bu güzel kart sevgili Moonsun dan geldi :) Yılbaşında rahatsızlığımla ilgili yazıdan sonra zarif ve ince düşünceli Moonsunum bana güzel dileklerinin yazılı olduğu bu güzel kartı yollamış.Canım çok teşekkür ederim :) Bana çok güzel moral verdin

13 Şubat 2009 Cuma


Sevgili Lezzethane-Buket beni bu ödüle layık görmüş :) Çok teşekkür ediyorum Buketcim.Bu ödülün kurallarını artık herkes biliyor.Bunu dağıtmak gerekiyor ama ben kıyamadım.Benim için okuduğum tüm bloğlar kıymetli .Ayırmaya kıyamadım .O nedenle hepsine yolluyorum bunu

11 Şubat 2009 Çarşamba

BEYİN KANAMASI !

Mangal yaparken aniden Sinem'in ayağı takılır ve düşer. Hemen Ambulans'a haber vermek istedilerse de Sinem buna karşı çıkar. kendisini iyi hissettiğini ve düşmesine sebep olarak da ayakkabılarının yeni olduğunu söyler. Biraz titrek ve solgun göründüğünden, arkadaşları üstünü başını temizlemeye yardımcı olurlar ve önüne dolu bir tabak koyarlar, çünkü elindeki tabağı düşürmüştür. Sinem akşama kadar diğerleriyle birlikte eğlenmeye devam eder.
Eşi aksam olduğunda arkadaşlarını arayıp Sinem'in hastaneye kaldırıldığını haber verir. Akşam saat 23:00'te Sinem vefat etmiştir. Meğer mangal yaparken beyin kanaması geçirmiş.
Eğer herhangi biri bunun bir beyin kanamasi oldugunu anlasaydı Sinem bugün hayatta olabilirdi. lütfen aşağıdaki yazıyı dikkatle okuyunuz beyin kanaması oldugunu anlamak için asağıdaki dört adımı uygulamak gerekir .Beyin kanamasi semptonlarını anlamak çok zor olabilir. Fakat bu konuda bilgisiz olup beyin kanaması geçiren kişiye müdahale edilmezse, beyini çok ciddi zararlar görebilir.
Doktorlar, artık herkesin aşağıdaki 4 adımı uygulamakla, bunu kolayca anlayabileceğini söylüyor :
1=Kişinin gülümsemesini istemek (eğer yapamazsa = Felç demektir)
2=Kişinin çok basit bir cümle söylemesini istemek ('Bugün çok güzel bir gün') gibi
3=Kişiden her iki kolunu birden kaldırmasını istemek .
4=Kişiden dilini dışarı çıkartmasını istemek. Eger yamulmuşsa bu da felç geçirdiğine işarettir.
Eğer kişi bu dört adımdan birini yerine getiremiyorsa 'lütfen' derhal acil servise haber veriniz ve doktora telefonda durumu izah ediniz.

SIKINTI KUTULARI :)

Sıkıntıdan bu aralar ne yapacağımı şaşırdım :) Bir arkadaşım annesinin kullanmadığı kutuları bana getirdi bende evdeki peçete ile bir kutu yaptım.




10 Şubat 2009 Salı

ANNEM,BABAM,TSM,AKŞAM OLDU HÜZÜNLENDİM BEN YİNE

Eskiden akşamları sadece izlenecek kanal olan trt 1 de haberlerden sonra türk sanat müziği konserleri olurdu.tabi ben çocuk olduğum için bana inanılmaz sıkıcı gelirdi.ama annem ve babam dinlemekten çok zevk alırlardı.
şimdi düşünüyorum da iyiki de dinlemişler.ve onlar sayesinde benimde vazgeçilmezlerim içine girdi.insan o zamanlar anlamıyor ama belli bir yaştan ve bazı yaşanmışlıkların verdiği tecrübe ile dinlediğin müziği , sözleri daha iyi anlıyorsun,daha iyi özümsüyorsun...
değerini vererek dinlemeyi öğreniyorsun.ben alkol kullanmam ama ne zaman sevdiğim bir parça çalsa yada fasıl a gitsek ahhh ahhh şimdi bu parçayla bir şişe içilir derim :) arkadaşlarım buna çok gülerler elçin sen meyve suyu ile zaten sarhoş oluyorsun sanki çok içenmişsin gibi konuşma diye takılırlar.
4-5 yaşındayken söylediğim ilk ciddi şarkı akşam oldu hüzünlendim ben yine .tabi ben bunu hüjünlendim şeklinde icra etmeye çalışıyormuşum:)
nedense bu sabah ağzıma bir parça dolandı.
her mevsim içimden gelip geçersin
sen vefasız yolcu kalbim viran edersin
merhaba demeden, elveda dersin
sen vefasız yolcu kalbim viran edersin

9 Şubat 2009 Pazartesi

KADININ EN TATLI YERİ

Kadının en tatlı yeri henüz kırılmamışsa kalbidir.
Kırılmışsa ıslak bakan gözleri...
Artık ağlayamıyorsa dudağının kenarına yerleşmiş hüznü...
Hüznü bile hissetmiyorsa artık buz tutmuş parmakları...
Isınmıyorsa konuşmuyorsa ve artık hiç gülmüyorsa...
Anılarda kalmış çocukluğudur...
Ama muhakkak tatlı bir yeri vardır kadının.
Yeter ki severek bakan bir çift göz olsun üstünde.
Kadın severek gösterir sakladığı tadı...
İNTERNETTEN ALINTIDIR

3 Şubat 2009 Salı

İCLAL AYDIN


Dün gece Saba Tümer in proğramında benim için çok özel bir kadın olan , köşesini ve kitaplarını zevkle okuduğum İclal Aydın ı izledim.Küllerinden tekrar doğmanın en güzel örneklerinden biridir benim için ...

Yeni bir kitap çıkarmış."Benim için suskun geçen birkaç yılın ardından bana kapanmayan pencerelerinize seslenmek istedim." diyor İclal Aydın...
Özellikle Bitmiş Aşklar Emanetçisi kitabını 2 kere okudum.Yeni kitabının adı Evlerinin Işıkları Bir Bir Yanarken...Mutlaka alıp okumalı

2 Şubat 2009 Pazartesi

ÖĞRENDİM Kİ...

Yıllar sonra öğrendim ki... Öğrendim ki... Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, Gerisini karşı tarafa bırakırsınız.
Öğrendim ki... Güveni geliştirmek yıllar alıyor, Yıkmak bir dakika.
Öğrendim ki... Hayatında nelere sahip olduğun değil Kiminle olduğun önemli.
Öğrendim ki... Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün Ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.
Öğrendim ki... Kendini en iyilerle kıyaslamak değil Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir. Öğrendim ki... İnsanların başına ne geldiği değil O durumda ne yaptıkları önemli.
Öğrendim ki... Ne kadar küçük dilimlersen dilimle Her işin iki yüzü var.
Öğrendim ki... Olmak istediğim insan olabilmem Çok vakit alıyor.
Öğrendim ki... Karşılık vermek Düşünmekten çok daha basit.
Öğrendim ki... Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.
Öğrendim ki... "Bittim" dediğin andan itibaren Pilinin bitmesine daha çok var.
Öğrendim ki... Sen tepkilerini kontrol edemezsen Tepkilerin hayatını kontrol eder.
Öğrendim ki... Kahraman dediğimiz insanlar Bir şey yapılması gerektiğinde Yapılması gerekeni Şartlar ne olursa olsun yapanlar.
Öğrendim ki... Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.
Öğrendim ki... Bazı insanlar sizi çok seviyor Ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor. Öğrendim ki... Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz Bazıları hiç karşılık vermiyor.
Öğrendim ki... Para ucuz bir başarı.
Öğrendim ki... En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz.
Öğrendim ki... Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları Kaldırmak için elini uzatır.
Öğrendim ki... İki insan aynı şeye bakıp Tamamen farklı şeyler görebilir.
Öğrendim ki... Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır.
Öğrendim ki... He şartta kendisiyle dürüst kalanlar Daha uzun yol yürüyor.
Öğrendim ki... Hiç tanımadığın insanlar, iki saat içinde, senin hayatını değiştirir.
Öğrendim ki... Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.
Öğrendim ki... Duvarda asılı diplomalar İnsanı insan yapmaya yetmez.
Öğrendim ki... Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.
Öğrendim ki... Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.
Öğrendim ki... Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!
Öğrendim ki... Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, Ne tür deneyimler yaşadığınızla var.
Öğrendim ki... Aile hep insanın yanında olmuyor. Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz. Aile her zaman biyolojik değil.
Öğrendim ki... Ne kadar yakın olursa olsunlar En iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir.
Öğrendim ki... Bazen başkalarını affetmek yetmiyor. Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.
Öğrendim ki... Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.
Öğrendim ki... Şartlar ve olaylar, Kim olduğumuzu etkilemiş olabilir. Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.
Öğrendim ki... İki kişi münakaşa ediyorsa, Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
Öğrendim ki... Her problem kendi içinde bir fırsat saklar. Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.
Öğrendim ki... Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor
ATAOL BEHRAMOĞLU