14 Mayıs 2012 Pazartesi

GÜÇLÜ KADINLAR !

Bu aralar kafama takılan bir konu ...güçlü kadınlar ve benim tabirimle ağlak kadınlar !

Etrafıma bakıyorum inanılmaz bir artış var ağlak kadınlarda .Ve her ne hikmetse daha bir kıymet bilinen kadınlar bunlar .Lafa geldiği zaman bir sürü beylik laf eden ama iş icraata geldiğinde safa yatıp karşısındaki erkeği aptal yerine koyup BEN BİLMEM Kİ YAPAMAM Kİ lerin arkasına sığınan korkakça yaşamayı erdem sayan kadınlar .Ve açıkçası onları çeken erkeklerin hangi şuurla ve mantıkla buna devam ettiklerini anlamadım ve asla anlamayacağım.Kafalarını ellerini arasına alıp ne uğruna bu saçmalığı çektiklerini ve  aslında en başta aptal yerine konuldukları için kendi kişiliklerine yapılan saygısızlık olduğunu anlamaları gerekiyor ama nerdeeee öyle erkek !!!

Geçen gün bir yazı okudum ve sanki düşüncelerime tercüman olmuş.

Bu ağlak kadınların neden bu kadar popüler ! olduklarının mantıklı bir açıklamasını bilen varsa lütfen paylaşsın ayrıca.Çünkü bu kadınlar insanda sinirden gidip kendini bir yerden aşağı atma hissi uyandırıyor ...

                                                             GÜÇLÜ KADINLAR

Güçlü kadınlar vardır, her işlerini kendileri halletmeye çalışan.. Anne babaları tarafından böyle yetiştirilen. Onlar kendi paralarını kendileri kazanmak isterler. Evdeki tüm tamirat, tadilat işlerinden anlarlar. Bir erkeğe mecbur kalmadan da hayatlarını devam ettirebilirler. Faturalarını kendileri yatırırlar. Hemen hemen tüm işlerini kendileri yaparlar. Hatta etraflarının yükünü de üstlenirler. Özgürlüğü severler, dik durmayı da, güçlüdürler çünkü...

Âşık olduklarında hissederek yaşarlar. Aşklarına kurallar koymadıkları gibi büyük beklentilere de girmezler. Sevdiklerine problem çıkarmazlar. Bütün gün çalışıp durduktan sonra, akşamları yorgun da olsalar sevgilileri buluşalım dediğinde, hemencecik hazırlanıp sevgililerinin onları evden almalarına gerek kalmadan, o her neredeyse onun olduğu yere giderler.

Çoğu zaman sevgililerinin ya da kocalarının haberi bile olmaz yaşadıkları sıkıntıdan, yansıtmazlar çünkü. Para var mı, işyerinde sıkıntı mı oldu, birine canı mı sıkıldı, hiç bunlarla yormazlar birlikte oldukları erkeği. Çünkü istemezler kimse onlara acısın. Sonra da bir bakarlar ki, bu kadar dik durmanın ve sorun çıkarmamanın karşılığında gerçekten de kimse onlara acımaz. Bu durum zamanla gelenekselleşir ve acınmama ile sorun çıkarmama hali yaşam tarzına dönüşür. Ezkaza dayanamayıp sorunlarını paylaşmaya kalksalar, bu sefer de sorunlu kadın, kaprisli kadın, tahammül edilmez kadın damgasını yerler. Bu yüzden de terk edildiklerinde bile hiç seslerini çıkarmaz bu güçlü kadınlar! Terk eden erkek de bilir onun ne kadar güçlü olduğunu ve onsuz da yaşayabileceğini, içinde yaşadığı fırtınalardan bihaber. Sonra bir dosttan, eşten, ya da tanıdıktan duyarlar ki onu terk eden erkek gitmiş, muhtaç yaşamak zorunda olan biriyle beraber olmaya başlamış. Erkekler çok severler böyle kadınları. Birinin ona muhtaç olduğunu görmek bir çok duygusunu okşar erkeğin. Onlara kendini erkek gibi hissettirir! Bu zayıf kadınlar erkeklere bağımlıdır.

Mesela fatura filan yatıramazlar, anlamazlar çünkü. Nereden yatırılır onu da bilmezler. Ev ya da yemek alışverişi de yapmazlar, çünkü taşıyamazlar onca torbayı. Hep yorgun olurlar, bütün gün spor salonları, kuaför, o mağaza, bu mağaza gezerler. Akşama yemek yapmaya fırsat bulamazlar. Akşam eşleri eve geldiğinde, bugün nereye yemeğe gidelim, diye sorarlar. En kötü ihtimal dışarıdan yemek söylerler. Zayıf kadınlar doğurdukları çocuğa bakacak gücü de kendilerinde bulamazlar, pamuklar içinde yaşamaya alışmışlardır bir kere. Kendilerini hep altın tepsi içinde sunarlar. Huysuzluk da ederler, ama bu erkeğin hoşuna gider, çünkü kadın ona muhtaçtır, söylenmeyen güçlü kadının aksine, hiçbir şeyi beğenmedikleri gibi devamlı da mutsuzdurlar. Pek teşekkür etmezler, kıskançlık krizlerini de severler Kocasının ve sevgilisinin hayatlarını karartırlar. Erkekler bu kadınları asla terk edemezler. Çünkü o güçsüz, kırılgan bir kadındır. Ayrılırsa kurda kuzuya yem olur. Koruyup kollanmalıdır her an o!.

Zayıf kadınlar hiç çökmez, buruşmaz ve yıpranmazlar. Ancak işin ilginç yanı her zaman daha değerli olanlar da onlardır. Ve geride kalan güçlü kadınlar tüm bunların nasıl gerçekleşebildiğine sadece bakakalırlar.

AYLİN KOTİL

2 yorum:

Anonim dedi ki...

Guzel yazi olmus.

Anonim dedi ki...

çünkü zayıf kadın erkeğe kendini erkek gibi hissettirir. erkek güçlü kadın karşısında genlerine kodlanmış olan iktidarı hissedemez. evet uzaktan davulun sesi hoş gelir ve güçlü kadın önceleri erkek için çekicidir, ama o güç ile yaşamaya başladığında kendisini gereksiz hisseder. eskiden musluk tamiri erkek işiydi, annelerimiz ya da anneannelerimiz eşinden yardım isterdi damlayan musluk konusunda, çünkü onun göreviydi, şimdi ise yalnız hayat mücadelesi veren kadının tek başına üstesinden gelen kadın için ufak bir teferruat, ya eline alet takımını alır contayı kendisi değiştirir hiç anlamıyorsa tesisatçıyı arar yaptırır, cebinde kendi parası vardır çünkü, kendi hayatına hükmü geçer, erkek de bunun karşısında rolümü kaybettim korkusuna kapılır. belki de işin sırrı kendimize yettiğimiz gerçeğini unutmadan onlara ihtiyacımız varmış gibi göstermek, kendilerine böyle ufak işler vererek ;)